Euro
10.1402
0.81%
Dolar
8.6468
1.42%
Altın
487.98
1.55%
Borsa
1.419
0.1%
Bitcoin
414.477
-0.48%
20ºC
İstanbul
Çoğunlukla güneşli 20 C

    Esnaf da 28 Şubat'a müdahil oldu

    Kebapçıdan pastaneciye birçok esnaf, 28 Şubat davasına müdahil olmak istiyor.
    • 18.04.2012 - 06:34
    Esnaf da 28 Şubat'a müdahil oldu

    Esnaf da 28 Şubat a müdahil oldu #1

    28 Şubat'ta ekonomiyi de dizayn etmeye çalışan ordu, büyük küçük demeden yüzlerce esnafı fişledi. Liste kebapçıdan pastaneciye kadar uzadı. O dönemin mağdurları bugünün sosyete markaları oldu. Ama iflasın eşiğine geldikleri süreci unutmadılar, kebapçılar da davaya hazırlanıyor

    Sabah gazetesinin haberine göre, Tarihe post modern darbe olarak geçen, toplumu dizayn ederek sosyolojiyi bozmayı amaçlayan 28 Şubat süreci, siyaset kadar ekonomiyi de vurdu. O dönemde yüzlerce firma 'irticacı' damgası vurularak fişlendi. Darbeye destek veren gazeteler ve internet siteleri ordudan güç alarak çarşaf çarşaf listeler yayınladı. Birçok restoran ve pastaneye gidilmemesi, listedeki firmalardan alışveriş yapılmaması istendi. Hatta 6 Haziran 1997'de Milliyet gazetesi "Ordu'dan Ambargo" manşeti ile Silahlı Kuvvetler'in Türkiye'de irticaya destek veren şirketleri tespit ettiğini ve bu markalarla alışverişi kestiğini yazdı. Milliyet'te yayınlanan fişleme listesi öylesine uzundu ki içinde kebapçı da pastaneci de vardı. Karalama kampanyaları listede adı bulunan Sahan Kebap, Konyalı Restoran, Set Kebap, Merve Pastanesi, Şiribom Restoran, Altınbalık Restoran, Doyuran Lokantası, İpak Kebap ve Sahil Restoran'ı iflasın eşiğine getirdi. O dönemde irticacı fişlemesiyle kapanmanın eşiğine gelen firmalar, bugün sosyetenin uğrak yerleri arasına girmiş durumda. Her biri en az 10 şubeye ulaşmış ve yüzlerce kişiye istihdam sağlıyor. Geçmişte mağdur edilen restoranlar, şimdi 28 Şubat davasına müdahil olmak istiyor.

    "HESAP SORULSUN"

    1974'te Gaziantep'ten İstanbul'a gelen Sahan Kebap'ın kurucusu Tahir Öztan o dönem "Küçük bir restoranım vardı" diyor. Yaşadıklarını ise şu sözlerle özetliyor: "Restoranımı yeni açmıştım, yıldızım yeni yeni parlıyordu. Açıkçası çok dindar bir insan olduğumuz da iddia edilemezdi. Ancak adeta bir cadı avı başladı. Bir anda gazetelerde, internet sitelerinde adımız geçemeye başladı. Çok zor günler geçirdik. Yatırım atağında olduğumuz için de sıkıntılı bir dönemimize denk geldi. Hâlâ şunu anlayamıyorum; benim o dönemde etim ne budum ne? İşçilerin maaşını nasıl öderim diye düşünen biriyim. Nasıl irticaya destek olacağım? Yaşananlardan ticari zarar gördüm. Bana o günleri yaşatanlardan hesap sorulsun istiyorum. Bütün restoranlarımda o gün de alkollü içecek servisi vardı, bugün de var. Bizim tek gayemiz damak tadımızı korumak. Ama insanları haksız yere linç ettiler. "

    LİNÇ KAMPANYASI

    O dönemde irticacı diye fişlenen bir başka restoran da 1897'de kurulan Konyalı oldu. Bugün 4 şubeyle zincir haline gelen firmanın 25 yıllık emektar yöneticisi Mustafa Kemal Küçükoğlu, o dönemde tam bir linç kampanyası uygulandığını söylüyor. Küçükoğlu, "Biz Türkiye'de 100 yıllık tarihe sahip çok az sayıda firmadan biriyiz. Bizi de irticaya destek veren firma olarak tanıttılar. Ancak biz buna pek aldırış etmedik. Hatta bunu duyan bazı müşterilerimiz çok üzüldüklerini söyledi. Bizim tek kaygımız Osmanlı mutfağını korumak. Bize talaş kebabını yemek için Erzurum'dan gelen var" diyor.

    "MÜSİAD'A ÜYEYİM DİYE FİŞLEDİLER"

    28 Şubat mağduru firmalardan biri de Merve Pastaneleri oldu. O dönemde 12 pastaneleri olduğunu anlatan şirketin kurucusu Nazım Üstün, "Çıkan haberler ve artan baskı yüzünden 9 şubemi kapatmak zorunda kaldım" diyor. Yayınlardan sonra çalıştığı spor kulüplerinin bile kendilerinden alışverişi kestiğini anlatan Üstün, "Herkes korkuyordu. Kimse bizimle yanyana gelmek istemedi. Sadece fişleme yapılmadı. Dönemin Maliye Bakanı da bizimle uğraştı ve ben evimi bile satmak zorunda kaldım. Hâlâ kendimi toplamış değilim. Fişlenme gerekçemin MÜSİAD'a üye olmak olduğu söylendi. Ben de şimdi sürece dahil olup dava açacağım" diyor.

    "O GÜNLERİ HATIRLAMAK BİLE İSTEMİYORUZ"

    Etiler'in tanınan restoranlarından Set Kebap ise o dönem iddiaya göre logosunun Arap harflerine benzemesi yüzünden irtica listesine alındı. Şirket bir anda linç kampanyasının ortasında buldu kendini. Bugün şirketin genç yöneticileri yeni hedefler peşinde koşup restoranlarını dünya markası yapmak için çalışıyor. Set Kebap'ın yöneticisi Gülay Özbey "O günleri hatırlamak istemiyoruz. Bugün yaptıklarımızı anlatmak istiyoruz" diyor. Yeni yatırımlara hazırlandıklarını anlatan Özbey, "Set Mangal projesini hayata geçiyoruz. 'Kendin pişir kendin ye' tarzının farklı bir modeli olacak. Mayıs ayında hizmet vermeye başlayacak. Bizim işimizi en güzel şekilde yapmaktan başka kaygımız olmadı" diyor.

    İlginizi Çekebilir

    Görüş Bildir