Euro
10.0676
-0.11%
Dolar
8.5484
-0.18%
Altın
495.62
-0.39%
Borsa
1.352
-0.86%
Bitcoin
285.452
2.53%
23ºC
İstanbul
Açık 23 C
    Fethullah Gülen'den Babahan'ın küfrüne ilk yorum

    Fethullah Gülen'den Babahan'ın küfrüne ilk yorum

    Fethullah Gülen "O kupa Amerika'ya girsin" diye yazan Ergun Babahan hakkında konuştu.
    • 21.05.2012 - 14:16

    Fethullah Gülen den Babahan ın küfrüne ilk yorum #1

    Fethullah Gülen'in sohbet videolarına yer verilen resmi internet sitesi Herkul.org'da yeni bir sohbeti yayınlandı. Sohbette Gülen isim vermeden Fenerbahçe-Galatasaray maçının hemen ardından Twitter'da Fethullah Gülen ve cemaate yönelik suçlamalarda bulunan ve "O kupa Amerika'ya girsin" diye yazan Ergun Babahan hakkında yorumlarda bulundu.

    Gülen, "Geçen gün birisi sürç-ü lisan etti veya düşünerek yaptı, ya da ajandasında o mülahaza vardı, o duyguyu depreştirecek ve onu ortaya dökmesine sebebiyet verecek bir hadiseyle karşı karşıya kalınca gönlündekini kaçırdı... Fakat, her şeye rağmen, "Siz bir şey yaptınız ama herhalde o yaptığınız şeyden siz de memnun olmadınız. Şöyle böyle özür dilemenizden de belli, memnun olmadınız!.." demesini bilmek lazım. Belki meselenin en zor yanı da budur; fakat ısırdığı zaman bile insana bir gül uzatmasını bilmek erdemdir." dedi.

    VİDEOYU SEYRETMEK İÇİN TIKLAYIN..

    Gülen, Ergun Babahan'ın küfrünün yanısıra Fenerbahçe - Galatasaray maçı sonrası yaşananlara da değindi. "Son dönemde stadyumların içinde ve çevresinde meydana gelen hadiseler kat'iyen sıradan ve rastgele olaylar değildir... Maksatları da bu milletin muvazene unsuru olma yolundaki yürüyüşünü engellemek ve derlenip toparlanmaya durduğu bir dönemde çelme takıp onu yeniden devirmektir." dedi.

    İşte Gülen'in sohbetinin bir bölümü:

    "RASTGELE OLAYLAR DEĞİLDİR"

    -Son dönemde stadyumların içinde ve çevresinde meydana gelen hadiseler kat'iyen sıradan ve rastgele olaylar değildir. Bir kısım provokatörlerin insanların malına, canına, ırzına kastetmeleri ve yakıp yıkarken bile ağlayıp inlemeleri, bazı medya mensuplarının da onları müdafaaya girişmeleri, masum ve mağdur gibi göstermeleri, böylece hadiseleri körüklemeleri asla rastlantıya verilmemelidir. Bunların hepsi büyük ya da küçük dairede birilerinin planıdır ki, maksatları da bu milletin muvazene unsuru olma yolundaki yürüyüşünü engellemek ve derlenip toparlanmaya durduğu bir dönemde çelme takıp onu yeniden devirmektir.

    "TAVIR BELİRLEMESİ MÜ'MİNİN ŞİARIDIR"

    -Her şeye rağmen insanları bir kere daha insanlığa çağırmak ve beraber yaşama kültürünü güçlendirmek lazım. Bir münkeri görünce eliyle veya diliyle müdahale etmesi, ya da en azından kalbiyle o işe karşı tavır belirlemesi mü'minin şiarıdır. Gönümüzde el ile müdahale devletin vazifesidir. Fakat gücü yetiyorsa ve imkânlar el veriyorsa dil ile nasihatlerde bulunmak, şayet bu mümkün olmuyorsa çirkinlik karşısında memnuniyetsizliğini kalbî alakayı kesmek suretiyle ortaya koymak inanan herkesin yapması gereken bir vecibedir.

    "BİZE DÜŞEN BİRAZ YUMUŞAKLIK"

    -Bu konuda en zor olan da, haysiyet ve onurla oynadıkları ve insana dokundurdukları zaman aynıyla mukabele etmemektir. Nâilî'nin dediği gibi "Yıkanlar hâtır–ı nâşâdımı yâ Rab şâd olsun / Benimçün nâmurâd olsun diyenler bermurâd olsun" diyebilmek; "Allah'ım, şad olmayan şu gönlümü yıkanlar şad olsunlar; benim için 'Murada ermesin!' diyenler muratlarına ersinler!.." dileğinde bulunmak zorlardan zordur. Fakat, bize düşen; biraz mülayemet.. biraz yumuşaklık!..

    "GEÇEN GÜN BİRİSİ SÜRÇ-Ü LİSAN ETTİ"

    -Geçen gün birisi sürç-ü lisan etti veya düşünerek yaptı, ya da ajandasında o mülahaza vardı, o duyguyu depreştirecek ve onu ortaya dökmesine sebebiyet verecek bir hadiseyle karşı karşıya kalınca gönlündekini kaçırdı. Kur'an-ı Kerim'in, bazıları hakkında "Ağızlarından nefret ve öfke taşmaktadır. Göğüslerinin saklamakta olduğu ise daha büyüktür." (Âl-i İmrân, 3/118) buyurduğu gibi, demek ki irade o duyguları sinede bastırmaya yetmedi. Fakat, her şeye rağmen, "Siz bir şey yaptınız ama herhalde o yaptığınız şeyden siz de memnun olmadınız. Şöyle böyle özür dilemenizden de belli, memnun olmadınız!.." demesini bilmek lazım. Belki meselenin en zor yanı da budur; fakat ısırdığı zaman bile insana bir gül uzatmasını bilmek erdemdir. Evet, bize, hadiselerin üzerine biraz mülayemetle gitme, olumsuz şeylere karşı olumsuzlukla mukabelede bulunmama, asla kötülük düşünmeme ve kötülük planları peşinde koşmama; belki strateji kabiliyetimizi, kin ve nefretin nasıl baskı altına alınıp kardeşçe el ele tutunma atmosferinin nasıl sağlanabileceğini belirleme istikametinde kullanma, hâsılı her ne olursa olsun karakterimize uygun insanlığı ortaya koyma yakışır.

    İlginizi Çekebilir

    Görüş Bildir