Euro
9.4762
0.31%
Dolar
7.813
0.53%
Altın
461.42
0.24%
Borsa
1.331
0%
Bitcoin
149.846
0.47%
13ºC
İstanbul
Çoğunlukla açık 13 C
    İzmir'deki Cumhuriyet yürüyüşü caddelere sığmadı

    İzmir'deki Cumhuriyet yürüyüşü caddelere sığmadı

    İzmir'de yürüyüşe katılanların sayısı 200 bini aştı.
    • 29.10.2012 - 17:34

    İzmir deki Cumhuriyet yürüyüşü caddelere sığmadı #1

    İzmir’de, resmi törenlerin ardından Cumhuriyet Bayramı’nı kutlamak için bir araya gelen 200 bini aşkın İzmirli, Cumhuriyet Meydanı’na yürüdü.

    KALABALIK CADDELERE SIĞMADI

    Cumhuriyet Meydanı’nda saat 10.30’da başlayıp, 12.30’da sona eren resmi törenlerin ardından önce CHP’liler aynı yerde saat 14.00’te yaklaşık 5 bin kişinin katılımıyla bir alternatif kutlama yaptı, anıta çelenk bırakıldı. Buradaki topluluk daha sonra Gündoğdu Meydanı’na doğru yola çıktı. Cumhuriyet kutlamalarına alternatif olarak çeşitli siyasi partiler ve sivil toplum örgütleri ile sosyal paylaşım sitelerinden yapılan çağrılarla örgütlenen İzmirliler da aynı saatlerde, ellerine Türk bayraklarıyla Alsancak’taki Kıbrıs Şehitleri Caddesi’nde toplanmaya başladı. Ancak caddeye sığmayan kalabalık, yürüyüş 15.00’te başlaması gerekirken bir saat önce hareket etmek zorunda kaldı.

    İzmir'de 200 bin kişi meydanlarda

    CHP'Lİ MİLLETVEKİLLERİNDEN PROTESTO

    Valilikteki kutmalanın ardından ikinci tören Cumhuriet Meydanı’nda düzenlendi. Tören öncesi CHP İzmir Milletvekilleri Alaattin Yüksel, Mustafa Moroğlu, Musa Çam, Hülya Güven, Parti Meclisi Üyesi Üyesi Hüseyin Saygılı, halkın bulunduğu tribünlere giderek, "Bayramınız kutlu olsun. Bizim Ankara’ya gitmemizi engellediler. Bu yasakçı zihniyeti kınıyoruz" dedi. Ardından da Atatürk Anıtı önünde basın açıklaması yaptı. CHP milletvekilleri; Vali Kıraç’a ve İzmir Emniyet Müdürü Ali Bilkay’a tepki gösterdi.

    CHP’li Moroğlu, şöyle konuştu: "Çağdaş bir kent olan İzmir’i yönettiğini iddia eden yöneticilere yakışmayan davranışlarla karşılaştık. Dün bir kez daha gördük ki saat 03.00’e kadar Emniyet Müdürü’nün İçişleri Bakanı ya da Başbakan’dan aldığı emirle seyahat özgürlüğümüzü engellemeye çalışan güvenlik güçlerinin uygulamaları nedeniyle uykusuz kaldık. Memleketimizin ve İzmir’imizin nasıl yönetildiğini görmekten uykularımızın kaçtığını bir kez daha ifade etmek istiyorum. Bugüne kadar Türkiye ve İzmir beraberliğin, kardeşliğin huzur içinde yaşamayı hak ettiği halde son yıllarda Cumhuriyet kutlamalarının halkla beraber kutlanmasını engelleyen iktidar ve onların yasa dışı, hukuk dışı engellemelerine emirlerine uyan yöneticiler tarafından Cumhuriyet Bayramı halkımız tarafından uzun yıllardan beri engellenmeye çalışıldı. Ama geçen yıldan itibaren bu bir saldırıya dönüştü. Biz de bu saldırıya maruz kaldık."

    "BİZİMLE DALGA GEÇTİLER"

    Araçların sudan gerekçelerle bekletildiğini öne süren Moroğlu, sözlerine şöyle devam etti: "Bugüne kadar hiçbir yolcu otobüsü ’Ceset torbası taşımadı’ diye yolcuların seyahat etmesi engellenmedi. Resmen araçlarımızın tüm belgeleri tamam olmasına karşın, evrakları komiserlerce, aldıkları emirler doğrultusunda gasp edildi ve kaçırıldı. Bunu suç duyurusu olarak takip edeceğiz. Arabalarımız resmen kaçırıldı. Bunun emrini kim verdiyse İzmir Valisi, Emniyet Müdürü’nün, ’Evet bu emri İçişleri Bakanı, Başbakan verdi. Biz de bu emirleri uygulamak zorunda kaldık’ diyerek yürekli bir şekilde açıklamalarını istiyoruz. Eğer böyle değilse vali, emniyet yetkilileri hakkında işlem yapsın. Bugünden itibaren Vali’nin ve emniyet müdürünün sorumluları buluncaya kadar resmi törenlere katılmayacağımızı belirtiyoruz. Tüm yurttaşlarımızı ayağa kalkmaya çağırıyoruz." CHP İzmir Milletvekili Alaattin Yüksel ise, gece boyunca vali ve Emniyet Müdürü ile görüştüklerini anlatırken, "Vali Bey, ’Otobüslerinizin hareket etmesinde bir engel yok’ dedi. Cumhuriyet Bayramını halkla birlikte kutlamak istemiyorlar. Geçiştirme törenleri yapıyorlar. Emniyet Müdürü, ’Otobüsün ferdi kaza sigortası yok’ dedi. Otobüslerimize zorla el koydular. Resmen gasp edildi. Aslında tüm evraklar tamamdı. Emniyet Müdürü’ne yaptığının yanlış olduğunu söyledim. Vali Bey ile Emniyet Müdürü dürüstçe, ’Biz emir aldık’ diyebilirdi. Bizimle Vali de Emniyet Müdürü de resmen bizle dalga geçti" dedi.

    DİKTATÖRLÜĞÜN BAKANI

    İZMİR’de CHP’liler, Cumhuriyet Bayramı’nı, katıldıkları resmi törenlerin ardından ikinci bir törenle kutladı. CHP’li milletvekilleri, kutlamaların kısıtlanmasına, Ulus’tan Anıtkabir’e yürümek isteyenlere biber gazı ve basınçlı su sıkılmasına tepki gösterdi. CHP’liler Nazım Hikmet’in ‘Hürriyet Kavgası’ adlı şiirini okudu. CHP İzmir Milletvekili Birgül Ayman Güler, İzmir’den Ankara’ya otobüsle gitmek isteyen partililerin araçlarının durdurulmasına tepki göstererek, "Sayın Vali, Sayın Emniyet Müdürü kimin valisisin, kimin emniyet müdürüsün? İçişleri Bakanı’na ‘sen kimin bakanısın’ diye sormuyorum. O, Recep Tayyip Erdoğan’ın, diktatörlüğün bakanı" dedi.

    BAYRAMI KUTLARKEN İZİN Mİ ALACAĞIZ

    CHP İzmir İl Başkanı Engin, "Bayramı kutlarken izin mi alacağız? Halkın iktidarını kurmak için çalışacağız. Diktatörlüğü yıkmak için çalışacağız. Halkın iktidarını kurmaya var mısınız? Mücadeleniz hayırlı olsun, bayramınız kutlu olsun" dedi. Partililer ellerinde ay yıldızlı bayrakları sallayarak, 10’uncu Yıl Marşı’nı söyledi.

    "HÜKÜMET İSTİFA TAYYİP YÜCE DİVAN'A"

    CHP İzmir Milletvekili Mustafa Moroğlu, Nazım Hikmet’in ‘Hürriyet Kavgası’ adlı şiirini okuyarak, "Daha gün o gün değil, derlenip dürülmesin bayraklar. Dinleyin duyduğunuz çakalların ulumasıdır. Safları sıklaştırın çocuklar. Bu kavga faşizme karşı, bu kavga hürriyet kavgasıdır" dedi. CHP İzmir Milletvekili Alaattin Yüksel, "Baskılar bizi yıldıramaz. Teslim olmayacağız. Bu mücadeleyi hep birlikte sürdüreceğiz" derken CHP İzmir Milletvekili Birgül Ayman Güler, şöyle konuştu: "Cumhuriyet demek; hanedanlığa dayalı saltanat yok, halkın iktidarı var demek. Cumhuriyeti bu duyguyla kutlamak AKP iktidarı tarafından yasaklanmıştır. Dün akşam bizi Anıtkabir’e kavuşturacak olan otobüslere el koydular, şoförleri evraklarından ayırdılar. İzmir’de otobüsleri beş ayrı noktaya kaçırdılar. Sayın Vali, Sayın Emniyet Müdürü kimin valisisin, kimin emniyet müdürüsün? İçişleri Bakanı’na ‘sen kimin bakanısın’ diye sormuyorum. O, Recep Tayyip Erdoğan’ın, diktatörlüğün bakanı. Dün bu meydanlarda çiçekler tekmelendi. Atatürkçü Düşünce Derneği’nin çiçeği alındı, çelengi satan çiçekçiye dokuz sivil polis gönderildi. ‘Sen bu çiçeği neden sattın’ diye soruldu. Hükümet istifa, Tayyip Yüce Divan’a" dedi.  

    İlginizi Çekebilir

    Görüş Bildir