Euro
10.1652
0.02%
Dolar
8.3773
-0.2%
Altın
497.63
-1.8%
Borsa
1.463
0.12%
Bitcoin
337.612
11.21%
19ºC
İstanbul
Puslu güneşli 19 C

    Kılıçdaroğlu: Sandığa giderken elinizi vicdanınıza koyun

    CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu Başbakan Erdoğan'ın Suriye politikasını eleştirdi.
    • 18.09.2013 - 11:58
    Kılıçdaroğlu: Sandığa giderken elinizi vicdanınıza koyun

    Kılıçdaroğlu: Sandığa giderken elinizi vicdanınıza koyun #1

    Balıkesir'in Bandırma ile Manyas ilçelerine açılış ve kutlama törenleri için giden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Erdoğan'ın Suriye politikasını eleştirerek, "Savaşacaksan kendi çocuklarını gönder. Milletin çocuğunu niye gönderiyorsun? Çocuğun askerlik yapmaz ondan sonra milletin çocuğunun sırtından savaş ilan etmeye kalkarsın. Arkadaş biz kendi ülkemizde savaş istemiyoruz. Komşularımızla da savaş istemiyoruz" dedi.

    "HÜKÜMETİ ŞİKAYET ETMEK İÇİN GELMEDİM"

    Bandırma ilçesinin düşman işgalinden kurtuluşunun 91'inci yıldönümü dolayısıyla düzenlenen şenliğe katılan Kılıçdaroğlu seçim otobüsünden halka seslendi. "Ben size hükümeti şikayet etmek için gelmedim ben size bir şey vaad etmeye geldim" diyerek söze başlayan Kılıçdaroğlu konuşmasını şöyle devam ettirdi;

    "Bu ülkeyi adam gibi yönetmek mümkün. Bu ülkede herkesin karnının doyması mümkün. Bu ülkenin bereketli toprakları var. Bu ülkenin çalışan insanları var. Neden birbirimize kızıyoruz? Neden birimiz diğerini ötekileştiriyor? Kızmadan barış içinde huzur içinde yaşamamız mümkün. Bu topraklarda ay yıldızlı bayrağımız var onu gururla göndere çekiyoruz topraklarımız var. Güneşimiz var, bereketli tarlalarımız var. Biraz önce arkadaşlar ayçiçeğini döktü. Geçen sene verilen fiyatların altında fiyat verildi. Mazot mu ucuzladı? Gübre mi ucuzladı? Elektrik mi ilaç mı ucuzladı?

    "SANDIĞA GİDERKEN ELİMİZİ VİCDANIMIZA KOYALIM"

    O zaman bir derdimiz var demektir sandığa gideceğiz her yurttaşımızdan şunu kabul etmesini istiyorum. Sandığa giderken elimizi vicdanımıza koyalım ve oyumuzu öyle kullanalım diyelim ki ben bu oyu ülkenin geleceği için kullanıyorum. Çocuklarım için kullanıyorum, alın terim için kullanıyorum. Herkesten bunu istiyorum biz kimseyi ötekileştirmek istemiyoruz. Herkesin kimliğine saygılıyız. Bu topraklarda özgürce ve bağımsız yaşamak istiyoruz. Sadece kendi ülkemizde barış içinde değil komşu ülkelerle de barış içerisinde yaşamak istiyoruz. Huzur varken savaş neden. Barış varken savaş neden? Onun için buraya geldim belediyeniz kapatıldı. Kapatılırken size soruldu mu? Niye sorulmuyor siz insan değil misiniz? Belediyeniz kapatıldı haberiniz yok burası belde değil mi? Ortak ihtiyaçlarınızı gidermek için kiminle görüşeceksiniz? Belediye başkanını nereden bulacaksınız? Neymiş efendim burası için belediye lüksmüş. İnsan için yönetim lüks değildir. Her yere yönetim lazım."

    "RECEP TAYYİP ERDOĞAN'DAN FAZLA MAAŞ ALDIM, AMA GEMİCİKLERİM YOK"

    Daha sonra Salur Beldesi'ndeki Atık Su Arıtma Tesisi'ni açan Kılıçdaroğlu, yol üzerindeki Kızıksa beldesinde de köylülerle çay bahçesinde sohbet etti. Otobüsten köylülere seslenen Kılıçdaroğlu, kendi cebini düşünen siyasetçinin vatandaşa kaybettirdiğini söyledi. Kılıçdaroğlu şöyle konuştu:

    "Siyasetçi cebini düşünürse birisi kaybeder o da sizsiniz hepiniz kaybediyorsunuz. Çiftçi, besici, sanayici, üretici kaybediyor. Her şeyi sineye çekebilirim, ama kul hakkı yiyene eyvallah demem. Kim kul hakkı yiyorsa yakasına yapışırım. Hayatımın her döneminde Recep Tayyip Erdoğan'ın aldığı maaştan fazlasını aldım. İspat ederim. Ama onun gemicikleri var. Sormayacak mısınız nasıl aldın diye. Sizin sırtınıza binerek aldı. Onun için diyorum halkın gücü en büyük güçtür. Yarın sandığa gidip çocuklarınız için geleceğiniz için, Türkiye için oy kullanacaksınız. Artık temiz süt emmiş birisi gelsin diyeceksiniz. Emin olun Türkiye'yi siz kurtaracaksınız."

    MÜSLÜMAN MÜSLÜMAN'IN KANINI DÖKMESİN

    Türkiye'nin kötü yönetildiğini kaydeden Kılıçdaroğlu şöyle konuştu, "Bakın savaşın eşiğine geliyoruz neredeyse. Savaşacaksan kendi çocuklarını gönder. Milletin çocuğunu niye gönderiyorsun? Çocuğun askerlik yapmaz ondan sonra milletin çocuğunun sırtından savaş ilan etmeye kalkarsın. Arkadaş biz kendi ülkemizde savaş istemiyoruz. Komşularımızla da savaş istemiyoruz. Müslüman, Müslümanın kanını dökmesin istiyoruz. Kendi ülkemizde komşularımızla barış içinde yaşamak istiyoruz. O ülkede bir sorun varsa eyvallah. Sorunun çözülmesine yardımcı olalım. Ama onun eline silah verip, sınırı geçirip, oraya göndermeyelim. Onun için sizden istirhamım, geçmişte Doğru Yol Partisi'ne, Demokrat Parti'ye oy verdiniz. Hepsine saygım var, ama şimdi geldiğimiz noktada bir tarafta Cumhuriyetçiler var, bir tarafta Cumhuriyete karşı olanlar var. Eğer bu ülkeyi bizim babamız dedelerimiz alın teriyle göz yaşıyla, şehit kanlarıyla kurdularsa o Cumhuriyete sadece benim sahip çıkmam doğru olmaz. Hep beraber sahip çıkacağız."

    "CUMHURİYET KÜÇÜK ESNAFIN OĞLU GÜL'ÜN CUMHURBAŞKANI OLMASIDIR"

    Gençlerin geçmişlerini unutmamalarını isteyen Kılıçdaroğlu, "Bizim geçmişimiz pırıl pırıl. Biz bütün ülkelerle barış içerisinde yaşamak isteriz. Savaş insanlığın reddettiği bir şeydir. Barışın adresi Türkiye Cumhuriyeti'dir. Ama bunu yapabilirsek, barışı yeniden inşa edebilirsek; kırılan, dökülen yaralarımız var bunu yeniden onaracağız. Yeniden ayakları üzerinde duran, dünyada yalnızlaşmayan, sesi sözü dinlenen bir Türkiye'yi yeniden inşa edeceğiz. Gücümüzle bağımsızlık ruhumuzla yeniden inşa edeceğiz. Biz üç büyük devrimde imzası olan bir partiyiz. Cumhuriyeti kurduk. Cumhuriyet halka danışmaktır. Halkın iradesine sahip çıkmaktır. Cumhuriyet şu demektir. Tunceli'nin küçük bir köyünde doğan, küçük bir ailenin, küçük bir memurun çocuğu Kemal Kılıçdaroğlu okudu, yetişti Cumhuriyet Halk Partisi'ne genel başkan oldu. Cumhuriyet aynı zamanda Kayseri'de küçük bir esnafın oğlu Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanı olmasıdır. Cumhuriyet fırsat eşitliği yaratmaktır. Cumhuriyeti korumak her şeyden önce bizim görevimizdir. Birileri cumhuriyeti küçümsüyor. Tabelalardan Türkiye Cumhuriyeti'ni çıkartmak istiyor. Biz varken, gençlik varken Cumhuriyet Halk Partisi varken kimsenin gücü onu oradan almaya yetmez" diye konuştu.

    "DÖRDÜNCÜ DEVRİM ÖZGÜRLÜK VE DEMOKRASİ"

    Cumhuriyet Halk Partisi'nin, çok partili, sosyal demokrasi devrimlerini gerçekleştirdiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, "Dördüncü devrim özgürlük ve demokrasi devrimi olacak. Herkesin düşüncesini özgürce açıkladığı bir Türkiye. Hiç kimsenin düşüncesinden ötürü ötekileştirilmediği bir Türkiye. Hiç kimsenin inancından ötürü ötekileştirilmediği bir Türkiye. Herkesin düşüncesini özgürce dile getirdiği bir Türkiye. Gençliğin iş ve aş sahibi olduğu bir Türkiye. Üniversitelerinde özgürlük türküleri söylenen bir Türkiye. Gençliğin sokaklarda rahatlıkla eylem yaptığı bir Türkiye. Dünyada saygınlığı olan bir Türkiye istiyoruz. Bunu gençler Gezi eylemleri ile dile getirdiler. Onlar özgürlük ve demokrasi istiyorlardı. Kendi kentlerine sahip çıkmak istiyorlardı. Kentlerinin ağacına, parkına sahip çıkmak istiyorlardı. TOMA'larla, palalarla, biber gazıyla, normal kurşunlarla üstlerine gittiler, gençler yılmadı. Öldüler yine yılmadılar. Yılmayacaklar. Çünkü onlar Mustafa Kemal'in gençleri" dedi.

    Kılıçdaroğlu, Cumhuriyet Halk Partisi'nin kimseyi düşüncesinden, kılık kıyafetinden ve inancından dolayı ötekileştirmeyeceğini ve herkesin düşüncesine saygı göstereceğini kaydetti.

    İlginizi Çekebilir

    Görüş Bildir