Euro
9.5547
0.4%
Dolar
7.8775
0.2%
Altın
466.15
0.87%
Borsa
1.322
-0.26%
Bitcoin
151.450
1.11%
8ºC
İstanbul
Açık 8 C
    Kılıçdaroğlu'nun parti grubu konuşması

    Kılıçdaroğlu'nun parti grubu konuşması

    CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu bugünkü parti grubu konuşmasında Erdoğan'a patolojik hasta benzetmesi yaptı.
    • 13.11.2012 - 13:18

    Kılıçdaroğlu nun parti grubu konuşması #1

    CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin bugünkü grup toplantısında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a sert sözlerle yüklendi. Erdoğan'ı patolojik hastaya benzeten CHP lideri Pervari şehitlerini hatırlatarak, "Binlerce ana kuzusu şehit olurken sen çocuklarını nasıl seviyorsun. Sen şehitlerin sırtına binerek bu ülkede Cumhurbaşkanı olamazsın" dedi.

    İşte Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından satır başları

    "17 gencimizi toprağa verdik ve neredeyse Türkiye'nin her ilinden feryatlar yükseldi. Adım gibi bir şeyden eminim bu kavganın kazananı olmaz. Kardeş kanının döküldüğü yerde kimse başarıya ulaşamaz. Yeni bir iklime ihtiyacımız var. Türkiye'yi kucaklayan bir dile ihtiyacımız var. Kavgasız, tasasız bir ülkeye ihtiyacımız var. Biz bu ihanet çemberinden ne zaman kurtulacağız.

    BEYLİK LAFLARLA BU İŞ YÜRÜMEZ

    İnsanlar ağır bedeller ödedi. Viran şehirler viran ülkeler görürsünüz. Biz bu sorunu çözmek zorundayız. Bizim tarihi tecrübemiz şudur beraber yaşadık, ulusal kurtuluş savaşını beraber verdik. Terör örgütünün tuzağına düşmeyin bu ülkede barış içinde huzur içinde yaşayabiliriz. İnsan sevgisi hepimizin yüreğinde ortak payda olmalı. Geldiğimiz noktada, bugüne kadar görmediğimiz bazı kentlerden tehlike sinyali alıyoruz. Bir toplumsal çatışma süreci başlarsa bunun sorumlusu hükümettir. Beylik laflar ediyor, edeceğiz kıracağız diyor. Analar ağlamasın diyoruz barış umut diyoruz. Bunlar yetmiyor cin şişeden çıkmıştır. Ne olduğunun farkında değil. Parlamento yeterli kadar bilgilendirilmiyor. Sorunu çözecek yer parlamentodur. Millet iradesi burada tecelli ediyor. Bir yol haritası verdik insanlar konuşa konuşa anlaşır. Neden konuşmuyoruz neden nefretin şiddetin dilini kullanıyoruz. Barış varken savaş kavga neyimize? 

    ÇÖZMEZSENİZ BEDELİNİ ANALAR ÖDER

    30 yıldır çözülmeyen bir sorun var Türkiye çözüm üretti mi? Kim çözecek siyasetçi çözemedi. Maalesef AKP hükümeti kuşatıcı kucaklayan bir çözüm üretemedi ortak aklı parlamentoda öne çıkaramadı. Siz sağlıklı bir çözüm ortaya koymazsanız bedelini anneler ödüyor. Şehidimizin çocuğu annesinin daha karnındaydı. Bu annenin çektiği acının hesabını kim verecek? Milleti kandırıyoruz aslansın kaplansın diyoruz şu kadar şehidimiz var şu kadar terörist öldürdük diyoruz. İnsani noktadan olaya bakacağız. Elbetteki teröre pabuç bırakmayacağız aksi halde terörün değirmenine su taşımış oluruz. Devlet yönetmenin bir adabı var. Hop oturalım hop kalkalım olmaz. Devleti yönetenler toplumun sağ duyusuna güvenecek. Devlet her ne pahasına olursa olsun demez. Devlet kan davası gütmez, devlet intikamcı olmaz. Devletin asabı sinirleri bozulmaz. Devlet demek soğuk buz gibi akıl demektir. Devlet realiteye sırtını dönmez. Bunlar dün iktidar olanlar değil 10 yıldır tek başlarına iktidardalar. 

    ŞEHİT ANALARINA SESLENİYORUM: CHP'Yİ İKTİDAR YAPIN

    2002'de terörü sıfır noktasında devraldılar. Şimdi her yerden her bölgeden feryatlar yükseliyor. Ülkeyi bu hale getirenlerin sorumluluğu var. Sorarsanız ona kendisinin hiçbir suçu yok. Ona göre kimse suçlu? Küresel güçler, medya suçlu, çocuklarını terör örgütüne kaptıranlar suçlu. Muhalefet suçlu, medya suçlu, iyi de bunların hiçbiri devleti yönetmiyor ki! Bunları yöneten sensin. Şehitlerin kanları senin yakandadır. Şehit analarına da sesleniyorum ısrarla bana diyorsunuz ki terörü önleyin, bitirin bunu diyorsunuz. Benim bunu önlemem için CHP'nin iktidar olması lazım. CHP bu sorunu çözer. Bizim devlet adamlığı kimliğimiz var. Biz sorunları çözeriz yeri zamanı gelir risk de alırız. Devlet adamlığı budur. Benim yurttaşlarımın askerlerimin saçlarının teline zarar gelmesini istemem. Onların her biri birer ana kuzusudur. Dicle kenarında dul bir kadının koyununu kurt kaparsa Allah bunun hesabını senden sorar. Bir iki koyun değil binlerce genç kuzumuzu kurtar kaptı. Sen artık aynaya nasıl bakıyorsun, nasıl uyku uyuyabiliyorsun? O analar ağlarken sen çocuğunu nasıl sevebiliyorsun?

    ERDOĞAN PATOLOJİK BİR VAKA

    17 fidanımızı daha toprağa vermedik sen 60 yıl öncesinin çocukluğunu anlatıyorsun. Bu patolojik bir vakadır. Sıradan bir mesele olsaydı hekime teslim ederdik bir şeye gerek kalmazdı. Patolojik vakayı hangi doktora teslim edelim. Ben Recep Tayyip Erdoğan'ı millete teslim ediyorum. İktidarı da patolojik bir hale getirdi. Her bakan beni aşar diyor. Kim karar verecek Recep Tayyip Erdoğan. Bir iktidarda her bakan bu iş beni aşar diyorsa bu hükümet hiçbir sorunu çözemez. Sorun çözülmezse maliyetini bu memleket öder. Her şehit cenazesinden sonra şehit yakınları yürüyor hepsi fakir fukara insanlar. Değerli arkadaşlar yemen türküsünü biliyorsunuz Zenginimiz bedel verir askerimiz fakirdendir. Onların hayatı bu kadar ucuz mu? Bu ülkeyi seven bütün yurttaşlarımı AKP'ye karşı daha dirençli olmaya davet ediyorum. Eğer ülkemizin sorunlarını çözeceksek. 

    ŞEHİTLERİN SIRTINDAN CUMHURBAŞKANI OLAMAZSIN

    Türkiye bir türlü şiddet sarmalından çıkamıyor. İktidar da şiddetin bir parçası olmaya başlıyor. Türkiye bir toplumsal çatışma ortamına sürükleniyor. Bunun sorumluluğu var benim sırtımda. Ben ne olacak diyorum memleketin bu hali beyefendinin umurunda değil. Şehitlerin sırtına binerek bu ülkede sen cumhurbaşkanı olamazsın. Hem içeride hem de dışarıda bela arıyor. 

    Sayın başbakan şiddet dilini kullanma ya da sus dedik. Hayır dedi ben istediğim gibi konuşurum diyor sen öyle konuş da bedelini bu ülkenin fakir fukara çocukları ödüyor. Söyledim, her zaman söyleyeceğim. Bizim barışa ihtiyacımız var, huzura bir arada kardeşçe yaşamaya ihtiyacımız var. Siyaset kurumunun çözüm üretmeye ihtiyacı var. Onurlu bir Türkiye'ye ihtiyacımız var. Bunun yolu siyaset kurumundan geçer. İktidarı 10 yıldır denediniz geldiği nokta ortada. Demokraside kendi halkına bu kadar ağır bedeller ödeten bir iktidar koltuğunda bu kadar oturamaz hele hele patolojik vaka hiç oturamaz. 

    BARIŞ DENİZİNİ BU COĞRAFYADA YARATMALIYIZ

    Kimseyi ötekileştirmeden bir barış denizini bu coğrafyada hayata geçirmek zorundayız. Bunu yaparsak kendi bölgemizde daha güçlü oluruz. Sevginin egemen olduğu bir coğrafyada barış olur.

    Eğer yöneticiler toplumu ayrıştırıyorsa Türkiye'de barışı ve dirliği sağlayamayız. CHP'nin her zamankinden fazla sorumluluğu var. Ülkesini seven her yurttaşın sorumluluğu var. Biz parlamentoda var olan bütün sorunları çözmek isteriz. Eğer parlamento sorunların çözüm adresiyse orada çözeriz. Sen yolsuzluk yapacaksın da ben gensoru vermeyecek miyim? Biz parlamentoda sorunları çözmek için çaba harcayan bir siyasi partiyiz. Hiçbir şeye kategorik hayır demedik. "

    İlginizi Çekebilir

    Görüş Bildir