Dolar
8.0919
0.1051%
Euro
9.5807
0.2983%
Altın
1908.06
0.3107%
Borsa
1144.45
0%
G. Altın
495.962
0.3074%
Bitcoin
106578.28
0.5506%
15ºC
İstanbul
Güneşli 15 C

    Suriyeli mülteciler: Allah Erdoğan'dan razı olsun

    Suriyeli mülteciler Erdoğan'ı yere göğe sığdıramıyor.
    • 29.08.2012 - 08:27
    Suriyeli mülteciler: Allah Erdoğan'dan razı olsun

    Suriyeli mülteciler: Allah Erdoğan dan razı olsun #1

    Habertürk, Suriyeli muhaliflerin tedavi gördüğü sivil hastaneye girdi. Yaralı askerler, Türkiye’nin tutumundan çok memnun. Dillerinden Başbakan Erdoğan’ın adını düşürmüyorlar. Hepsi ağız birliği etmişçesine şu mesajı veriyor: “İyileştikten sonra cihada gideceğim. Bizim için artık geri dönüş yok”

    HATAY’daki ikinci günümüz... Dün, Hataylı esnaflar, vatandaşlar Suriyeli sığınmacılardan zaman zaman duydukları rahatsızlıkları dile getirmişler, en özet haliyle “Tedirginiz” mesajı vermişlerdi. Bu kez söz sırası Suriyeli mültecilerde. Özellikle de Esad rejimine bağlı askerlerle savaşıp, yaralanan, tedavi olmak içinde Hatay’a gelen Suriyeli muhaliflerde. Birkaç telefon trafiğinden sonra Hatay merkezde İnsani Yardım Vakfı (İHH) tarafından kurulan bir sivil hastanenin varlığını öğrendik. Sağlık merkezinde Suriyeli muhaliflerin durumunu öğrenmek için bir üst kata çıkıyoruz. Koridorda koltuk değnekleriyle yürüyen, tekerlekli sandalyede etrafına bakınan, ayağı, bacağı alçıda 20’yi aşkın Suriyeli var. Kimi bizi görünce hemen “Selamünaleyküm” diyor, kimi de kaldıkları odaya girmeyelim diye kapısını örtüyor. Hepsinin ayrı bir hikâyesi, ayrı bir acısı var. Kimi Hama’dan, kimi Lazkiye’den, kimi Humus’tan gelmiş. Hepsi ağız birliği etmişcesine “İyileşir iyileşmez Suriye’ye, cihada gideceğiz” diyor.

    İYİLEŞİNCE CİHADA GİDECEĞİM

    Sohbetimize aralarında en güler yüzlü olan 25 yaşındaki Rami Abdulvahab Bekur’dan başladık: “Esad’ın askerlerine karşı cihat ediyordum, eşimin ve çocuklarımın da aralarında olduğu silahsız, savunmasız bir grup sivili Türkiye’ye getirmeye çalışıyordum. Üzerimize ateş açıldı. Bir roket parçası ayağıma isabet etti. 6 aydır hastanelerdeyim. Dört gündür de buradayım. İyileştikten sonra cihada gideceğim. Bizim için artık geri dönüş yok.” Rami, sözü Başbakan Erdoğan’a getirip minnettarlığını şu sözlerle ifade ediyor: “Ondan Allah razı olsun. Ona hep dua ediyorum. Eğer başka ülkeler izin vermiş olsa çok daha fazla şey yapacağını hepimiz biliyoruz.”

    RASTGELE BOMBALIYORLAR

    Rami’yle konuştukça diğer Suriyeliler de üstlerindeki çekingenliği atıp, yavaş yavaş etrafımızı sardılar. Aynı odada yatan 19 yaşındaki Sarih Şahhut çekine çekine söze giriyor: “Ben İdlipliyim. Arkadaşımla motosikletle giderken birden üzerimize ateş açıldı. Bir kurşun bacağıma isabet etti. 25 gündür buradayım, sanırım birkaç ay daha sürecek tedavim. Ailem hâlâ İdlip’te. Orası hâlâ karışık. Esad ’ın uçakları rastgele binaları bombalıyor.” Üsteğmenin tek dileği Esad’ın devrilmesi 21 yaşındaki Kasım Eyüp Suriye muhalif ordusunda üsteğmen rütbesiyle savaşırken bacağından vurulmuş: “İki aydır buradayım. Baskılardan sonra muhaliflerin yanına geçtim. Artık tek isteğim Esad’ın devrilip yerine güçlü ve adil bir yönetimin geçmesi.” 

    TÜRKİYE'NİN YAPTIĞINI ARAP ÜLKELERİ YAPMADI

    MEHMET Zekeriya 20 yaşında. Lazkiyeli: “Esad’ın askeri olacağıma cihada katılmayı tercih ettim. Lazkiye’de 30 kişiydik, ortamıza füze düştü. 7 arkadaşımız orada şehit düştü. Ben de yaralananlar arasındaydım. Beni Hatay’a getirmişler, ardımdan annem de geldi. 7 kardeşim babamla birlikte cihada devam ediyor. Topuğum koptuğu için ayağımın iyileşmesinin bir yılı bulacağını söylüyorlar. İyileşirsem hemen döneceğim. Hataylı kardeşlerimiz sağ olsunlar, bize kapılarını açtı. Türkiye’nin yaptığını hiçbir Arap ülkesi yapmadı.”

    KAMPTAN ÇIKAMIYORDUK 24 KİŞİ AYNI EVDE KALIYORDUK

    KAMPLARIN dışında, Hatay merkezde kalan çok sayıda aile de var. Bunlardan biri de Salim Sahir... Sahir, Yayladağ İlçesi’nde iki katlı bir ev tuttuğunu söylüyor. 24 kişilik ailesiyle Türkiye’ye geldiklerini belirten Sahir, “Bir süre kampta kaldık. Ama kamptan istediğin zaman çıkamıyorsun. Biz de Yayladağ’da iki katlı bir ev tuttuk. Kirası 350 lira. Elektrik parası da içinde. Rahat ettik. Neticede misafir olarak buradayız, Ne zaman ki Esad rejimi yıkılır, ertesi gün evimize döneriz” diyor. ‘Abim hapis, annem Yayladağ, kardeşim Urfa kampında’

    DİĞER odaları geziyoruz. 22 yaşındaki üniversite öğrencisi Lazkiyeli Osman Hüssü’nün hikâyesi de etkileyici: “Edebiyat fakültesinde okuyordum, savaş çıktı. Üniversitede okurken kalemi bırakıp elime silah aldım ve cihada katıldım. İki ay önce Türkiye sınırına yakın bir yerde çıkan çatışmada üç kurşun yedim. İkisi sol biri de sağ bacağıma. Savaş ailemizi paramparça etti. Abim, Esad rejimine karşı çıktığı için bir yıldır hapiste. Küçük kardeşim Urfa’da kampta. Annem böbrek hastası, haftada üç gün diyalize giriyor, o yüzden Yayladağ kampında. Babam Lazkiye’de. Hayatımızda iyi giden tek şey Türkiye’nin tutumu. Bize dost olanın Arap ülkeleri değil Türkiye olduğunu anladık.” (Habertürk / Bülent Günal-Sedat Suna)

    Görüş Bildir