Dolar
6.7768
0.7657%
Euro
7.4641
0.9917%
Altın
1708.62
-0.1245%
Borsa
104729.43
1.655%
G. Altın
371.99
0.915%
Bitcoin
60576.38
0.8275%
17ºC
İstanbul
Çok bulutlu 17 C

    Teröre karşı 5 dilde birlik ve beraberlik çağrısı yapıldı

    Mardin'de Arap, Kürt, Türk ve Süryani sivil toplum kuruluşu temsilcileri, teröre karşı 5 dilde birlik ve beraberlik çağrısında bulundu.
    • AA
    • 16.10.2015 - 16:48

    Teröre karşı 5 dilde birlik ve beraberlik çağrısı yapıldı

    r

    Farklı din, dil ve ırka mensup kişilerin bir arada kardeşçe yaşadığı, hoşgörü ve kardeşliğin sembolü Mardin'de, teröre karşı Türkçe, Kürtçe, Arapça, Süryanice ve İngilizce barış mesajı verildi.

    "KARDEŞLİĞİN BOZULMASINA İZİN VERMEYECEĞİZ"

    Mardin Toplumsal Dayanışma Federasyonu çatısı altında bir araya gelen sivil toplum kuruluşu temsilcileri, el ele tutuşarak "hepimiz barışa hizmetkarız" ifadesini yüksek sesle dile getirdi. Hazırlanan ortak metni, Mardin Toplumsal Dayanışma Federasyonu Başkanı Mehmet Şerif Öter okudu.

    Metinde, şiddete karşı birlik beraberlik içinde herkesin birbiriyle kenetlenmesi gerektiği vurgulandı. "Bin yıldan fazla Türk, Kürt, Arap, Süryani ve diğer tüm etnik gruplar dillerin ve dinlere mensup kişiler olarak Mardin'de kardeşçe yaşıyoruz. Bu kardeşliği hiçbir gücün bozmasına izin vermeyeceğiz" değerlendirmesinde bulunulan metinde, şu ifadelere yer verildi: "Türkiye önemli bir süreçten geçiyor. Her türlü şiddet ve terör geleceğimizi, özgürlüğümüzü tehdit ediyor.

    "HEPİMİZ BARIŞA HİZMETKARIZ"

    Gün birlik ve beraberlik günüdür. Tüm siyasi partilere çağrıda bulunuyoruz. İdeolojiyi, siyasi programlarını ve siyasi hesaplarını bir tarafa bırakıp, ülkenin barışı, huzuru, birlik ve beraberliği için bir araya gelmeli ve dayanışma çağrıları yapmalıdırlar." Ortak metin daha sonra Kürtçe, Arapça, Süryanice ve İngilizce okundu. El ele tutuşan temsilciler, "Hepimiz barışa hizmetkarız" mesajını verdi.

    Son dönemde yaşanan olayları değerlendiren Öter, Türkiye'nin çok önemli ve kritik bir süreçten geçtiğini, ülkedeki halkların iç barışı sağlaması gerektiğini söyledi.

    "İNSANLAR HAYATINDAN ENDİŞE ETMEYE BAŞLADI"

    Barış ve kardeşlik ortamının tesisi için halklara önemli görevler düştüğünü ifade eden Öter, 30 yıldır süren çatışma ortamından başta Güneydoğu Anadolu bölgesi olmak üzere ülkenin tamamının olumsuz etkilendiğini anlattı. Öter, Çözüm Süresi'nce bölgede geleceğe ve huzur ortamına yönelik umutların oluştuğuna işaret ederek, şöyle dedi: "Buranın temel geçim kaynağı tarım ve turizmdir. Çözüm Süreci'nde bu iki alana da önemli yatırımlar oldu. Hatta yatırımları karşılayacak altyapı yeterli gelmedi. 480 civarında müteşebbis fabrika kurmak için Mardin'de Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Müdürlüğü'ne talepte bulundu. İkinci OSB'nin açılması için yer arayışına girildi ve bulundu. Huzur ortamı insanlara güven verdi. Ancak 7 Haziran'dan sonra şiddet ortamına dönüldü, ölümler başladı. Bu durum ülkedeki herkesi derinden üzdü. Ekonomi yerinden sarsıldı. Burada insanlar hayatlarından endişe etmeye başladı."

    Öter, olayların Mardin ekonomisine olumsuz yansıdığını ifade ederek, kentin huzur konusunda Türkiye'ye ve dünyaya model olacak potansiyeli bulunduğunu belirtti.

    Görüş Bildir