Dolar
8.174
1.1208%
Euro
9.6732
1.2667%
Altın
1910.15
0.4205%
Borsa
1152.63
0.7147%
G. Altın
501.642
1.4561%
Bitcoin
111591.95
5.2807%
20ºC
İstanbul
Çoğunlukla açık 20 C

    Tuncay Özkan'ın kızından babasına doğum günü mektubu

    Nazlıcan babası Tuncay Özkan'a 'iyi ki doğdun' mektubu yazdı.
    • 14.08.2012 - 10:57
    Tuncay Özkan'ın kızından babasına doğum günü mektubu

    Tuncay Özkan ın kızından babasına doğum günü mektubu #1

    Bugün Tuncay Özkan'ın doğum günü. 1418 gündür hapiste olan Tuncay Özkan 46 yaşına giriyor. Kızı Nazlıcan'ın babası için yazdığı mektubu Cumhuriyet gazetesi yayınladı.

    İşte o mektup;

    82 yılının Tuzluçayır lise yıllığına 16'lık bir genç adam Sait Faik'ten alıntılıyor:

    "Her şey bir şeyi sevmekle başlar, diyor Sait Faik. Siz de sevin sayın ki, sevgi ve saygı olsun payınız."

    ONU TECRİTE ATIYORLAR NAZIM'I SEVİYORUM

    30 yıl geçiyor; 46'lık bir genç adam anlatıyor, ben dinliyorum.

    O hayatı anlattıkça, insanı seviyorum.

    O direnişi anlattıkça, umudu seviyorum.

    O başkaldırdıkça, Camus'yü seviyorum.

    O dürüstlüğün ardından cesaretle gittikçe, Foucault'yu seviyorum.

    Sonra onu tecride atıyorlar, ben Nâzım'ı seviyorum...

    ORHAN VELİ İMADIMA YETİŞİYOR

    Çoğu zaman görüyorum ki şairler, hikâyelerimizi tamamlıyorlar. Cam ardında yutkunduklarımızı ya da görüş süresinin yetmediklerini, yıllar öncesinden bir sayfada önümüze koyuyorlar. Zaman, sanırım yalnızca şairleri yutmuyor.

    Bugün de benim elimden tutuyorlar. Dershanemin ikinci gününde Orhan Veli, imdadıma yetişiyor...

    "Kargalar, sakın anneme söylemeyin!

    Bugün toplar atılırken evden kaçıp

    Harbiye nezaretine gideceğim.

    Söylemezseniz size macun alırım,

    Simit alırım, horoz şekeri alırım;

    Sizi kayık salıncağına bindiririm kargalar,

    Bütün zıpzıplarımı size veririm.

    Kargalar, ne olur anneme söylemeyin!"

    DERSHANEDEN KAÇIP SİLİVRİ'YE GİDECEĞİM

    Bugün toplar atılırken Kadıköy'de dershaneden kaçıp 46'lık bir genç adamın doğum gününe, Silivri nezaretine gideceğim.

    Kargalar, ne olur anneme söylemeyin!

    Benim kargalara simit ve macun rüşvetlerimin hesabını önceden yapan Orhan Veli'nin, 16'lık bir genç adamken lisede tanıştığı dostu Melih Cevdet Anday da zamanın günü yutmasını engelliyor, niye kargalar işin içinde, açıklıyor.

    Ve burada, sanki bir tanıdıktan bahsediyor...

    "Uyumayacaksın

    Memleketinin hali

    Seni seslerle uyandıracak

    Oturup yazacaksın

    Çünkü sen artık o sen değilsin

    Sen şimdi ıssız bir telgrafhane gibisin

    Durmadan sesler alacak

    Sesler vereceksin

    Uyuyamayacaksın

    Düzelmeden memleketin hali

    Düzelmeden dünyanın hali

    Gözüne uyku giremez ki...

    Uyumayacaksın

    Bir sis çanı gibi gecenin içinde

    Ta gün ışıyıncaya kadar

    Vakur metin sade

    Çalacaksın."

    DÜZELMEDİ MEMLEKETİN HALİ

    Ben gördüm; bu tanıdık, hep çaldı bir sis çanı gibi gecenin içinde. Baktım, hiç uyumadı. Memleketin, dünyanın hali uykusundan uyandırır, yazdırırdı. Ama düzelmedi memleketin hali, girmedi onun da gözüne uyku.

    Biliyorum, 14 Ağustos 2012 günü, Silivri nezaretinde bu uyuyamayan adamı bırakmış dönerken her zamanki soru olacak aklımda:

    NE PATLATIR İNSANLIĞIN AFYONUNU

    Acaba ne patlatır kocaman bir insanlığın afyonunu?

    Ve özgürlüğümden utanarak döndüğüm yolda mırıldanacağım yine yolun ardında kalan nezaretin B/3 tecrit hücresine doğru:

    "Sen şimdi ıssız bir telgrafhane gibisin"

    Silivri'de,

    "Vakur metin sade" çalmaya devam eden...

    İyi ki doğdun!

    Görüş Bildir