Dolar
6.8642
0.0437%
Euro
7.7725
0.1468%
Altın
1800.97
0.1328%
Borsa
114808.56
-0.8506%
G. Altın
397.42
0.1161%
Bitcoin
63859.91
0.3388%
23ºC
İstanbul
Açık 23 C

    Akıncı Üssü davasında 23. celse

    Akıncı Üssü davasının 23. celsesinde Adil Öksüz ile 3 kez telefon görüşmesi yaptığı belirlenen Hasan Balcı çapraz sorguya alındı.
    • AA
    • 11.09.2017 - 10:39
    Akıncı Üssü davasında 23. celse

    Akıncı Üssü davasında 23. celse #1

    Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sırasında komuta merkezi olarak kullandığı Akıncı Hava Üssü'ndeki eylemlere ilişkin 486 kişi hakkında açılan davada, oğlu darbe girişimi sırasında bazı komutanların İstanbul'dan Akıncı Üssü'ne kaçırılmasında görev yapan ve darbe sonrasında 17 Temmuz'da firari Adil Öksüz'e ait telefondan aranarak 3 kez görüşme yaptığı belirtilen sivil sanık Hasan Balcı'nın çapraz sorgusu tamamlandı.

    Soru üzerine, darbe girişiminin gerçekleştiği 15 Temmuz 2016 günü neler yaptığını anlatan Balcı, büyük oğlu Gökhan Balcı'nın o gün normal mesaisinden çıkıp eve geldiğini söyledi.

    OĞLU NEDEN ANKARA'DAYDI

    Gökhan Balcı'nın asıl görev yeri Tekirdağ'dan Kara Harp Okulunun öğrenci seçme sınavları için görevli olarak Ankara'ya geldiğini ileri süren Balcı, oğlunun bu nedenle bir aydır Ankara'da bulunduğunu savundu.

    Akşam yemekten sonra ailece evin önündeki parka gittiklerini, eve döndüklerinde televizyonda Boğaz Köprüsü'nün tutulduğunu, hareketlilik olduğunu gördüklerini anlatan Balcı, ardından oğluna Kara Harp Okulundan telefon geldiğini ve mesaiye çağrıldığını kaydetti.

    Oğlunun birliğini arayıp bütün askerlerin kışlaya çağrıldığını öğrendikten sonra sivil kıyafetleriyle ve silahını almadan yeniden mesaiye gittiğini savunan Balcı, diğer oğlu Halil Burak Balcı'nın Akıncı'da olduğunu ise sonradan öğrendiğini iddia etti.

    "BURASI ÇOK KARIŞIK"

    Balcı, oğlu Halil Burak Balcı'nın telefonda "Nizamiyeden içeri geçtik, silahımı teslim ettim, bekliyoruz." dediğini söyledi.

    Gökhan Balcı'ya da saat 04.00'te ulaştığını, kızarak "Hemen oradan çık." dediğini savunan Balcı, oğlunun ise "Burası çok karışık, görev var diye çağırdılar, tuzağa düştüm." karşılığını verdiğini öne sürdü.

    Oğlunun sabah saatlerinde demir parmaklıklardan atlayarak kışladan kaçtığını, kendisinin arabayla onu aldığını anlatan Balcı, Yenikent kavşağında polis tarafından durdurulduktan sonra oğlunun gözaltına alındığını kaydetti.

    Sanık Balcı, müşteki avukatının 15 Temmuz'da İran ve Azerbaycan'a yaptığı aramalara ilişkin sorusu üzerine, Orta Aras Havzası Sempozyumu nedeniyle görüşmeler yapmış olabileceğini iddia etti.

    ADİL ÖKSÜZ'ÜN TELEFONUNU İSTEDİ

    Daha sonra Balcı'nın oğlu sanık Halil Burak Balcı söz aldı ve o günün tanığı olarak olayı anlatmak istediğini söyledi.

    Balcı, 16 Temmuz'da gözaltına alındığını belirterek, 17 Temmuz'da Sincan Adliyesinde gözaltı sırasında mahkemeye çıkarılmadan önce Jandarma Başçavuş Osman Gök'ün mahkemeye çıkacaklarını ifade ederek, avukatlarını arayabileceklerini söylediğini belirtti.

    Bu sırada kimsede telefon bulunmadığını, Adil Öksüz'ün telefonunu istediğini anlatan Balcı, görevlilerin bu kişi izin verirse telefonunu kullanabileceklerini, görüşmeleri kamera karşısında yapmaları gerektiğini söylediğini ifade etti.

    Adil Öksüz'ün telefonuyla görüşme yaptıktan sonra "Kullanabilirsiniz." diyerek kendisine verdiğini savunan Balcı, telefonla kameranın önüne geçtiğini, babası Hasan Balcı'yı 3 kez aradığını, tanıdığı tek avukat olan eşinin amcasına mesaj çektiğini savundu.

    Kendisinden sonra iki kişinin daha aynı telefonu kullandığını ileri süren Balcı, ardından telefonun alınarak poşete geri konulduğunu söyledi.

    Balcı, "Kendi öz babamı en zor anımda avukat istemek için aramamdan dolayı babam bir yıldır tutukludur. Olayla uzaktan yakından ilgisi bulunmuyorken benim yüzünden mesleğinden ihraç edildi, onuru zedelendi. Bir evlat olarak bir yıldır babamın tutuklu bulunmasını ve çektiğim vicdan azabını burada hazır bulunan herkesin takdirine bırakıyorum. Kamera kayıtlarının daha sonra silindiğini öğrendik ama bunların imajı alınabiliyormuş. Adaletin tecelli edeceğine yürekten inanıyorum." diye konuştu.

    Duruşmada daha sonra sanık Mustafa Mete Kaygusuz'un savunmasına geçildi.

    Görüş Bildir