taraftar değil haberciyiz
Son dakika haberleri Türkiye'nin haber sitesinde.
5.33265
6.0515
1338.5
101971.29
229.696

İstanbul vapurlarının serüveni

O eski, zarif İstanbul vapurlarından günümüze güzel bir nostalji yapalım. Şehir hatları vapurlarının deniz yolculuğundan bahsedelim biraz...

Özel İçerik | 04.01.2019 - 14:33..
Whatsapp ile paylaş
İstanbul vapurlarının serüveni

Aybüke SENGİR/ [email protected]

İstanbul’un ve Boğaz’ın olmazsa olmazı vapurların, tarihe yaptıkları girişle, zaman içerisinde hayatı ne kadar kolaylaştırdığını biliyoruz. Bu serüveni başlatan Mustafa Reşit Paşa ve kurduğu Şirket-i Hayriye’nin geçmişten günümüze olan değişimine bakarken zamanda biraz yolculuk yapalım istedim. Eğer İstanbul’da yaşıyorsanız çok çeşitli toplu taşıma araçlarını kullanma şansınız var. Bütün bu araçların içinde kesinlikle en keyifli, en rahat ve en kolay olanı eğer güzergâhınıza da uygunsa şehir hatları vapurları. Buyrun keyifli bir vapur yolculuğuna başlıyoruz…

İstanbul vapurlarının serüveni VİDEO

İstanbul vapurlarının serüveni

O ZAMANLAR BOĞAZIN İNCİLERİ BİRBİRLERİNDEN HABERSİZ

İstanbul denilince aklımıza ilk olarak Boğaz ve Boğaz’ın iki yakasına sıralanmış semtler geliyor. Anadolu yakasında Kadıköy, Üsküdar, Kuzguncuk, Çengelköy, Kandilli, Küçüksu, Anadolu Hisarı... Avrupa yakasında ise Karaköy, Ortaköy, Arnavutköy, Bebek, Emirgan, İstinye ve Sarıyer…İstanbul vapurlarının serüveni

Günümüzden yaklaşık yüz elli yıl öncesine gittiğimizde, bu semtlerin; İstanbul’a uzak, ulaşılması zor köyler veya mesire yerleri olduğunu görüyoruz. O yılların kısıtlı ulaşım imkanlarından dolayı İstanbulluların çoğu Beykoz’a, Sarıyer’e bile gidemezdi; belki de bu semtlerin varlığından bile habersizdiler.

İstanbul vapurlarının serüveni

Birkaç balıkçı kulübesi, bir cami veya eski bir kilise, bir de denize doğru uzanan tahta iskelelerden ibaret olan bu Boğaz semtleri, günümüzde İstanbul’un en gözde semtleri ama o yıllarda, sürgüne gönderilenlerin oturduğu yerlerdi.

ULAŞIM KAYIKLARLA SAĞLANIYORDU

Kıyıları görkemli saraylar ve zengin yalılarla süslü, iç kısımlarında ise köşkler ve konakların olduğu bu semtlere, düzenli bir ulaşım yolu yoktu. İki yakada da bugünkü gibi geniş caddeler, yollar olmadığından köylere gitmek için tek çare kayıklardı.

İstanbul vapurlarının serüveni VİDEO

İstanbul vapurlarının serüveni

BOĞAZ’IN İLK GEMİLERİNİ YÜZDÜRENLER BİR RUS VE İNGİLİZ'Dİ

Tanzimat dönemiyle birlikte Osmanlı ekonomisinde yaşanan hareketlilik, İstanbul’un Boğaz’a doğru genişlemesine sebep olmuştu. Boğaz’ın iki yakasının rağbet görmesini fırsat bilen biri İngiliz, öteki Rus iki şirket; kapitülasyonların kendilerine verdiği haklardan yararlanarak 1837’de Boğaz’da iki vapur çalıştırmaya başladı.

İstanbul vapurlarının serüveni

KAYIKLARA, ŞİRKET-İ HAYRİYE’YLE VEDA ETTİK

Bunun üzerine, devrin deniz ulaşımından sorumlu olan Hazine-i Hassa Vapurları İdaresi, Hümâpervaz adlı vapurla Boğaz’da yolcu taşımacılığına girişiyor. Hazine-i Hassa vapurlarının düzenli seferler yapmaya başlamasıyla, kayıklarla saatlerce süren yolculuklar da yarı yarıya kısalıyor. Özellikle, yaz aylarında mesire yerlerine, ayazmalara, çayırlara eğlenmeye gitmek isteyen halk, artık vapurları tercih etmeye başlıyor. Ortaya çıkan bu yoğun talep, Şirket-i Hayriye’nin kurulmasını sağlıyor.

"HAYIRLI ŞİRKET"

“Hayırlı Şirket”, Padişah Abdülmecid tarafından Boğaz’da deniz taşımacılığı yapmak üzere kurulan, Osmanlı’nın ilk anonim şirketiydi. 1944 yılına kadar süregelen şirket, bu yıllarda Devlet Deniz Yolları’na devrediliyor. Şirketin ilk vapurları ise yurt dışından getirilen “yandan çarklı” vapurlar.

1851 yılında kurulan bu şirket, İstanbul’un günlük yaşantısı içinde 94 yıl boyunca vazgeçilmez bir yere sahip oluyor. Önceleri siyah boyalı, semaver bacalı, zarif yandan çarklılarıyla; sonraları ise daha büyükçe, geniş salonlu, uskurlu vapurlarıyla boğazın iki yakasını birleştiren Şirket-i Hayriye, bugünkü Boğaziçi’nin gerçek kahramanı oluveriyor.

İstanbul vapurlarının serüveni

İNGİLTERE’DE YAPTIRILAN VAPURLAR

Şirket-i Hayriye’nin kurulmasıyla birlikte, hemen İngiltere’deki ünlü gemi tezgahlarına altı adet vapur sipariş edilmişti. Bu vapurlar; 60 beygir gücünde, ahşap tekneli, yandan çarklı, saatte 5-6 mil hız yapabilen teknelerdi. Kaptan köşkleri ve ana güverteleri şimdiki gibi kapalı olmadığından, kaptanlar ve yolcular kış aylarında oldukça zorluk çekmekteydi.

İLK ARABA VAPURU “SAHİLBENT”

Bu arada 1871 senesinde, denizcilik tarihine “dünyanın ilk araba vapurları” olarak adı yazılan; Suhulet (kolaylık) ve “Sahilbent”in de Türk mühendisler tarafından yapıldığını söylemeden geçmeyelim.

İstanbul vapurlarının serüveniSeksenli yıllara gelene kadar vapurlarda yolcuların oturduğu salonlar, “birinci mevki” ve “ikinci mevki” diye bölümlere de ayrılırdı ayrıca. Parası bol olan “elit” yolcular “birinci mevkiye” kurulurken, uykusu olanlar ve aşıklar bodrum katını tercih ederlerdi.İstanbul vapurlarının serüveni

Tüm bu değişimlerin ardından, şu an saatlerinden bile tek tıkla haberdar olduğumuz Boğaz'ın olmazsa olmazı vapurlar, son halini almış oldu.

Bu reklam google tarafından sağlanıyor?
YORUMLAR (üye olmadan da yorum yapabilirsiniz)
[+] Görüş bildir