Özlem Ertan ve Benim Güzel Ölülerim

Özlem Ertan'a yeni kitabı 'Benim Güzel Ölülerim'i sorduk.

Haber Merkezi Haber Merkezi
Özlem Ertan ve Benim Güzel Ölülerim
Ensonhaber'i Google'da haber kaynağınız olarak ekleyin

Gazeteci ve yazar olan Özlem Ertan’ın yeni kitabı raflarda yerini aldı. 2015’te ilk eseri Âşık Kadınlar Denizhanesi’ni çıkaran yazar, oldukça olumlu eleştiriler almıştı. İlk romanında Türkiye’nin toplumsal gerçeklerine dikkat çeken Ertan, başarılı grafiğini sürdüreceğe benziyor.

Ertan’ın yazdığı ilk öyküleri, K, Gölge, Yabani ve Lemur gibi dergilerde yayımlandı. Ertan, halen Andante, Paros dergilerinde ve aynı zamanda sanatındibi.com sitesinde kültür sanat yazıları yazmaya devam ediyor.

Masalsı ve alegorik tasvirlerin zenginleştirdiği yapıt, okumayı hak ediyor. Ben de öyle yaptım ve bir solukta okudum. Bununla da yetinmeyip sizler için Ertan'dan 'Benim Güzel Ölülerim' hakkında biraz bilgi aldım...

Özlem Ertan ve Benim Güzel Ölülerim

ÇIKIŞ NOKTASI...

Özlem Ertan'ın ağzından 'Benim Güzel Ölülerim'in ortaya çıkış hikâyesi:

“Tarih boyunca dünyanın pek çok yerinde sorumlusu olmadıkları savaş ve çatışmalarda masum insanlar can verdi. Üzerinde çok düşündüğüm düşündükçe üzüntü duyduğum bu gerçek, Benim Güzel Ölülerim’in çıkış noktası oldu. Romanın başkarakteri Sidar, sorumlusu olmadığı bir savaşta ölüp farklı bir âleme gidiyor ve orada yaşamının sona erdiği gerçeğiyle yüzleşiyor.

Sonra da aslında bir roman kahramanı olduğunu öğrenip kendisine kötü bir kader yazan yazarıyla buluşmaya gidiyor. Romanın konusundan da anlaşılacağı gibi, fantastik, masalsı bir roman; ancak kökleri insanın insana ettiği zulmünden duyduğum rahatsızlığa dayanıyor.”

“AFFETMEK ÖZGÜRLÜKTÜR”

Yazar, yazarken hissettiklerini ise şu sözlerle dile getiriyor:

“Benim Güzel Ölülerim; benim inanarak yazdığım bir roman. İçimde biriktirdiğim pek çok gözlemin ve dert edindiğim acıların yansıması var içinde. Dolasıyla yazma süreci benim için de iç yolculuk gibiydi. Bazı yerleri yazarken duygulandım, gözlerim doldu. Bu romanın benim için en önemli yanı içerdiği barışma ve bağışlama çağrısı. Ölüler, yaşamlarında karşılaştıkları kötülüklerden sorumlu olduğunu düşündükleri insanları bağışlayabildikleri ölçüde huzura kavuşabiliyorlar.

İçlerindeki nefretten ve öfkeden arınmayan ölüler ise huzur bulamıyorlar. Bu kurgu ile barışmanın ve bağışlamanın arındırıcı yanına vurgu yapmak istedim. Romanın ana fikrini tek cümlede özetlememi isterseniz, "Affetmek özgürlüktür!" derim size.”

İLGİ ÇEKİCİ OLAY ÖRGÜSÜ

Sidar’ın yazarıyla içine girdiği hesaplaşmalar üzerinde işlenen kitap oldukça etkileyici bir dille işlenmiş. Sağlam kurgusu, ilgi çekici olay örgüsü, yalın ve akıcı üslubuyla adeta sürüklüyor. Romanın 14 başlığa ayrılmış olması da her başlıkta yeni bir merak uyandırıyor.

Ana karakter Sidar’la başlayıp Çığlık'la son bulan o başlıklar sırasıyla şöyle:

"Sidar, Garabet, Her gün Yeniden Ölen Ölüler, Girdabın Gölgeleri, Sirel, Yazarın Odası, Garabed’in Ölüleri, Rüya, Gelecek Böyle Olcak, Azad’ın Yolculuğu, Seher’in Öyküsü, Hayat Nasılsa Edebiyat da Öyle, Alemin Tüm Ölüleri, Çığlık"

Okuduğunuzda fantastik öğelerin ön plana çıktığını göreceksiniz. Ertan, okurlarını yaşadığımız dünya ve ölüler diyarı arasında sandığımız kadar uzun bir yolculuk olmadığını gösteriyor.

Farklı bir keşif için Benim Güzel Ölülerim'i okumanızı şiddetle tavsiye ederim...

Kitap sayfası için iletişim: ergul.tosun@ensonhaber.com

Kaynak: Ensonhaber Haber Merkezi