Euro
10.1057
0%
Dolar
8.5649
0.15%
Altın
493.75
-0.12%
Borsa
1.349
0%
Bitcoin
318.532
-2.65%
25ºC
İstanbul
Bulutlu ve güneşli 25 C

    Harvard'ın mucize dediği ressam

    'Dünyanın en önemli doktorlarının söylediğine göre ben bir mucizeymişim.'
    • 08.05.2012 - 03:05
    Harvard'ın mucize dediği ressam

    Harvard ın mucize dediği ressam #1

    Ressam Eşref Armağan, 1953'te İstanbul'da görme engelli olarak dünyaya geldikten sonra, farklı olduğunu çocukken nasıl kavramaya başladığını anlattı.

    ''4 yaşında çevremdeki insanların dünyayı benim gibi algılamadığını fark ettim."

    O günden sonra çevredeki varlıkları tanıma isteğinin ortaya çıktığını söyleyen Armağan, önceleri isteğinin resim yapmaktan çok objeleri tanımak olduğunu ifade etti.

    "TEK İSTEĞİM BİR KELEBEĞE DOKUNABİLMEKTİ"

    Armağan, anlatılanların beyninde hiçbir görüntü oluşturmadığını ve bunun üzerine de nesnelere dokunmaya başladığını dile getirerek şöyle devam etti:
    ''Göremediğim için her şeyi dokunarak algılamaya çalışıyordum. Zamanla avuçlayarak, dokunarak anlamak benim görme duygum haline geldi. Bir gün babamla soba borularını keserken babam tavanda kelebek olduğunu söyleyerek, şeklini, beneklerini anlatmaya başladı. Ben bunları algılayamadığımdan babama kelebeğe dokunmak istediğimi söyledim. İçimde küçümsenemeyecek bir dokunma isteği vardı. Fakat babam kelebeğin dokunamayacağım kadar narin bir canlı olduğunu, ölebileceğini söyledi.''

    Kelebeğe dokunamamanın kendisinde büyük bir üzüntüye neden olduğunu anlatan Armağan, babasını duruma dayanamayarak hemen bakır bir levha üzerine kelebek kabartması yaptığını ve ilk gerçekçi resimleri böylece çizmeye başladığını ifade etti.

    "HARVARD'A GÖRE MUCİZEYMİŞİM"

    Gün geçtikçe uluslararası bir isim olmaya başladığını dile getiren Armağan, 2004 yılında Amerika'da bir festivale katıldığını ve orada tanıştığı Harvardlı bir profesörün yeteneğini incelemek amacıyla kendisini üniversiteye davet ettiğini belirtti.
    Burada beyin uzmanı Prof. Dr. Alvaro Pascual-Leone tarafından beyin MR'ının çekildiğini ifade eden Armağan, Toronto Üniversitesi'nden John M.Kennedy'nin kendisine, körlerin eğitimi konusunda önemli bir mihenk taşı oluşturduğunu ve dünyada bu şekildeki tek örnek olduğunu söylediğini belirterek şöyle konuştu:

    ''Orada hem beynimi hem gözlerimi incelediler. 7 saat sırt üstü yatarak ellerim dışarda MR cihazında kaldım. İki kişi ayak ucumda duruyordu. Biri not alıyordu, diğerinin elinde de uçak, gemi gibi maketler vardı. Birini 18 saniye elime veriyor, dokunduktan sonra da kağıda aktarmamı istiyorlardı. Onlar o sırada beyin görme alınana bakıyormuş. Hiçbirinde hata yapmadım. Profesörler şaşırıp kaldı resimlere. Sonra beni yanımdakilerle birlikte gözlerimi bağlayıp karanlık bir odaya aldılar. 20 dakika boyunca orada kaldık. Ben çok sıkıldım ve çantamdan kağıt kalem çıkarıp onların haberi olmadan doğa resmi yaptım. Süre dolup ışıklar açılınca göz doktoru elimdeki resmi gördü ve şaşkınlıktan çığlık attı. 

    Bilim insanları, dokunarak elde ettiğim bilgilerin, beynimin görmeyle ilgili bölümünü harekete geçirdiğini belirledi. Benim bu durumum beynin esnek olduğunun en güzel kanıtlarındanmış. Dünyanın en önemli doktorlarının söylediğine göre ben bir mucizeymişim.''

    İlginizi Çekebilir

    Görüş Bildir