Euro
9.3817
-0.07%
Dolar
7.8731
0.02%
Altın
458.08
0%
Borsa
1.342
1.28%
Bitcoin
135.500
-9.66%
9ºC
İstanbul
Açık 9 C

    Musti: Emina'ya sık sık aşık oluyorum

    'Böyle Bir Şey Var Mı?' programına müzik dünyasının sevilen ismi Mustafa Sandal konuk oldu.
    • 14.11.2012 - 09:08
    Musti: Emina'ya sık sık aşık oluyorum

    Musti: Emina ya sık sık aşık oluyorum #1

    Sandal programda çarpıcı açıklamalarda bulundu...

    İşte Sandal'ın o açıklamaları

    "Gölgede Aynı" hakikaten efsane bir albümdü. Kendimi şu (eski klipleri için) hareketleri yaparken falan görünce "nasıl bir dans o baba?" diyorum

    Sahnedeyken seyirciyle kurduğum temasın içinde hep hareket hissiyatı vardı ilk konserden beri bende. Bunu çalışmadım, etüt etmedim. Öyle bir hissiyattı bu. Başlıca nedeni seyircinin dikkatini, ilgisini sürekli avucumda tutmak istiyorum. Seyirci dalabilir, başka yerlere gidebilir. Belki de onu engellemek ihtiyacından doğdu bu.

    Eski kliplerime bakıyorum ben onlara dans diyemeyeceğim. Ancak "vücutsal figürler" diyebilirim. Dans dersi almadım hiç. Baktım hareketler yapıyorum insanlar da beğeniyor, o zaman "tamam bu" dedim. Biri de bana hiç senin bu hareketleri bir yola sokalım demedi ki öyle olsa yola koyardım ben de belki. Bugün daha farkında dans ediyorum.

    "BENİM KALBİM BU İŞİN MUTFAĞINDA"

    Türk Pop Müziğin en büyük handikaplarından biri bizde iyi menajer maalesef çok zor yetişiyor. Bir insanı baştan alıp kariyerinin sağlam bir şekilde yürüyebilmesi için öncü olan tam anlamıyla menajer sıfatındaki kişiler çok yetişmiyor. Bu yüzden birçok sanatçı zaman zaman ben de dahil oldum kariyerinde bir doğaçlama tarzına gidiyor. Ben bu işe stüdyoda başladım, mutfağından bu işe girdim. O stüdyo ortamının benim için yeri hep ayrıydı, hep ayrı olacak, hep çok özel olacak. Benim kalbim bu işin mutfağında. Bu işin arka taraftaki dünyasında kendimi daha mutlu, huzurlu ve rahat hissediyorum.

    Özellikle 90lar pop müziğin altın yıllarıydı. Dinleyicinin bir açlığı, iştahı vardı. Bir albüm için zahmet edip dükkana gelip, özenle kartoneti açıp, özenle o albümü dinlerlerdi. Bir şey kolaylaşınca kıymetini yitiriyor. Bugün bir şarkıyı beğeniyorsun, bir ekran var karşında bir tuşa basıyorsun şarkıyı açıyorsun. Tüketim çok kolay bugün. Dönem değişti artık. Kalbindeki neyse onu ortaya koyacaksın. Almak isteyenler alacak, paylaşmak isteyenler paylaşacak. 90larda bir insana hitap eden mesaj sayısı ile bugünkü mesaj sayısı arasında dağlar kadar fark var. Bilinçaltına sürekli işleyen bir mesajlar silsilesi var. O zamanlar ortalık daha sakindi.

    Organik albümü bence gitmesi gereken yere gitti. Mustinet ve Facebook sayfamızda oldukça beğeni toplandı. Ulaşmak istediğimiz kesime ulaşıyoruz. Mustinet 97'de kuruldu. Facebook'ta 600.000 kişiye yaklaştık. O yüzden bizim orada Organik ile yaşadığımız duygular, tepkiler beni mutlu ediyor.

    MAHSUN KIRMIZIGÜL 12 SENE ÖNCE GELDİ

    Oyunculuktan keyif alıyorum. Mahsun Kırmızıgül 12 sene önce bana film projem var dedi. Ben de dinliyorum. İkimiz iki polisi oynayacağız dedi. Kim dedim senle ben mi? Bir türkücü bir popçu. İlk duyduğumda kahkahalar attım. Mahsun'un hayalinden ve projesinden ve de benden de, bir dostundan da bu kadar sene vazgeçmemiş olması harika bir şey. Müzik piyasasında egolar daha yüksek, alkışlar falan. Burada öyle değil. Sahne çekilecekken herkes bekliyor, sen de bekliyorsun. Egolar törpüleniyor. Oyunculuk çok daha keyifli bir takım oyunu gibi geldi bana. Müzik sektöründen gelip sinema seyircisine kendini kabul ettirmek çok kolay bir şey değil yani.

    "Başrolde Aşk" benim hayatımda en gurur duyduğum projelerden birisi. Benim koşarak gittiğim bir setti orası.


    EMİNA'YA SIK SIK AŞIK OLUYORUM

    Emina'ya sık sık aşık oluyorum. Sırbistan'da ciddi bir dinleyici kitlesi ve popülaritesi var. "Kimse Yok Mu?" büyük bir planın ilk şarkısı. Emina besteci olarak çok farklı tatlarda, farklı şeyler yazabiliyor. Enteresan melodiler çıkarabiliyor ortaya. İki sene arka arkaya en iyi besteci ve söz yazarı ödülünü aldı Emina Sırbistan'da.

    ÇOCUK OLUNCA SERSEMLİYORSUN

    Çocuk oluca bir sersemliyorsun. Baba olduğunu gerçekten anlamaya çocuk seninle ilişki kurmaya çalışınca anlıyorsun. Eskiden ben uçakta oturduğum zaman bebek ağladığında "annesi babası sustursa şunu" diye düşünürdüm. Şimdi mesela bana tatlı bir esinti gibi geliyor, kalksam gidip alsam mı sustursam falan diye düşünüyorum. Baba olmak, anne olmak insanın kalbini genişletiyor. Hayata karşı daha bir olgunlaştırıyor. Ben hep baba olmak istediğimi biliyorum, iyi bir baba olacağımı da hissediyordum. Hislerim şu ana kadar doğru çıktı. Üçüncü çocuk için dinlenmek gerekiyor bence. Çocuk yapmak değil olay, ondan sonrası çok önemli.

    Orhan Gencebay'ın albüm gecesinde Sırbistan'daydım. O yüzden gidemedim. Gece öncesinde Orhan abiyle de konuştum. Bu anma gecesiyle alakalı bazı sanatçı arkadaşlarımızın aldığı tavrı anlayışla karşılıyorum. Ben tam içeriğini bilmiyorum olayın. Eğer bu geceyle alakalı sponsorlar var ise, bir yerlerden paralar alındıysa, bir sanatçının böyle bir gecede sahneye çıkıp çıkmama kararı kendisine kalıyor. Ben böyle ticari bir işte adımı, markamı kullandırmak istemiyorum tavrını çok doğal karşılamak lazım. Ticari anlamda ne kazanç var ise bunu hayır kurumu ile, sosyal sorumluluk projesiyle ilişkilendirmek gerekir. Böyle olsaydı belki de herkes koşa koşa gelirdi. Daha önce böyle bir gece organize etmemiş, böyle bir projeye imza atmamış biriyle böyle bir işe kalkışmayacaksın ya da bu işleri daha önce yapmış birinden yardım alacaksın.

    GÜLBEN'E KIZGINLIĞIM YOK

    Gülben Ergen'le davamız devam ediyor. Gülben Ergen'in müzikal kariyerine güzel bir jest yaptığımı düşünüyorum. Şıkır Şıkır 2011'in en çok tıklanan şarkısı oldu. Bu şarkının iki versiyonuyla çıkması gerekiyordu. Kendisi tercihini tek versiyondan kullandı. Benim de elimde mevcut remixi vardı. O zaman sen orijinal versiyonunu kullanırsın ben de remixini kullanırım dedim. Sonra asistanım beni aradı "Gülben Ergen'in asistanı arıyor muvafakat vermek lazım" dedi. Ben de "biz onu öyle konuşmadık bir yanlış anlama var" diyerek konuyu kapattım. 1,5 ay geçti bir arkadaşım aradı. "Bu remixi kim yaptı çok kötü olmuş" dedi. "Hangi remix" dedim. "Gülben Ergen'in albümündeki Şıkır Şıkır işte" dedi. O an başımdan aşağı kaynar sular döküldü. Benim bu şarkıdan maddi manevi hiçbir talebim olmadı. Benim onlara yapmış olduğum bir jestti. En ufak bir şey beklemedim. Ama sonrasında Mustafa Sandal'ı kale almadan, gereksiz hırsla, gereksiz saygısızlıkla buna remix yaptırıp albüme koyduğun zaman bana karşı saygında bir sorun oluyor. Benim Gülben Ergen'e karşı bir kızgınlığım yok ama davranışa karşı var. Tadım kaçtı yani. Hiçbir talebim olmadı, beklentim olmadı. Dava bizim lehimize çıkarsa oradan elde ettiğim kazancı bir vakfa bağlayacağım.

    Emina'yla beraber ilk defa bir reklamda oynadık. Çok da keyif aldık. Ortam çok güzeldi bir de karı-koca oynayınca iyice keyif aldık.

    BAŞARININ KAYNAĞI DÖRTLÜNÜN ÇOK İYİ UYUŞMASI

    O Ses Türkiye bu sene iyice oturdu. Başarının en büyük kaynağı oradaki dörtlünün çok iyi uyuşması. Ben yarışmacılara genel olarak çok net ve aydınlık bir fotoğraf sunmaya çalışıyorum. Diğer jüri üyelerinin yemeğe çıkarmak falan gibi şeylerle oyunlarını kurması işime geliyor. Ben direkt müzik sunuyorum onlara. Seçmeler bittikten sonra düellolara geçtiğimizde program iyice kopacak. İnanılmaz düellolar olacağını düşünüyorum. Günde 40 kişiyi dinliyoruz; o yüzden dördümüzde de beyin bulanıklığı olabiliyor. Dönmediğimiz kaçırdığımız birkaç kişi var, evet.

    Bu yarışma müzikle ilgilenen, müzikal anlamda kariyer yapmak isteyen biri için çok önemli ama yarışmadan sonra yaptığın tercihler de çok önemli. Esas olay yarışmadan sonra başlıyor. Yarışma bitince devreye hakikaten senin iştahın, hırsın giriyor. Tırmalamaya başlaman gerekiyor orada.

    Yarışmacılarla yarışmadan önce asla bir araya gelmiyoruz. En fazla kuliste "bugün çok iyi sesler var" şeklinde bir şey duyuyoruz.

    HÜLYA ÇOK İYİ JÜRİ

    Hadise: Çok şeker, çok tatlı. Yeri geliyor esprili olabilir, yeri geliyor lafını çok güzel ortaya koyabiliyor.

    Murat Boz: Kendi başına bir durum. Çok eğlenceli, komik ve müziğe karşı bir algı ve içgüdüsü var. Çok iyi bir yorumcu.

    Yarışma konser anlamında, reklam anlamında hepimize yaradı. Hadise olsun, Murat olsun, benim açımdan da öyle seyirci bizi daha yakından tanıma imkanı buldu."

    İlginizi Çekebilir

    Görüş Bildir