Euro
10.174
0.64%
Dolar
8.3317
0.24%
Altın
500.74
0.36%
Borsa
1.464
0.65%
Bitcoin
378.287
1.05%
25ºC
İstanbul
Bulutlu ve güneşli 25 C
    Engin Ardıç: Cumhuriyet'in yerinde yeller esiyor

    Engin Ardıç: Cumhuriyet'in yerinde yeller esiyor

    Sabah yazarı Ardıç: Cumhuriyet 1 Kasım'da kuruldu. 1923 yılında kurulan Cumhuriyet'in yerinde de yeller esiyor
    • 29.10.2011 - 10:10

    Engin Ardıç: Cumhuriyet in yerinde yeller esiyor #1

    'Ama 1 Kasım 1922'de... Çünkü saltanat o gün kaldırıldı. O günden sonra tam bir yıl boyunca Türkiye "adı konulmamış bir cumhuriyet rejimiyle" yönetilmiştir. Adı, "TBMM Hükümeti idaresi"dir. Ama neresinden bakarsanız bakınız, bu bir cumhuriyettir. Başta padişah yoktur. Zaten padişah iki hafta sonra kaçmıştır. Yani, 29 Ekim 1923 günü cumhuriyetin ilanı, bir "formalitenin yerine getirilmesinden" ibarettir.'

    Dün bu satırlarla Cumhuriyet'in aslında 1 Kasım'da ilan edildiğini kaydeden Sabah Gazetesi yazarı Engin Ardıç, bugünkü yazısında da 1923 yılında kurulan Cumhuriyet'in yerinden yeller estiğini iddia etti.

    İşte Ardıç'ın o yazısı

    İlelebet payidar kalacak mıdır? Cumhuriyetten ne anladığınıza bağlı... Eğer Gazi Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşlarının 1923 yılında kurdukları cumhuriyeti anlıyorsanız, o cumhuriyetin çoktandır yerinde yeller esiyor. O cumhuriyet, bizzat cumhuriyetçiler tarafından iki kere yıkıldı, yenisi yapıldı.

    ADININ KONULMASINDAN ÇOK KORKARLAR

    Anayasa değiştiği zaman cumhuriyetin numarası da değişir. Bu Fransa'da da böyledir, Türkiye'de de böyledir. Ama Türkiye'de durup durup numara değiştirenler, bu değişikliğin "adının konmasından" çok korkarlar. "Hiçbirşeyin değişmediği" sanısını uyandırmak ve bunu halka kaktırmak için, numaradan sözedenlere küfür ederler. Atatürk'e ihanet ettiklerinin ortaya çıkmasından hoşlanmazlar çünkü! İstedikleri kadar aksini iddia etsinler, 1960 yılında birinci cumhuriyet yıkılmış, 1961 yılında ikinci cumhuriyet kurulmuştur.

    BİRİNCİ ANAYASA ÇOK PARTİLİ ANLAYIŞI DIŞLAMIYORDU Kİ

    Çünkü yapı değişmiştir, yapı! 1980 yılında bu da yıkılmış, 1982 yılında üçüncü cumhuriyet kurulmuştur. Çünkü bir kere daha yapı değişmiştir, yapı! (Onları da bir ölçüde sevindirmek için, 1924 ve 1971 yıllarında eski anayasalarda yapılan çok önemli değişikliklere numara vermiyorum...) Ben sizin yerinizde olsam, şimdi tam lafın burasında, 1945 yılında çok partili rejime geçilince (geçilince demek yanlıştır, dönülünce) niçin anayasanın da değişmediğini sorarım. Çünkü gerek yoktu! Birinci anayasa, çok partili hayatı dışlamıyordu ki... 1925-1945 yılları arasında uygulanan dikta, birinci cumhuriyetin temel ilkelerinin, bizzat kurucuları tarafından çiğnenmesinden ibaretti! Tıpkı, 1971 yılında bürokrasinin, daha on yıl önce kendi yaptırmış olduğu anayasayı, "toplumun uyanışı ekonomik gelişmenin çok ilerisine geçti" gerekçesiyle mecliste zorla değiştirttiği ve "toplumu geri çektiği" gibi... Deyim, dönemin diktatörü Memduh Tağmaç'a aittir.

    ÜÇÜNCÜ CUMHURİYET DÖNEMİ

    Şimdi, 2012 yılında cumhuriyetin numarası gene değişecek, üçüncü cumhuriyete geçilecektir (dedim ama, korkarım halkoylaması 2013 yılına kalacak gibi görünüyor.) Fakat bizim naçiz vücutlarımız bir gün elbet toprak olacaktır da, cumhuriyet ilelebet payidar kalacak mıdır? "Cumhuriyet fikri", numarası kaç olursa olsun, elbette kalacak. Bir federasyona gidilse bile. Hatta, yeniden bir "toprak kaybı" olsa bile. Çünkü monarşinin geri gelmesi artık mümkün değildir. Olmayan imparatorluğun başına hangi imparatoru geçireceksiniz? Ne Osmanoğlu hanedanı geri gelebilir (zaten bu konu açılınca ödleri patlıyor) ne de onun yerine geçebilecek benzer güçte başka bir hanedan vardır. O zaman, evet, Atatürk haklıdır... Türkiye Cumhuriyeti "bir şekilde" yaşayacaktır.

    DEVLETİ ALİYYE İLELEBET PAYİDAR KALACAKTIR

    Çünkü, hani vallahi "İslam cumhuriyeti" de olsa, "halk cumhuriyeti" de olsa, onun "cumhuriyet olma keyfiyeti" değişmezdi. Fakat, ilelebet? Yani sonsuza kadar? Avgustus'un "Roma İmparatorluğu sonsuza kadar yaşayacaktır", ya da Fatih Sultan Mehmet'in "Devlet-i Aliyye ilelebet payidar kalacaktır" demiş olduğunu hayal ediniz, dudaklarınızda bir gülümseme belirir. Lenin'i de saymadım Hitler'i de, yakışık almayacak.

    İlginizi Çekebilir

    Görüş Bildir