Euro
10.0676
-0.11%
Dolar
8.5484
-0.18%
Altın
495.62
-0.39%
Borsa
1.352
-0.86%
Bitcoin
293.225
1.81%
29ºC
İstanbul
Çoğunlukla güneşli 29 C

    Özkök: Şapşal bir Fenerli ne yapar

    Ertuğrul Özkök, Trabzonspor-Fenerbahçe maçını taraftarın karargahında izledi.
    • 08.05.2012 - 03:57
    Özkök: Şapşal bir Fenerli ne yapar

    Özkök: Şapşal bir Fenerli ne yapar #1

    Hürriyet yazarı Ertuğrul Özkök, heyecan fırtınasına dönüşen Trabzonspor-Fenerbahçe maçını, taraftarın karargahı konumundaki Develi'de izleyenler arasındaydı.

    Özkök, taraftarın Develi'de meydana getirdiği atmosferden, 2 ölümcül hataya ve karşılaştığı ulusalcı ile girdiği diyaloğa kadar birçok konuda karşılaştıklarını bugünkü köşesine taşıdı.

    İşte Ertuğrul Özkök'ün bugünkü yazısı;

    ŞAPŞAL BİR FENERLİ

    Başına bahar yelleri vurmuş şapşal bir Fenerbahçeli ne yapar?

    Trabzonspor maçından önce Develi'ye üzerinde somon rengi bir tişörtle gider.
    Yani Galatasaray'ın forma renklerinden biriyle...
    Arkadaşlar pazar günü işte ben bu şapşallığı yaptım. Ama niyetim temizdi.

    İLK HATA SOMON RENGİ FORMA

    Develi'de maçı, taraftar olarak değil, Hürriyet Dünyası muhabiri olarak seyredeceğim ve oradan Hürriyet web'e canlı yayın yapacağım için forma giymemiştim.
    Sarının koyu tonu zannettiğim somon renkli bir tişörtle gitmiştim.
    - İLK ÖLÜMCÜL HATA İlk yanlış, somon renk tişörtü seçmek olmuş.
    Anında 6 kişi bana gelip, "Ne yaptınız Ertuğrul Bey" dedi.
    O an kendimi Bruce Willis'in üçüncü "Zor Ölüm" filminin giriş sahnesinde hissettim.
    Hani beyaz adamın, üzerinde "Kahrolsun zenciler" yazan bir pankartla, çırılçıplak Harlem'in ortasına bırakıldığı sahne. 

    İKİNCİ ÖLÜMCÜL HATA

    Allah'tan yanıma lacivert bir kazak almıştım. Apar topar üzerime giydim.
    Üçüncü hatayı da orada yapmışım.
    Kazak, neredeyse siyah denecek kadar koyu bir lacivertti. Yani dikkatsiz bir göz onu, rahatlıkla Galatasaray'ın siyah forması sanabilirdi.
    Bir gözleri pür dikkat ekrandaki maçta olan taraftarın, o ayrıntıyı görmesi mümkün değildi.

    VERİLMİŞ SADAKAM VARMIŞ

    Neyse gelenlerin hepsi benim ne kadar Fenerbahçeli olduğumu bilen insanlardı ve kuvvetli bir özürle işi hallettik.

    MEĞER ASIL TEHLİKE SIRADA BEKLİYORMUŞ

    Ama bela hiçbir zaman tek başına gelmez.
    Bu defa bir ulusalcıya çattık. Söze direkt, "Ne işin var burada senin" diyerek girdi.
    Önce ne olduğunu fark etmedim, ama kısa kesilmiş saçları ve o sert bakışlardan işin ciddiyetini anlamalıydım.
    Elindeki rakı bardağını burnuma uzatıp devam etti: "Sağlam bir duruşun yok. Seni hapse atacaklar diye korkuyorsun. Dik duramıyorsun. Burada yerin yok."
    Bitmedi, hemen arkasından "Burası bizim, burayı terk edin" demez mi?
    Öteki mahallede, "Ergenekoncu", bizim mahallede de "Dönek"...

    ARKADAŞ TRABZON'DA DAYAK YİYORUZ BARİ SEN

    Allah'tan böyle durumlara şerbetliyim. Alttan aldım:
    "Arkadaş zaten şu an Trabzon'da acayip dayak yiyoruz. Bir de sen burada dayak atmaya kalkma. Orada hakem onlara kırmızı kart gösteremiyor, sen maşallah bize kendi sahamızda kırmızı kartı bastın geçtin" dedim.
    Pek anlayacak halde değildi.
    O sırada çok sayıda başka Fenerbahçeli taraftar da benimle fotoğraf çektirmek için yanıma geldi. Onlarla fotoğraf çektirmeye başlayınca, kızgın arkadaş iyice sinirlendi. Başını hayret ifadesiyle iki yana sallayarak, "Bir de fotoğraf çektirmek istiyorlar" diye mırıldanarak uzaklaştı.
    Biraz sonra başta Develi'nin sahibi olmak üzere, bütün Fenerlilerle, Arena'dan gelen ikinci Beşiktaş golünü, ondan 3 dakika sonra da Fenerbahçe'nin üçüncü golünü sarmaş dolaş kutluyorduk.
    Önceki gün bir kere daha anladım ki Develi, maça hazırlanan Fenerbahçe taraftarının soyunma odası. Orada acayip bir eğlence, enerji ve modernite var.
    Orada maç seyretmek, Saracoğlu'nda seyretmek kadar heyecan verici bir şey.
    Yemeklerin harika olduğunu söylememe herhalde gerek yok.

     

    İlginizi Çekebilir

    Görüş Bildir