taraftar değil haberciyiz
Son dakika haberleri Türkiye'nin haber sitesinde.
5.7143
6.3043
1463.33
106588.41
268.75
40937.64

Pınar Göçer ile fantastik romanı Kapadokya Perileri üzerine konuştuk

Değerli Yazar Pınar Göçer ile yazarlık serüvenini, çocuklar ile olan bağını “Kapadokya Perileri” üzerinden konuştuk…

Özel İçerik | 18.10.2019 - 12:26..
Whatsapp ile paylaş
Pınar Göçer ile fantastik romanı Kapadokya Perileri üzerine konuştuk

Pınar Göçer

Pınar Göçer, masalları ve fantastik romanı ile edebiyat dünyamıza, yeni ve heyecanlı bir soluk getirdi. Onun evrene bakışı sadece gördüklerinden ibaret değildi. Yetişkinlere ve gelecek dünyanın yetişkin adaylarına, hayal etmenin sınırsız özgürlüğünü muhteşem bir dil ile kaleme aldı. Söyleşimizde “Kapadokya Perileri” üzerinden; çocuklar, yetişkinler, masal dünyası ve birçok konuya değindik. Gelin birlikte etkileyici bir söyleşiye şahitlik edelim…

Pınar Göçer ile fantastik romanı Kapadokya Perileri üzerine konuştuk

YAPTIĞIM İŞ, DÜNYA GÖRÜŞÜMÜN ŞEKİLLENMESİNİ SAĞLADI

- Günümüzün çok okunan ve tanınan yazarlarından birisiniz; ama yine de okurlarınız sizi merak ederler. Pınar Göçer kimdir? Kendinizden biraz söz eder misiniz?

1969 yılında Tarsus’ta doğdum. Anne tarafından Adanalı, baba tarafından Mersinliyim. Çocukluğumun ve gençliğimin geçtiği bu renkli coğrafya, yazdıklarıma her zaman büyük katkı sağlıyor. Çocuklar için onlarca hikâye yazdım. İlk romanım Anneannem Bir Film Yıldızı ise 2014 yılında İthaki Yayınları tarafından yayınlandı.

- İşletme mezunusunuz, yazarlık hayatınızda bir seçim oldu değil mi? İkisi bir arada olmaz mıydı?

İşletme okumuş olmaktan ve ardından uzunca bir süre profesyonel olarak çalışmaktan memnunum. Yaptığım iş, dünya görüşümün şekillenmesini sağladı. Ancak yazarlık bana göre akşam sekizden sonra bir iki saat ayırarak sürdürülebilecek bir meslek değil. Bir tercih yapmam gerekiyordu ve yazarlığı seçtim.

- Sizi yazarlığa getiren süreci bize anlatır mısınız?

İki kardeşim de yaşça benden hayli büyük ve kitaplara meraklı insanlardır. Bana da okuma aşkını aşıladılar sanırım. Kendimi bildim bileli okurum. Tarih, psikoloji ve felsefeyle de ilgilenirim. Belli bir olgunluğa erişince de yazmaya karar verdim. İthaki Yayınları çatısı altında yazmayı sürdürüyorum.

- Çocuklarla nasıl bir bağınız var?

Günümüz çocukları dünyaya aynı anda pek çok farklı pencereden bakabiliyor. İnternet sayesinde de bilgiye kolayca erişebiliyorlar. Hem dikkatli hem sorgulayıcılar. Onlarla iletişim halinde olmak müthiş keyifli, ayrıca zihnimi her dem taze tutmama yardımcı oluyor.

- Hikâyelerinizi kurgularken hangi kaynaklardan besleniyorsunuz?

Bilgisayarın başına geçip hikâye ya da roman yazmadan evvel kenarda durup dünyayı seyrediyorum. Sadece insanları değil bütün canlıları ve tabiatı gözlemliyorum. Bazen bir yaprağın üzerindeki yağmur damlası bazen bir kuş cıvıltısı bazen de bir çocuk kahkahası sayfalarca yazmama neden oluyor. Anneannem tam anlamıyla bir masalcı nineydi. Annem de ondan öğrendiği masalları bana anlatırdı. Bu masallar, özellikle fantastik hikâye yaratım sürecinde işime çok yarıyor. İthaki Çocuk etiketiyle okuyucusuyla buluşan Kapadokya Perileri’nde de pek çok masalsı öğe kullandım.

Pınar Göçer ile fantastik romanı Kapadokya Perileri üzerine konuştuk

ANNE VE BABALAR, ÇOCUKLARINA OKUMANIN YEMEK YEMEK, SU İÇMEK GİBİ BİR İHTİYAÇ OLDUĞUNU ANLATMALILAR

- Annelere ve babalara tavsiyeleriniz nelerdir? Çocuklarını özellikle hangi kitaplara yönlendirmeliler?

Anneler ve babalar, çocuklarına okumanın yemek yemek, su içmek gibi bir ihtiyaç olduğunu anlatmalılar. Çocuk, kitaplarla beslenmenin okuldaki ödevlerini başarıyla yerine getirmeye ve hayatta karşılaştığı problemleri çözmeye yardım edeceğini bilmeli. Kitap okuyan çocuklar, özgür iradeleri ile karar verebilme becerilerine sahip oluyor. Çevresine ve topluma karşı duyarlılık gösteriyor. Ebeveyn, kitaplarla ilgili yönlendirmelerini yaparken kendi iç sesini dinlemeli kanımca ve okuyamayacağı bir kitabı çocuğuna da okutmaya zorlamamalı. Elbette şiddet içeren, ayrımcılık yapan, fazlasıyla ders veren kitapları tercih etmemeliler.

- Hikâyelerinizi ve romanlarınızı sadece çocuklara mı yazıyorsunuz? Yoksa yetişkinlere de mesajlarınız var mı?

Açıkçası kitaplarımı mesaj kaygısı güderek yazmıyorum. Gördüklerimi, duyduklarımı ya da hissettiklerimi kâğıda döküyorum. Her çocuğun biricik olduğunu ve çok değerli olduğunu söylüyorum.

Evet, çocuklar için yazdıklarımı yetişkinler de okuyabilsin diye bir çabam var. Çünkü çocuk, annesiyle babasıyla okuduklarını paylaşmak ve fikir alış verişinde bulunmak istiyor. Hem bir yetişkinin geçmişine geri dönmesi ve çocukları daha iyi anlaması da gerekiyor. Çocuklardan öğreneceğimiz o kadar fazla şey var ki!

Pınar Göçer ile fantastik romanı Kapadokya Perileri üzerine konuştuk

ÇOCUKLAR VE YETİŞKİNLER İÇİN YAZMAYA DEVAM EDECEĞİM

 

- “Kapadokya Perileri”ni yazmaya ilk ne zaman ve neden karar verdiniz?

Kapadokya’nın doğası insanın aklını başından alıyor. Orada insan gerçeklik kavramını yitiriyor, oluşumların bilimsel açıklamalarını unutuyor ve her şeyin sihirli olduğuna inanıyor. Peri bacaları, yer altı şehirleri, mağaralar olağanüstü… Ben de gördüklerimden çok etkilendim ve Kapadokya Perileri’ni yazmaya karar verdim.

- Sizce masallar toplumun bilinçaltını oluşturur mu? “Kapadokya Perileri”indeki arkaik unsurlardan bize bahseder misiniz?

Masallar toplum için çok kıymetli, yüzyıllarca dilden dile dolaşmış geçmişi bugüne taşımışlar. Gözümüzle göremediklerimizi, masalları kullanarak tasvir etmişiz. Günümüze dair pek çok fantastik film, hikâye ya da romanda masalların izlerini görmek mümkün... Kapadokya’da perilerin yaşadığını ve hatta güvercine dönüştüğünü anlatan masallar var. Aslında periler ve güvercin ilişkisi doğuya özgü bazı masallarda da karşımıza çıkıyor. Perinin silkinip güvercin olması, benim bulduğum bir durum değil, daha çok dinlediğim masallardan bildiğim bir durum.

- Bundan sonraki yazın hayatınızda planlarınız neler? Fantastik roman yazmaya devam mı edeceksiniz? Yoksa farklı türlere de mi yöneleceksiniz?

Çocuklar ve yetişkinler için yazmaya devam edeceğim. Fantastik roman önceliğim olacak diye düşünüyorum. Çocuklar için tarihi hikâyeler de yazmayı sürdüreceğim.

Pınar Göçer ile fantastik romanı Kapadokya Perileri üzerine konuştuk

KAHRAMANLARINIZA İSİM KOYMAKLA ÇOCUĞUNUZA İSİM KOYMAK ARASINDA HİÇBİR FARK YOK

- “Kapadokya Perileri”indeki kahramanların isimlerini seçerken neye dikkat ettiniz ve bu isimlerle aslında neyi hedeflediniz?

Kahramanlarınıza isim koymakla çocuğunuza isim koymak arasında hiçbir fark yok. Her yazar isimler konusunda ince eleyip sık dokur. Kapadokya Perileri’ndeki kahraman isimlerine gelirsek Kumru, bir güvercin cinsidir. Diğer peri isimleri de sıradan olmamalı diye düşündüm, “Evrende yalnız değiliz, kim bilir belki de periler başka bir gezegenden gelmişlerdir” dedim ve Zuhal ile Neptün’e gezegen isimleri verdim. Melek ismini çok severim. Melek karakterinin, bir melek kadar iyi kalpli ve adil bir peri olmasını istedim. Kaya ise Kapadokya kadar güçlü ve mağrur olmalıydı. Bulut’a gelince güneşin önünü kapatabilecek bir karakterdi. İsimlerde gizemli çağrışımlar da aradım: Perihan, Şimal, Hülya, Efsun gibi…

- “Kapadokya Perileri”ni diğer fantastik romanlardan ayıran bir özelliği var mı?

Farklı bir özellik olarak değerlendirmeyelim; ama Kapadokya Perileri’nde yeni bir diyar kurgulamak yerine hem gerçek bir diyarı hem de yansımasını kullandım. Kapadokya’nın olağanüstü doğasına ayna tuttum. Perilerin ve onların izin verdiği insanların sürekli olarak geçişler yaptığı iç içe geçmiş iki diyar…

Sonay Karaman: Teşekkür ederim.

Pınar Göçer: Teşekkür ederim.

Pınar Göçer ile fantastik romanı Kapadokya Perileri üzerine konuştuk

Pınar Göçer

Kapadokya Perileri

İthaki Yay.

S.:176

Kitabı satın almak için tıklayınız: İdefix

*

Sonay Karaman

Instagram: biyografivekitap

Bu reklam google tarafından sağlanıyor?
YORUMLAR (üye olmadan da yorum yapabilirsiniz)
[+] Görüş bildir