Euro
10.0268
0.22%
Dolar
8.234
-0.43%
Altın
484.93
0.49%
Borsa
1.441
0.95%
Bitcoin
487.322
2.89%
16ºC
İstanbul
Sağanak yağış 16 C

    Akıl hastaneleri tarih oluyor

    Sağlık Bakanı Akdağ, artık psikiyatri hastalarının uzun süre psikiyatri kliniğinde yatmayacağını açıkladı.
    • 10.10.2011 - 16:36
    Akıl hastaneleri tarih oluyor

    Akıl hastaneleri tarih oluyor #1

    Sağlık Bakanı Recep Akdağ, artık psikiyatri hastalarının uzun süre psikiyatri kliniğinde yatmayacağını belirterek, bu hastaların daha sonraki tedavilerinin "Toplum Temelli Ruh Sağlığı Merkezleri"nde devam edeceğini belirtti. Akdağ, "Hastaların evlerinden uzak hastanelerde aylarca yattığı akıl hastaneleri tarih oluyor" dedi.

    YENİ SİSTEM NASIL OLACAK?

    Bakan Akdağ, Rixos Otel'de düzenlenen toplantı ile hükümetin "Ulusal Ruh Sağlığı Eylem Planı"nı (2011-2023) açıkladı. Hükümet olarak işe mevcut Ruh Sağlığı Hastanelerinin fiziksel şartlarını "olabildiğince, imkanlar el verdiği kadar" düzeltmekle başladıklarını ifade eden Bakan Akdağ, "Ulusal Ruh Sağlığı Eylem Planı"na göre de hizmetlerin odağına hasta ve hasta ailelerinin ihtiyaçlarının olduğunu vurguladı. Bu hizmet modelinde hedefin hastanın evine en yakın yerde hizmet alması olduğunu belirten Akdağ, "Eğer kısa süreli bir yatış gerekiyorsa, hastanın o ildeki psikiyatri kliniğinde kısa süreli yatışı sağlanacak. Bundan sonra ise 'Toplum Temelli Ruh Sağlığı Merkezleri' dediğimiz bir merkezde takip edilecek" dedi.

    AİLE HEKİMLERİ DE MODELE DAHİL EDİLECEK

    Bu merkezlerin 29 ilde mevcut olduğunu ve bu sayıyı ilk etapta 236'ya çıkarmayı hedeflediklerini ifade eden Akdağ, bu merkezlerde psikiyatri uzmanı, psikolog, sosyal çalışmacı, uzman hemşirelerin çalıştığı alanların olacağını, hastaların rehabilitasyonlarına katkı sağlamaları için ise uğraş terapistlerinin olacağını belirtti. Akdağ, hastaların bu merkezlere günübirlik olarak gidip evine dönemediği durumlarda da hizmeti hastanın evine ulaştıracaklarını kaydetti. Kısa vadedeki bu hizmet modelinin süreç içinde Aile Hekimleriyle de irtibatlandırılacağını belirten Akdağ, orta vadede ise her ile psikiyatri uzmanlarının yanına çocuk psikiyatristlerinin de verileceğini kaydetti.

    KADIN VE ÇOCUK KORUMA MERKEZİ AÇILACAK

    Akdağ, şiddet gören kadın ve çocukların hizmet alabileceği merkezlerin de açıldığını ifade ederek, Ankara'daki mevcut Çocuk Koruma Merkezi'nin yanı sıra bir de Kadın Koruma Merkezi'nin açılacağını bildirdi.

    PSİKİYATRİ HASTALARI NORMAL HASTANELERDE YATABİLECEK

    Akdağ özellikle Avrupa'da İtalya merkezli başlayan ve yaygınlaşan, Dünya Sağlık Örgütü'nün de önerdiği bir modeli benimsediklerini bu modele göre de, psikiyatri hastalarının yatmaları gerekiyorsa normal hastanelerde, kendilerine ayrılmış bölümlerde yatacaklarını, ancak daha sonra Toplum Temelli Ruh Sağlığı Merkezleri'nde tedavilerinin devam edeceğini belirtti.

    'EVSİZ' ADLİ PSİYATRİ HASTALARINA "SEVGİ EVİ"

    Bakan Akdağ, Adli psikiyatri için ise özel hastaneler yaptıklarının altını çizerek, "Suç işlemiş bazı kişilerin hapishanede değil, adli psikiyatri kliniklerinde yatırılması gerekiyor. Onun için bu hastalara özel hastaneler yapıyoruz" dedi.

    Akdağ, bu konuda Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin'le de görüştüğünü ve bu hastaların bir kısmının evinde konaklayabileceği yakınlarının olmadığını ifade etti. Akdağ, bu nedenle, bu hastaları Toplum Temelli Ruh Sağlığı Merkezleri'nde takip ederken mutlaka çocuklara yapılan 'sevgi evleri' gibi özel evler inşa ederek, buralarda barındırmak durumunda olduklarını belirtti. Akdağ, "Değerli Bakanımızı, Fatma Şahin Hanımefendiyi bu meselenin takipçisi olarak düşünüyoruz ve kendisiyle de bu hususta görüştük, çok da makul çerçevede belli aşama kaydedebileceğimiz görüyorum" dedi.

    Bakan Akdağ, konuşmasında sağlık alanında yetişmiş elaman sayısının azlığından dert yanarken, sağlığın her alanında yaşanan yetişmiş eleman sıkıntısının "maalesef" burada da karşılarına çıktığını ifade etti.

    DAYAKÇI KOCA DA RUH SAĞLIĞI MERKEZİ'NE

    Konuşmasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bakan Akdağ, eşine şiddet uygulayan erkeklerin psikolojik tedavi görmesini ön gören düzenlemenin hatırlatılması üzerine, "Şiddet uygulayan eşleri yalnızca cezalandırmanın yetmeyeceğini biliyoruz. Cezalandırılması gerekenler elbette cezalandırılacaktır. Bizim işimiz bir şekilde bu davranışlarda bulunanların ruh sağlığı ile ilgili bir problemleri varsa, bunların da tedavi edilmesi ve rehabilitasyona tabi tutulmasıdır. Toplum Temelli Ruh Sağlığı Merkezleri bunu da gerçekleştirebilecek durumda dizayn ediliyor" dedi. Akdağ ancak, bütün bunları yapabilecek ilgili personel sayılarını da artırmaya çalıştıklarının altını çizerken, "Eldeki arkadaşlarımızla mümkün olduğu kadar verimli biçimde hizmete dahil edeceğiz. Şu anda yapabileceğimiz budur" dedi.

    HASTALAR AYLARCA HASTANEDE YATMAYACAK
    Akdağ, bir soru üzerine "Ulusal Ruh Sağlığı Eylem Planı"nın hayat geçmesiyle birlikte hastaların evlerinden uzak hastanelerde aylarca yattığı akıl hastaneleri tarih olacağını belirtti. Akdağ, "Bunun en önemli sebebi de şu; çalışmalar şunu göstermiştir, en mükemmel akıl hastanesinde yatsanız, oradaki personeli en mükemmel şekilde de geliştirseniz bu uzun yatışların olduğu hastanelerde, bir müddet sonra personelin davranış biçimi değişiyor. Dolayısıyla böyle farklı hastaneler yapmıyoruz, bu farklı hastaneleri de süreç içinde ortadan kaldıracağız" dedi.

    "DOKTORLARA SENET İMZALATILACAK"
    Akdağ, Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (KHK) taslağına göre, uzmanlık öncesinde doktorlara senet imzalatılacağı ve mecburi hizmetini tamamlamayan doktorların tazminat ödeyeceği iddiasının sorulması üzerine, "Doktorların zaten devlet hizmeti yükümlülüğü var. Bakanlık adına, uzmanlık eğitimi yapmışsa, bu hususta bir takım yükümlülükler oluşuyor, bu çok tabidir" dedi.

    Akdağ, görevinde yetersiz görülen uzman hekimlerin yeniden eğitime tabi tutulması konusundaki haberlere ilişkin ise, "Bu yeni teşkilat kanunu taslağımızla alakalıdır. Bir şekilde göreviyle ilgili eksikliği tespit edilen ve bunun idari ya da adli açıdan ortaya konduğu hekimlerimizin, beli bir süreyle eğitim alması gibi bir düşüncemiz var. Ama idari ya da adli bir soruşturmayla görev kusuru tespit edilen kişilerden bahsediyoruz" dedi.(ANKA)

    İlginizi Çekebilir

    Görüş Bildir