Dolar
6.8597
0.1006%
Euro
7.7279
0.3154%
Altın
1775.06
-0.0157%
Borsa
115748.47
-0.9916%
G. Altın
392.135
0.2046%
Bitcoin
62784.75
0.0912%
30ºC
İstanbul
Çoğunlukla güneşli 30 C
    Arınç: Erdoğan Cumhurbaşkanı olursa AK Parti'ye ne olur - izle

    Arınç: Erdoğan Cumhurbaşkanı olursa AK Parti'ye ne olur - izle

    Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili açıklamalarda bulundu.
    • 27.06.2013 - 23:57

    Arınç: Erdoğan Cumhurbaşkanı olursa AK Parti'ye ne olur - izle #1

    Arınç: Erdoğan Cumhurbaşkanı olursa AK Parti'ye ne olur - izle #2

    Arınç, bir televizyon kanalının canlı yayınına katılarak, kendisine yöneltilen soruları yanıtladı.

    "ANLAŞILMAYAN KONULAR ANAYASA'YA GİRMEZ"

    TBMM'de yürütülen yeni anayasa çalışmalarına ilişkin bir soru üzerine "sürecin sahibinin TBMM" başkanı olduğuna işaret eden Arınç, AK Parti'nin iyi niyetli çalıştığını ancak CHP'nin bu sürece adım attırmadığını belirtti. Komisyonun kendi içtüzüğünde 4 partinin üzerinde anlaşamadığı konuların anayasa girmeyeceği yönünde mutabakata vardıklarını hatırlatan Arınç, "Başkanlık sistemi bizim teklifimiz ve diğer üçü de karşı çıkıyorsa, daha bunu ilan etmediler, komisyonda buna ilişkin ne rezerv koydular, ne kabul gösterdiler. Üçü de, ikisi de veya tek başına bir parti reddedecekse zaten Başkanlık sisteminden bahsedemeyiz" diye konuştu.

    Bülent Arınç'ın Cizre açıklamaları - Tıkla İzle

    AK Parti'nin gerekli zamanı ve imkanı bulabilirse elindeki taslakla CHP'ye, MHP'ye gidebileceklerini ve reddedilmesi durumunda ise BDP'ye teklif götüreceklerini ifade eden Arınç, "Ama BDP ile işbirliği yapıp bu konuyu geçirmek hem çok zor hem de iç politika ve bazı hesaplar nedeniyle doğru da olmayabilir. Onların sayısı bizim ki ile birleşse yine 367'yi geçmiyor. Ve referandumu göze alarak yapacağımız bir iş, ne kadar gerçekçi olabilir" değerlendirmesinde bulundu.

    Arınç, bunlardan netice alınamaması durumunda genel seçimlerde milletten yeni anayasa yapmak için 367'nin üzerinde milletvekili sayısı isteyeceklerini dile getirerek, "Başka ne yapalım. Uykusuz kalacak halimiz yok" dedi.

    "3. KÖPRÜ YAVUZ SULTAN SELİM KALACAK"

    "Yavuz Sultan Selim" isminin 3. köprüye verilmesinin tartışmalara neden olduğu belirtilerek, "Köprünün adının değişmesinin söz konusu olup olmadığının" sorulması üzerine Arınç, "Böyle bir şey şu anda yok" yanıtını verdi. Konu ile ilgili farklı farklı şeyler söylendiğine dikkati çeken Arınç, Alevilik üzerine çok çeşitli değerlendirmelerde bulunan kesimler olduğunu, kendisinin de beğendiği ve takdir ettiği Prof.Dr. İzzettin Doğan gibi Cem Vakfı bünyesinde gerçek Alevileri temsil ettiğine inandığı ayrı, önemli özel bir grup da bulunduğu belirtti. Bütün Alevilerin 'Yavuz Sultan Selim' ismine karşı topyekün bir taleple karşılarına gelmediklerine işaret eden Arınç, Hükümete böyle bir talep gelmesi durumunda ise bunu değerlendireceklerini bildirdi.

    Arınç, caddelere, mahallelere, semtlere ismi verilen Yavuz Sultan Selim'e bir kaç grubun itirazının doğru olsa bilse çok genel kabul gören bir talep olduğunu düşünmediğini kaydederek, "Yavuz Sultan Selim ismi orada kalır. Belki Alevi yurttaşlarımızın bize tavsiye edeceği isimleri en az 3. köprü kadar önemli bir başka tesise, kamu kurumuna, kuruluşuna verebiliriz yani. Niye vermeyelim?" dedi.

    Önerilen isimlerin hepsinin çok güzel olduklarını dile getiren Arınç, tekliflere kapalı olmadıklarını vurguladı.

    "DİYANET ALEVİ DEDELERİNİ İSTİHDAM ETTİ"

    Arınç, "Alevi açılımı"nın sorulması üzerine AK Parti'de Alevi milletvekilleri bulunduğunu ve çok önemli görevlerde bulunduklarını hatırlatarak, dünyanın yeniden keşfedilmeyeceğini, dönemin Devlet Bakanı Faruk Çelik'in konuya ilişkin çalıştaylar yaptığını ve raporların da yazılı hale getirildiğini söyledi. Pratik olması bakımından ilk olarak Madımak Müzesi'nin müzeye dönüştürülerek "jest" yapıldığını aktaran Arınç, Diyanet'in Alevi dedelerinden yurt dışında ve içinde istihdam yaptığını anımsattı.

    "CAMİ NAMAZ, CEMEVİ NİYAZ YERİ"

    Konuya ilişkin Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ'ın çalışmalar yaptığını ve bazı konularda adımlar atacağını dile getirerek, "Cemevlerinin ibadethane sayılması bir dinin ibadetinin yapıldığı yer anlamına gelmesine hükümet olarak sıcak yaklaşmamız mümkün değil. Ama cemevleri de bir gerçek. Cemevlerinde kendilerine göre bir ritüeller, bir inanç, kültür mozaiği, saygı, dua ve niyaz var" ifadelerini kullandı.

    Arınç, İzzettin Doğan'ın, "Camiler namaz yeriyse, cemevleri de niyaz yeridir" dediğini anımsatarak, cemevlerinin bir niyaz, erkan ve inanç merkezi olarak kabul edilmesinin doğru olacağını bildirdi. Arınç, cemevlerinin ibadethane olmasındaki maksadın, Aleviliği ayrı bir din ve ulus haline getirme gayretleri ise buna sıcak bakmanın mümkün olmadığını söyledi.

    "KILIÇDAROĞLU GEZİ PARKI'NA BENZİNLE GİRDİ"

    Gezi Parkı odaklı gelişmeler noktasında CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun polise "Kanunsuz emre uymayın" çağrısında bulunduğunun hatırlatılması üzerine Arınç, "Kılıçdaroğlu, bu süreç içerisinde ateşe benzinle yaklaşan insan pozisyonunda oldu. Göstericiler içerisinde zaten bir defa bulundu ve oradakiler de onu reddetti" diye konuştu.

    Arınç, Kılıçdaroğlu'nun "kendi partisi içerisinde otoritesi olmayan ve genel başkanlığı tartışmalı" bir kişi olduğuna işaret ederek, TBMM'de yapılan grup başkanvekilliği seçimlerinde bunun ortaya çıktığını aktardı. "7 saat tur üstüne tur attılar. Ulusalcılar bir tarafta, Alevi kesim bir tarafta, solcular veya kendilerini solcu görenler, yeni CHP'li olarak güç denemesine girdiler" diyen Arınç, uzun saatler boyunca tur üstüne tur atıldığını ve barajı aşamadıklarını, yapılan koalisyon üzerine akşam geç saatlerde de seçimlerin sonuçlandığını hatırlattı.

    CHP'nin kendi içinde homojen bir parti olmadığı tablosunun ortaya çıktığını belirten Arınç, CHP milletvekillerinin olayların tahrikçisi olduklarını kaydetti.

    Arınç, polisin olaylarda zor durumda kaldığını, iki polisin linçten son anda kurtarıldığına dikkati çekerek, CHP'nin "şurayı da işgal ederim, burada da yürürüm" diyenlere hak vererek anarşizmi teşvik ettiğini söyledi. Polisin görevini yaparken aşırı şiddet kullanıp kullanmadığı konusunun bütün dünyada tartışıldığını belirterek, ABD'de yapılan uygulamalardan örnek verdi. Türkiye'de ABD'deki uygulamaların olmasını istemediklerini anlatan Arınç, olaylarda münferit davranan bir kaçı haricinde polisin görevini yaptığını ifade etti.

    Kılıçdaroğlu'nun Haluk Koç'un oğlunun düğününde söylediklerini anımsatan Arınç, bu işin esprisi olmayacağını belirtti.

    "İSTİFA İDDİALARINA GÜLDÜM GEÇTİM"

    Arınç, istifa ettiği iddialarının hatırlatılması üzerine, "Taraf gazetesinde çıktı. Gazeteci onu haber olarak verdi ama olayın üzerinden kendi ifadesine göre de 15 gün geçmiş. Yani bundan önceki Bakanlar Kurulu'ndaki, Bakanlar Kurulu'ndan sonraki açıklamayı ben yaptım" dedi.

    Toplantıda "tartıştığı" ve ardından "kapıyı çekip çıktığı"nın haberde iddia edildiğini anımsatan Arınç, o haber için yaptığı yazılı açıklamadan başka söyleyecek bir şeyinin bulunmadığını kaydetti. Arınç, sözlerine şöyle devam etti:

    "40 senedir siyasetin içindeyim. Hiçbir gazetecinin veya muhabirin yapmadığı bir teklifte bulunuyor. 'Yemin et' diyor. Avukatlık yaparken yeminle çok karşılaştım. Yemin çünkü delillerden birisidir. En sonunda bir taraf sıkışırsa yemin teklif eder. Ama siyasette ve gazetecilik sahasında böyle bir şey görmedim. Güldüm, geçtim."

    Arınç, toplantıda gerginlik olup olmadığının sorulması üzerine, herkesin yaratılışının farklı olduğunu, herkesin yoğurt yemesinin farklı olacağının altını çizerek, Bakanlar Kurulu'nda, partinin yönetim organlarında ne biliyorlarsa konuştuklarını anlattı.

    "FETHULLAH GÜLEN BİR DENİZ FENERİ GİBİ"

    Fethullah Gülen'in "çapulcu denmese" gibi bir ifade kullandığının belirtilmesi üzerine Arınç, Gülen'in kendilerine yol gösterdiğini ve ikazlarda bulunduğunu ve "bir deniz feneri gibi" önlerini aydınlattığını belirtti. Arınç, kendisinin de aldığı terbiye gereğince kötü sözleri çoğunlukla konuşmadıklarının altını çizerek, "Kötü olan şeyleri biz methedemeyiz. Onları övünülecek bir şey gibi göremeyiz. Hatta onları ballandıra ballandıra anlatarak insanların saf olan düşüncelerini kötüye çeviremeyiz" ifadesini kullandı.

    "O İNSANLAR MUTLAKA İYİ YOLLARA GELECEK"

    Arınç, "Benim çocuğum devrimci, kocam ayyaş, ben de çapulcuyum" sözünü hiç unutmayacağını dile getirerek, şunları kaydetti:

    "Dilerim ki o hanımefendi, bunun yanlış olduğuna inansın. Muhterem Hocaefendi onu da söylüyor. Yarın, bir gün o çapulcu dediğiniz insanlar mutlaka iyi yollara da geleceklerdir. Onların çocukları mutlaka çok daha asil olacaklardır. Memlekete faydaları da olacaktır. O açıdan bakarsanız, bir insanı çapulcu diye suçlamak kadar, bir insana çapulculuğu övünerek anlatmak kadar, bir hedef olarak göstermek kadar yanlış bir şey yoktur. Hocaefendi'nin ikazı fevkalade yerinde. Biz bunları methüsena edecek durumda olamayız."

    Çapulcu veya benzeri sözlerin hiçkimseye sıfat olarak da yakıştırılmaması ve şaka bile olsa söylenilmemesi gerektiğini vurgulayan Arınç, "Bugüne kadar da demedik. Ama yeri geldiği zaman sokakları karıştırmak isteyenleri tarif etmek için bir şey gerekse en güzel tabir de bu. Başka ne diyeceğiz" dedi.

    "ERDOĞAN CUMHURBAKANI SEÇİLİRSE.."

    Cumhurbaşkanı seçimi noktasında spekülasyonlar yapıldığının belirtilmesi üzerine Arınç, seçimlere en az bir yıl bulunduğunu günü geldiğinde kimin aday olacağını belirleyeceklerini söyledi. Arınç, şunları ifade etti:

    "Biz de mevcut cumhurbaşkanımız mı, yoksa sayın başbakanımız mı, yoksa bir başkası mı günü geldiğinde bunu kendi içimizde en güzel şekliyle çözeriz. Kimse bir kırılma gücenme beklemesin. Bu partiyi ayakta tutan tek dinamik fedakarlıktır, feragattır, anlayıştır. Ülkemizi, milletimizi kendi geleceğimizden çok daha önde tutmaktır. Bizim aramızda hiçbir şey olmaz. Buna yönelik her türlü fitneyi ve dedikoyu biz reddederiz."

    Arınç, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın cumhurbaşkanı olması halinde partinin geleceği konusunda bir endişesi bulunup bulunmadığı yönündeki bir soruya "Endişemiz yok. AK Parti insan unsuru bakımından çok zengin, çok kaliteli milletvekillerimiz var, çok kaliteli il başkanlarımız var. Biz 21 milyon 500 bin oy aldık son seçimde ve 1,5 milyon şu anda partide görevli insanımız var. Bizim, 8,5 milyon da kayıtlı üyemiz var. Şunu söyleyeceğim, mesela 2011 seçimlerinde 150'den fazla milletvekilimiz değişti. Şimdi bu haliyle bile biz en kaliteli bir topluluğa sahibiz milletvekillerimiz bakımından. Önümüzdeki seçimlerde bir bu kadar daha değişiklik olacak. Arkası geliyor. Yani biz kısıtlı, uzamaz, kısalmaz bir parti değiliz. Gelecek vaadediyoruz" yanıtını verdi.

    "Biz şahsa endeksli bir parti değiliz" diyen Arınç, Erdoğan'ın halk tarafından çok sevildiğini ve başarılı bir başbakan olduğunu bildiklerini söyledi. Arınç, "Ama hepimiz faniyiz. Yani bütün başarılarımızı ve geleceğimizi, insanların faniliği üzerine kurmadık. Kurumsal yapımıazı güçlendirdik. Ben gelecekte bir sorun yaşanmayacağını düşünüyorum ve ümit ediyorum" dedi.

    Görüş Bildir