Euro
10.0018
1.37%
Dolar
8.3218
1.74%
Altın
476.5
0.98%
Borsa
1.345
1.1%
Bitcoin
436.490
-3.64%
15ºC
İstanbul
Açık 15 C

    Davutoğlu İmralı tutanaklarının sızdırılmasını yorumladı

    Dışişleri Bakanı Davutoğlu, canlı yayında dış politika ve İmralı sürecini değerlendirdi.
    • 04.03.2013 - 23:16
    Davutoğlu İmralı tutanaklarının sızdırılmasını yorumladı

    Davutoğlu İmralı tutanaklarının sızdırılmasını yorumladı #1

    Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, NTV canlı yayınında Oğuz Haksever'in sorularını yanıtladı. Davutoğlu Yunanistan'la ilişkiler, Kıbrıs sorunu, Suriye'deki durum ve İsrail gerçeğiyle birlikte ABD'yle ilişkileri değerlendirirken asıl konu çözüm süreci ve İmralı görüşmeleriydi.

    "SIZDIRMA AYRINTI, BÜYÜK RESME BAKALIM"

    Davutoğlu, Abdullah Öcalan ile BDP heyeti arasında İmralı'da yapılan görüşmenin tutanakları olduğu iddia edilen konuşmaların basına sızmasının süreç için ne anlam ifade ettiği konusunda, ayrıntılara değil büyük resme bakılması taraftarı olduğunu söyledi.

    "Tarihi ve kritik bir süreç yaşandığını" söyleyen Davutoğlu şunları kaydetti:
    Bu bölgede tarih boyunca birlikte yaşayan insanlar, son yüzyıl içerisinde birbirlerinden koparıldılar, uzaklaştılar. Sınırların dağıldığı, coğrafyanın parçalandığı, ekonomik alanların ayrıştığı bu dağılmada, Türkiye merkez ülkeydi. Bunlar yetmiyormuş gibi, ülkemizde bir başka ayrışmanın tohumları atılmaya başlandı...

    Şu anki sancı, o tarihi doğayı yeniden yakalama sancısı. Bizim hem içimizi hem de dışımızı toparlamamız gerekiyor. Tabi ki ilk önce kendi derdimize deva olmamız lazım.Büyük düşünmek gerekiyor. Ben akademisyenken, bu kadar büyük bir ülkenin kışın komünizm yazın da bölüneceğiz korkusuyla yaşadığını görürdüm. Şimdi kendi derdimizi çözmenin vaktidir. Bu gecikirse dışarıdaki travmaların bizi olumsuz etkilemesi ve tam tersinin gerçekleşmesi olası.

    "TARİHİ BİR SÜREÇ"

    Birileri bu coğrafyadaki hareketlilik içinde Türkiye'nin aşırı güçlendiğini düşünüp engellemeye çalışabilir. Hem ülkemizdeki hem de diğer ülkelerdeki tarihdaşlarımızı, Kürt kardeşlerimizi kullanmak isteyenler olabilir. Bu açıdan bakıldığında çözüm sürecini tarihi bir süreç olarak görüyorum. Herkesin de buna uygun davranması gerektiğni düşünüyorum.

    "HERKES SOĞUKKANLI OLMALI"

    Süreç içinde yeni durumlar ortaya çıkabilir. Burada sadece siyasiler değil; MİT, ilgili birimler, adaya giden taraflar yani herkesin; çocuk ve torunlarımızı, bölgenin geleceğini düşünerek, samimi ve soğukkanlı bir tavır içinde olması lazım.

    Olayın önemine bakıldığında sızmaya takılmamak mı gerekir?

    'Takılmamak gerekir' biraz hafif kalır. Bunları esas almayız, yolumuza devam ederiz ama Oslo sürecinde ve Habur gelişlerinde yaşananlara bakıldığında, tribünlere dönük yapılabilecek her türlü faalieyet sürece zarar verir.

    Sızmanın bir provokasyon olduğunu söyleyenler ne kadar haklı?

    Sürecin başında, Paris'teki infazları düşününce, biz parantezi kapatmaya çalışırken, birileri 'bu parantez sürekli açık olsun' diye düşünüyor olabilir. Yaraların açık kalmasını isteyenler olabilir.

    Ayrıca bir sektörden bahsediyoruz. 30 yılda kariyer oluşturan; hiyerarşi, itibar, para getiren bir sektör. Siyasi boyutunu düşünmeden rant sağlayan geniş bir kesim oluşuyor. Bunlar da yaraların açık kalmasını isteyebilir.

    Bütün bunları alt alta topladığınızda, bu tür süreçleri provoke etmek isteyenler olacaktır. Bu an, bir milleti millet yapan ortak aklın devreye girmesi gereken andır.

    "NEREDE DURUYORUM DEMENİN TAM VAKTİ"

    Günlük tartışmalardan kurtulup; tarihe, mekana, zamana; bulunduğumuz coğrafyaya yukarıdan bakıp, 'nerede duruyorum demenin' tam vakti. Ben sürece böyle bakıyorum. Şimdi tartıştığımız küçük şeyler, resmin bütününde aynı önemde değil. Daha önce Kürtçe yayın yapan televizyonu hatırlayın, 'çatışmalar doğacak' diyenler vardı ama hiçbir şey olmadı... Biz zor olan bir şeyi yapmaya çalışmıyoruz, bu işi beceremezsek, kolay olan bir şeyi yapamamanın acısını çekeceğiz.

    Süreçle ilgili kararlılık çok net mesajlarla dile getirldi. Peki nereye kadar risk alınabilir?

    Dış politika pratiğinde gördüğüm, bazen yaşayarak öğreniyorsuuz, eğer doğru okuma yapmışsanız ve kararlı bir tutum segilemişseniz, ilk aşamada eleştirilseniz bile orta ve uzun vadede istediğiniz neticeleri alabilirsiniz. Orada sağlam durmak önemli. Uygulanan politikanın doğruluğundan eminseniz taviz vermeyeceksiniz. Önemli olan, kritik noktada, karar anında kararsızlık göstermemek.

    İlginizi Çekebilir

    Görüş Bildir