Dolar
6.8604
-0.0116%
Euro
7.7895
0.3659%
Altın
1805.18
0.3669%
Borsa
118398.67
3.127%
G. Altın
398.828
0.4708%
Bitcoin
63676.56
0.0507%
21ºC
İstanbul
Yer yer bulutlu 21 C

    Davutoğlu'nun avukatından kitap toplatma iddiasına yanıt

    Dışişleri Bakanı Davutoğlu'nun avukatı Araalan, kitap toplatma iddlarıyla ilgili açıklama yaptı.
    • 30.06.2014 - 00:54
    Davutoğlu'nun avukatından kitap toplatma iddiasına yanıt

    Davutoğlu'nun avukatından kitap toplatma iddiasına yanıt #1

    Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun avukatı Cemal Araalan tarafından yapılan yazılı açıklamada, müvekkili Davutoğlu’nun, Ali Bulaç’ın "Din ve Siyaset" isimli kitabı ile ilgili mahkemeye başvurarak toplatma kararı talebinde bulunduğu iddialarına yönelik, "Öncelikle ifade etmek isteriz ki müvekkilimiz Sayın Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu adına hiçbir şekilde kitap toplatma talebinde bulunulmamış, sadece müvekkilimizin kişilik haklarını zedeleyen asılsız ve mesnetsiz ifadelerin yayından çıkartılması talep edilmiştir" ifadesine yer verildi.

    "ASILSIZ VE MESTENSİZ İFADELER ÇIKARILSIN"

    Açıklamada, "Söz konusu dava dilekçesinde hiçbir şekilde kitap toplatılma talebinde bulunulmadığı gibi bunu ima edici herhangi bir ifade de yer almamaktadır" denildi.

    Söz konusu yayınlar sonrasında bahsi geçen konunun açıklığa kavuşturulması zorunluluğunun doğduğu belirtilen açıklamada, şunlar belirtildi:

    "Şöyle ki Sayın Bulaç söz konusu kitabında asılsız ve mesnetsiz şekilde Sayın Bakan’ın şu beyanda bulunduğunu ifade etmektedir: (Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun şu sözleri tarihi siyaset reflekslerimizin 21.Yüzyılda dahi ne kadar canlı olduğunun ifadesiydi: 'Bizim bir devlet geleneğimiz var. Osmanlı’da da böyleydi. Devlet için evlatlar bile feda edildi. Bugün de devlete zarar verecek bir yapıyı kabul etmemiz mümkün değil. Devletin ele geçirilmesine müsaade etmeyiz)."

    Araalan, açıklamasına, "Üstelik, Sayın Bulaç kitabında Sayın Bakan’a bu sözleri atfederken doğrudan muhatabın ağzından çıktığı izlenimi uyandırmak için tırnak içinde alıntı yapmıştır" diyerek şöyle devam etti:

    "Sayın Bakan bu tarz bir açıklamada bulunmamış, üstelik bu iddiaların basın organlarında yayınlandığı gün hem Dışişleri Bakanlığı sözcüsü aracılığı ile hem de bizzat kendisi haberleri açıkça yalanlamıştır. Yalanlama haberi internette de mevcut olup basit bir arama ile aşağıdaki linklerden ulaşmak da mümkündür (https://www.iha.com.tr/ahmet-davutoglu-gorusme-basina-yanlis-yansidi-politika-323287)."

    Açıklamada, Bakan Davutoğlu'nun söz konusu yalanlama haberindeki şu bölüme yer verildi:

    "Bugün gazeteleri okuduğumda ben de doğrusu haberler konusunda bir yanılgı olduğunu fark ettim. Üç saatlik görüşmede dış politikanın değişik alanlarının görüşüldüğü bir toplantıda tabii ki güncel konular da gündeme geldi, sorular ve sorular içinde bazı yorumlar yapıldı. Ama bugün basına yansıyanlar, bir kere basına kapalı bir toplantı, dolayısıyla benim ağzımdan herhangi bir şey dışarı çıkması mümkün değil, kimsenin de böyle bir çaba içine girmesi doğru değil. Basına yansıyan bugünkü haberlere baktığımda, üç saatlik bir görüşmenin yanlış şekilde yansıtıldığı açıktır. Bizim görüşmemizde muhteviyatı ve konuları yansıtmayan bir haber. Bazı zaten benim kullanmam mümkün olmayan ifadeler."

    "KİŞİLİK HAKLARI ZEDELENDİ"

    Tüm bu açıklamalara rağmen, Bulaç'ın, bahsi geçen asılsız ve mesnetsiz ifadeleri kitabına aktarmış olduğuna değinilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

    "Açıklamanın doğruluğunu teyit etme ihtiyacı duymamıştır. Sayın yazarın değişik platformlarda bu asılsız ve mesnetsiz ifadeleri kullanmaya devam etmesi neticesinde, müvekkilimizin kişilik hakları zedelenmeye devam etmiş ve bu durum neticesinde mahkemeye başvurulması zorunlu hale gelmiştir. Bu hak arama talebimizin dahi bazı basın organlarınca çarpıtılması müvekkilimize ilişkin yapılmak istenen itibar zedeleme gayretinin başka açık bir göstergesidir."

    Araalan, bir kitap toplatılma talebinde bulunulmadığını yineleyerek "Sadece söz konusu hukuka aykırı ifadelerin yayından çıkartılması talebinde bulunulmuştur. Saygın bir akademisyen ve siyasetçi olan müvekkilimizin haklarını hukuk çerçevesinde aramasından ve düzeltme talebinde bulunmasından daha doğal bir şey yoktur. Kamuoyuna saygı ile sunulur" ifadesini kullandı.

    Görüş Bildir