Dolar
6.8582
0.0437%
Euro
7.8369
0.1354%
Altın
1810.88
0.0198%
Borsa
117741.1
-0.5553%
G. Altın
399.354
0.0864%
Bitcoin
63178.92
-0.3473%
19ºC
İstanbul
Açık 19 C
    Devlet Bahçeli Joe Biden'ın adını söyleyemedi İZLE

    Devlet Bahçeli Joe Biden'ın adını söyleyemedi İZLE

    MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin, partisinin grup toplantısında ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden'la ilgili konuşurken yine dili sürçtü.
    • 25.11.2014 - 10:41
    Devlet Bahçeli Joe Biden'ın adını söyleyemedi İZLE

    Devlet Bahçeli Joe Biden'ın adını söyleyemedi İZLE #1

    Grup toplantısında partililere seslenen Devlet Bahçeli, konuşmasında ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden'ın Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yaptığı ziyarete değindi.

    DİLİ SÜRÇTÜ

    Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde çatı aday Ekmeleddin İhsanoğlu'nun ismini sürekli yanlış telaffuz eden Bahçeli'nin dili, uzun bir aradan sonra yine sürçtü. Joe Biden'ın ismini yanlış söyleyen Bahçeli, Biden'ı "Baydın" şeklinde telaffuz etmesi gerekirken sırayla "Boyhan, boyden, bayden" dedi.

    Devlet Bahçeli Joe Biden'ın adını söyleyemedi İZLE

    Bahçeli'nin konuşmalarının satır başları;

    ŞİMDİ DAVUTOĞLU GÜNDEMDE

    "Şimdi de Ahmet Davutoğlu gündemdedir. Varını yoğunu ihanet mesaisinde harcamaktadır. Davutoğlu, Erdoğan'ın kopyasıdır. Çok kötü ve çirkin bir kopyasıdır.

    MAKSADI NEDİR

    Davutoğlu'nun maksadı nedir, bu şahıs kimlere hizmet etmektedir. Terörist Rıza'yı aklama ihalesi Davutoğlu'na mı kalmıştır. Türk tarihinde ne kadar arkadan hançerleyen mihrak varsa Davutoğlu'nun gözüne melek gibi gözükmektedir. Davutoğlu kabuk bağlamış yaraları kanatarak siyasi menfaat elde etmek istemektedir.

    DERSİM OLAYI BİZE GÖRE KAPANMIŞTIR

    Dersim tartışması bize göre, bu sayfa bir daha açılmamak kaydıyla ilelebet kapanmıştır. Bundan sonra Davutoğlu, ilk fırsatta Tunceli'nin ismini Dersim olarak değiştirecek kendi ismini de Ahmet Rıza olarak değiştirebilecektir.

    MİLLET ONLARA SANDIKTA ÖYLE BİR ÇAKACAK Kİ..

    Başbakan'ın elini tutan yoktur. Erdoğan ile Öcalan ikilisi nasıl kardeş ve dost olmuşsa Davutoğlu da kendisine yoldaş olarak terörist Rıza'nın iğrenç emellerini seçebilecektir. AKP'de teröristlerle düşüp kalkmak oldukça popülerdir ve terfi almak için önşarttır. Davutoğlu başbakanlığı kaybedeceğini bildiğinden hiç olmazsa parti genel başkanı olmak için her rezilliğe tamam demektedir. Davutoğlu'nu Dersim'de isyan eden teröristlerin geride bıraktığı fitne vaziyeti kurtaramayacaktır. Türk milleti onlara sandıkta öyle bir selam çakacaktır ki, mizah gibi, şaka gibi korkuluk gibi duran Davutoğlu bir daha yerinden kalkamayacaktır.

    CAMİ DE BİZİM, CEMEVİ DE BİZİM

    MHP hiç kimsenin nereli olduğuna, inancına merak salmamış bunları mesele etmemiştir. Cami de bizim, cemevi de bizim.

    "AKP 12 YILDIR  NASIL İKTİDARDA KALACAK"

    Eğer rejime muhalifler, millete hasım unsurlar bu şekilde cezalandırılmış olsaydı Davutoğlu nasıl Başbakan olacak, AKP 12 yıldır nasıl iktidarda kalacak, Erdoğan hangi güçle Cumhurbaşkanlığına yükselecekti? Davutoğlu, boş konuşmakta, boşa kürek çekmektedir. Fakat istismarları da tehlikeli boyutlara ulaşmaktadır. Bize göre Dersim isyanıyla ilgili ihanet kampanyası sonlandırılmalıdır. Olan olmuş, yaşananlar geride kalmıştır. Türk milleti asilerin hakkından gelmiş, bu sayfa ilelebet açılmamak üzere kapanmıştır. Hem Osmanlı hem de Cumhuriyet devrinde isyana kalkışanlar ağır şekilde bedel ödemişler ve cezalandırılmışlardır. Erdoğan ve Davutoğlu, Gezi Parkı'ndaki masum ve demokratik itirazlara bile tahammül göstermeyip şiddetle bastırırken, her ne hikmetse demokrasiyi, hak ve özgürlükleri akıllarına getirmemişlerdir.

    BİZE GÖRE ERDEM, YİĞİTLİK VE DOĞRULUKTUR

    Geçiniz bunları Sayın Başbakan, geçiniz. Eğer bugün 1937'de isyan etmiş bir hainden özür diliyorsanız, biliniz ki, çok yakında 1984'den itibaren devlete, millete ve kutsal değerlerimize başkaldıran bir hainden de özür dileyeceksiniz demektir. Başbakan, isyankarlardan özür dilemenin bir erdem olduğunu ileri sürebilmektedir. Bizim erdem tanımımızda, ahlakın övdüğü iyi olma hali, alçakgönüllülük, yiğitlik ve doğruluk vardır. Davutoğlu'nun erdem tanımında ise alçaklara taviz, ahlaksızlara boyun eğme, vatan ve bayrak muhaliflerine kucak açma söz konusudur.

    BAŞBAKANI'A ENGEL OLAN YOKTUR

    Tunceli Üniversitesi'nin isminin Munzur olarak değiştirileceğini, kentteki eski kışlanın müzeye dönüştürüleceğini ve adının da Dersim müzesi olacağını, bunun için 10 milyon liralık ödeneğin talimatını verdiğini bildiren Davutoğlu fütursuzca hareket etmektedir. Bundan sonra Davutoğlu ilk fırsatta Tunceli ismini Dersim olarak değiştirecek, kendi ismini de ‘Ahmet Rıza' olarak yenileyebilecektir. Başbakan'ın elini tutan, önüne geçen, engel olan yoktur. Erdoğan ile Öcalan ikilisi nasıl kardeş ve dost olmuşsa, Davutoğlu da kendisine yoldaş olarak terörist Rıza'nın hain anılarını ve iğrenç emellerini seçebilecektir. Nasılsa AKP'de teröristlerle düşüp kalkmak oldukça popülerdir ve terfi almak için ön şarttır.

    BAŞBAKANLIĞI KAYBEDECEĞİNİ BİLİYOR

    Davutoğlu önümüzdeki Milletvekilliği Genel Seçimlerinden sonra, Başbakanlığı kaybedeceğini bildiğinden dolayı, hiç olmazsa parti genel başkanlığında kalabilmek için her rezilliğe tamam demektedir. Erdoğan'ı İmralı ve Kandil nasıl kurtaramayacaksa, Davutoğlu'nu da Dersim'de isyan eden teröristlerin geride bıraktıkları fitne vasiyeti öyle kurtaramayacaktır. Toroslar'dan Munzur'a selam götürdüğünü söyleyen Davutoğlu'na Türk milleti sandıkta öyle bir selam çakacaktır ki, mizah gibi, şaka gibi, korkuluk gibi duran Davutoğlu bir daha yerinden kalkamayacaktır.

    İLAHİYATLARA TASAVVUF İLİMLERİ BÖLÜMÜ KURULMALIDIR

    Başbakan Davutoğlu ve Partisine bir çağrıda bulunuyorum: Geride kalmış bir ayaklanma üzerinden 'Evlad-ı Kerbela' istismarını yapıyorsunuz ve Alevi kardeşlerimizi sevdiğinizi söylüyorsunuz. O halde gelin, sahibi olduğunuz ayrımcı ve ayrıştırıcı sözde demokrasi paketlerinin içerisine katmadan, sorunun acilen halli yönünde ilk adımları atalım ve TBMM zemininde bu konuyu tamamıyla çözelim. Bu kapsamda öncekilerin topluca tekrarı olan önerilerimiz şunlardan ibaret olacaktır: Aleviliğin öncelikle nitelikli eğitim ve nitelikli kadro ihtiyacını karşılayacak 'Türkiye Alevilik Araştırmaları Merkezi', devlet desteğinde kurulmalıdır. Bu merkez genel bütçeden ayrılacak ödenekle desteklenmeli ve idari bakımdan özerk olmalıdır. Alevi inanç önderlerinin akademik seviyede eğitilmesi için İlahiyat Fakültelerinde 'Tasavvuf İlimleri Bölümü' kurulmalıdır. Milli Eğitim Bakanlığınca din kültürü ve ahlak bilgisi derslerinin müfredatına, doğrudan Alevi toplumunun katılımıyla şekillenmiş doğru, objektif ve bilimsel bilgiler dahil edilmelidir.

    CEMEVLERİNE DEVLET YARDIM ETMELİ

    Bu kapsamda olmak üzere Alevi İslam inancı önderlerinden, konusunda uzman ilahiyatçılardan ve akademisyenlerden oluşan 'Özel İhtisas Komisyonu' kurulmalıdır. Kültür Bakanlığı ve ilgili kuruluşların işbirliği ile Alevi İslam inancının ve tarihi-kültürel şahsiyetlerinin envanteri ve külliyatı çıkarılmalı varsa yabancı dilde olanlar Türkçeye çevrilmelidir. Diyanet İşleri Başkanlığı ortaya çıkacak külliyatın orijinallerine sadık kalarak yayınlanmasında istişare ve işbirliği içinde olmalıdır. Alevi İslam inancını da bünyesinde temsil edecek şekilde Diyanet İşleri Başkanlığında yapısal ve radikal düzenlemeye gidilmelidir. Cemevi gerçeği, siyasi dürtülerden uzak, önyargılara takılmadan ve 'Cami-Cemevi' karşıtlığına dönüştürülmeden tam olarak kabul edilmelidir. İnanç, ibadet ve kültür hayatımızın bir unsuru olan Cemevlerine devlet yardım etmeli, genel bütçeden ödenek tahsis edilmelidir.

    MHP ALEVİ KARDEŞLERİMİZİN YANINDA OLACAK

    Meclis'te grupları bulunan bütün partilere bu sorunu kucaklaştırıcı ve kaynaştırıcı bir yaklaşımla çözmeleri noktasında teklifte bulunuyor ve işbirliği öneriyoruz. Çünkü bu konu kaşınacak bir tahrik ve istismar alanı değil, bütün samimiyetimizle çözümlenmesini dilediğimiz ve canı gönülden istediğimiz gerçek milli bir kardeşlik projesidir. Konunun beklemeye, tavsamaya, zamana bırakılmaya tahammülü kalmamıştır. Geçmişin acılarını ve hatta varsa hatalarını kışkırtarak ulaşacağımız sonuç da yoktur. İki Türk hükümdarı olan Yavuz Sultan Selim ile Şah İsmail'in 500 yıllık dargınlığını onların torunları olarak bizler bitirmeliyiz.Devamlı surette geçmişin tozlu raflarında ihtilaf izi sürerek varabileceğimiz bir seviye yoktur ve olamayacaktır. Bu sorumluluk herkesindir. Milliyetçi Hareket Partisi Alevi kardeşlerimizin yararına olacak her düzenlemeye destek vermeye ve varsa başka teklifleri değerlendirmeye açıktır."

    Devlet Bahçeli Joe Biden'ın adını söyleyemedi İZLE #2

    Görüş Bildir