Euro
9.389
-0.98%
Dolar
7.8684
-1.05%
Altın
458.18
-0.82%
Borsa
1.342
1.28%
Bitcoin
136.891
-9.34%
9ºC
İstanbul
Açık 9 C
    Kılıçdaroğlu'nun 28 Şubat 2012 tarihli grup konuşması

    Kılıçdaroğlu'nun 28 Şubat 2012 tarihli grup konuşması

    CHP lideri Kılıçdaroğlu, Başbakan Erdoğan'a yanıt vermekte gecikmedi..
    • 28.02.2012 - 13:27

    Kılıçdaroğlu nun 28 Şubat 2012 tarihli grup konuşması #1

    CHP genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin haftalık olağan grup toplantısında partililere seslendi. İki gün art arda düzenlenen kurultaylar sonrası sesinin kısıldığı dikkatlerden kaçmayan Kılıçdaroğlu, kendisine sert sözlerle yüklenen Başbakan Erdoğan'a yanıt vermekte gecikmedi..

    İşte Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından önemli satır başları:

    Örgüt demek disiplin demektir. Artık disiplinsiz bir görüntü vermeyeceğiz. Türkiye Cumhuriyet tarihinin en demokratik tüzüğüne CHP sahip..

    Suriye krizinin bölgedeki illere nasıl yansıdığını araştıran parti biziz, AK Parti değil. Bizim kafamız net, hedefimizde kaygımız yok. Siz bakmayın birilerinin anayasa değişikliği yaptık demelerine. 32 yıldır hiç kimse 12 Eylül Anayasası'nı değiştiremedi. Bunun mimarı CHP olacaktır. 

    TÜRKİYE TIKANMIŞ DURUMDA

    Türkiye tıkanmış bir durumda; demokrasisi hukuğu tıkanmış durumda. Türkiye'nin değişime dönüşüme ihtiyacı var. CHP'nin ufku çağdaş uygarlıktır, demokrasidir, okullaşma oranının yükseltilmesidir. Özgeçmişimizde Kuva-yi Milliye varsa sorun yok demektir. CHP milli mücadeleyi başlattı. Cumhuriyeti ve devleti kurdu daha sonra çok partili hayatı getirdi. Daha sonra sosyal demokrasiyi getirdi. Bu özgeçmiş şanla şerefle doludur. CHP, Anayasa Mahkemesi'ni ilk kez telafi eden bir partidir. Bir babayiğit çıksın desin ki bizim özgeçmişimiz böyle. Bunu söyleyecek bir babayiğit var mı? Bir siyasi partinin tarihinde az rastlanan bir durumdur. 

    10 YILLIK KÖKÜN VAR, BİZİM 89 YILLIK DEMOKRASİ ANLAYIŞIMIZI SORGULUYORSUN

    Geçmişinden utananlar gelmiş CHP'nin geçmişine laf atıyorlar.. Ülkenin 10 yılda geldiği noktaya bakın. İlkesi statüko olan bir kişi değişim ve dönüşümden bahsedemez.. Öyle bir noktaya getirdiler ki efendim Sosyalist Enternasyonel'e bizi alırlar CHP'yi almaz dediler. Git bakalım Avrupa'ya yüzün tutuyor mu tutmuyor mu? Senin on yıllık kökün var onu da inkar ediyorsun, kalkıyorsun 89 yıllık demokrasi birikimimizi sorgulayamaya çalışıyorsun.

    DEMOKRASİ BİR LİDERİN GİYDİĞİ BİR KIYAFET DEĞİLDİR

    Kökü olmayan bir siyasal anlayıştan diktatörlük çıkar. Köksüz bir partiden hiçbir zaman demokrasiyi geliştirmesini bekleyemeyiz. Kökü olmayan bir partiden demokrasi beklenemez. Demokrasi uğruna bedeller ödenmiştir. Demokratik rejimlerin köklerinde acılar vardır bunu da unutmamak lazım. Sabah gömlek değiştirip ben de demokrat oldum diyerek demokrat olunmaz. Biz demokrasiyi asıl hedefe ulaşmak için kullandığımız bir tren olarak görüyoruz diyorlardı. Neymiş eski gömleği yırtıp attım. O yırttığın gömleğin katmerlisini giyiyorsun. Bazı aydınlara sitem ediyorum. Erdoğan gömlek değiştirdi dediler.. Şimdi uyandılar demokrat falan değil. Hiçbir eleştiriye dayanamıyor. Demokrasi bir liderin giydiği kıyafet değildir demokrasi bir devletin ruhudur. O ruhu taşıyamazsanız o devlette demokrasi de olamaz. Köküm, kökenim yok diyen adamdan demokrat olabilir mi? Demokrat olmak için bedel ödemek gerekiyor, alkış tutmak değil hapislere girmek gerekiyor. Şimdi demokrasinin tadını unuttuk, üzerine titrediğimiz demokrasi kin ve nefret rejimine dönüştü.

    ADIN RECEP TAYYİP ERDOĞAN İSE..

    Bugün; Efendim diyor 'Ben Necip Fazıl'ın bir pragrafını okudum, o pragrafta; Kinini unutma, nefretini unutma' diyor bu laf bana ait değil' diyor. Neresini düzelteyim ben bunun? Yani ben kini kullandım ama ben kullanmadım Necip Fazıl kullandı bunu, ben sana yürüyen yalan makinesi diyorum sen inanmıyorsun işte çıktı ortaya..

    Necip Fazıl'ın söylediğini dünya alem biliyor, eğer yüreğin varsa Necip Fazıl'ın o yazdıklarının devamını da okusana, okuyabilir mi? Okuyamaz, oradan da çark eder. Adın Recep Tayyip Erdoğan'sa çıkar devamını okursun.. Adam gibi adamsan Necip Fazıl'ın o sözlerinin devamını okursun.

    CHP, Türkiye Cumhuriyeti'nin siyasetini ve demokrasisini tek başına taşıyan bir partidir. Eleştiri karşısında çocukların boğazını sıkan bir lideri yoktur. CHP 3 büyük devrime imza atmışsa, dördüncü devrimi de atmaya hazırdır.

    HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ YOKSA, SEÇİLMİŞLERİN DİKTATÖRLÜĞÜ VARDIR

    Başbakan özgürlükleri istemiyor. Baskıcı bir iktidardan yana. Hukukun üstünlüğünün olmadığı yerde seçilmişlerin üstünlüğü yoktur. Hukukun üstünlüğü yoksa seçilmişlerin diktatörlüğü vardır. Türkiye'de bunların tamamı var. Postmodern diktatörlük var. Bu ülkede gerçek demokrasi var mı yok mu düşünülmesi lazım. Hukukun üstünlüğü ulusal bilinç oluşturmakta da gereklidir. Toplumsal barışın da temelidir hukukun üstünlüğü. 

    EĞER BİRİ KONUŞUYORSA, GAZETECİYSE İŞİNE SON VERİLİYOR

    AKP sağduyu konusunu bir kenara itti. Eğer birisi konuşuyorsa, gazeteciyse işine son veriliyor. İşte son örneği gazeteci Nuray Mert. Bu geldiğimiz süreç totoliter rejimden başka bir şey değildir. Parlamento açıkken KHK çıkartıyorlar. Bu ne demektir. Parlamento işlevsizdir demektir. 

    BURADAN BÜTÜN ANNELERE SESLENİYORUM

    Eğitim reformu diye bir şey getirdiler. Gelen bir yasa önerisi değil. Bir teklif. Bugün Erdoğan bunu savunuyor. Türkiye'nin en büyük sorunu, hiçbir yerde tartışılmadan parlamentoya getiriliyor. Buradan bütün annelere sesleniyorum. Sesinizi çıkartın anneler. Bu teklifi getiren kim Milli Eğitim Bakanı. Milli Eğitim Bakanı kim? Bilgi hırsızlığından suçlanan, intialden yargılanan, suçlanan birisi. 

    Hangi demokrasiden söz ediyorsunuz? Silivri'de çadır tiyatrosu kurmuşsunuz. Hangi demokrasiden bahsediyorsunuz? Bir siyasi parti liderini daha dava başlamadan 20 yılla suçluyorsunuz. Avukatını da dava bitene kadar uzaklaştırıyorsunuz. Bu mu sizin adaletiniz?

    Uludere'ye kar ve tipi yüzünden gidemiyorlarmış. Gel Kemal kardeşine ben seni kar da olsa tipi de olsa kabul ederim.

    28 ŞUBAT'IN BİR MAĞDURU VARSA O DA ERBAKAN'DIR

    28 Şubat'ta mağdur olduk diyorlar. İnanıyor musunuz? Eğer 28 Şubat'ın bir mağduru varsa Erbakan'dır. Sen ne yaptın. Arkasından bıçakladın. 28 Şubat seni başbakan yapmak için hazırlanmadı mı? Aldılar hapse attılar. Yan geldin yattın. Erbakan kendi ülkesinin çıkarları için savaşırdı. Sen ise ülkeni pazarlayan birisisin. Bana yalancı demiş, cahil adam, ne diyeceksiniz. 

    ERDOĞAN'I YALAN MAKİNESİNE BAĞLASAK 24 SAAT ÖTER

    'CHP'li belediyeler PKK'ya kaynak aktarıyor' dedi. Adam gibi adamsan çık açıkla dedik. Gensoru önerisi verdik. Kaçtı. Yalancı adam çünkü. Erdoğan'ı yalan makinesine bağlasak 24 saat öter. 

    Eğitim konusu çok önemli, çocuklarımızın geleceği için önemli. Milli Eğitim Şûra'sında tartışılmayan bir konu, Bakanlar Kurulu'ndan geçmeyen bir konu nasıl olur da bu şekilde Meclis'e gelir? Hükümet çocuklara Allah'ın verdiği zekayı eğitim sistemiyle yok etmeye çalışıyor. Siyasetçiler üniversitelerin eğitim sistemiyle ilgili hazırladığı raporu okumalı, teklif getiriyorsunuz neden getiriyorsunuz?

    BU ÜLKEDE GÖRÜŞ BİLDİRMENİN SUÇ OLDUĞUNU BEN BİLİYORUM DA...

    Bugün TÜSİAD neden buna karşı çıkmış diye kükremiş, bu ülkede görüş bildirmenin suç olduğunu ben biliyorum da TÜSİAD daha öğrenemedi demek ki. Ama kutluyorum, kim düşüncesini açıkça dile getiriyorsa kutlarım, değerli arkadaşlarım bize büyük görevler düşüyor ortak söylem geliştireceğiz, halka daha fazla gideceğiz.

    Ben Yunus Emre'den bahsettiğim için beyfendi şaşırmış. Sayın Erdoğan sen Yunus Emre'yi bilmezken ben Yunus'u bilirdim. 

    Ne söylerlerse söylesinler CHP bildiği yoldan dönmeyecek. İnsanda biraz Allah korkusu olur. Sanki çok partili hayatı kendisi getirmiş. Sen daha demokrasinin "d"sini bilmezken CHP bunları yapıyordu..

    İlginizi Çekebilir

    Görüş Bildir