Euro
10.1575
0.4%
Dolar
8.6536
0.31%
Altın
493.93
0.34%
Borsa
1.393
0.52%
Bitcoin
367.979
-2.00%
20ºC
İstanbul
Bulutlu ve güneşli 20 C
    Kılıçdaroğlu'nun son grup konuşması

    Kılıçdaroğlu'nun son grup konuşması

    CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, grup toplantısında partililere seslendi..
    • 24.04.2012 - 13:22

    Kılıçdaroğlu nun son grup konuşması #1

    Konuşmasında Başbakan Erdoğan ve AK Parti hükümetini hedef alan CHP lideri, Erdoğan'ın 'Diyanet İşleri Başkanı'ndan özür dile' sözlerine cevap verdi.

    Başbakan Erdoğan'ı yalancılıkla suçlayan Kemal Kılıçdaroğlu, grup toplantısında bir de fıkra anlattı: Adamın birisi ölüyor, öbür dünyaya gidiyor. Karşısına bir melek çıkıyor. Bakıyor düz bir duvar, ucu bucağı yok. Duvarda milyonlarca saat var. 'Nedir bu saatler?' diyor. Melek diyor ki 'Dünyadaki herkesin burada bir saati var. Yalan söylediğin zaman akreple yelkovan oynar'
    Soruyor, 'Bu karşıdaki saat kimin? Hiç oynamamış, Akrep ve yelkovan hep 12'nin üzerinde duruyor'
    Melek 'O Atatürk'ün saati. Onu o nedenle en başa koyduk' diyor. (Burada salonda yoğun bir alkış sesi duyuluyor.) Sonra vatandaş soruyor diyor ki; 'Bana Lenin'in saatini gösterir misin?' Onu gösteriyorlar. Diğer bütün aklına gelen liderleri soruyor, gösteriyorlar.
    'Peki' diyor, 'Bizim ülkemizde bir Başbakan vardı Recep Tayyip Erdoğan. Onun saatini de görebilir miyiz?' diyor. 'Onun saati burada yok' diyorlar.

    -Nerede?
    -Cehennemde!
    -Nasıl olur?
    -Vallahi Onu zebaniler vantilatör olarak kullanıyorlar..

    Kılıçdaroğlu'nun bu fıkrası salondan yoğun alkış aldı..

    İşte Kılıçdaroğlu'nun o fıkrası - TIKLA İZLE

    CHP lideri Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından satır başları:

    Silivri Cezaevi bir cezaevi değil bir toplama kampıdır. Görüyoruz ki orası artık bir akademik kamp haline gelmiştir.

    Türkiye'nin gündemi yoğun. Her hafta zam yapılıyor. Çalışan cezalandırılıyor. Ama bırakmıyorlar. İftira ile yalanla bizim doğrularımızı söylememizi engellemeye çalışıyorlar.

    Başbakan diyor mu hiç bu yurttaşın hali ne diye. Çünkü o köşkünde villasında oturuyor keyfi yerinde. Esnafın durumu ne, çiftçinin durumu ne? Bunları hiç görmüyorlar.

    AKP'LİLERİN VİCDANINA SESLENİYORUM

    İnsanlar niçin bu hale geldi? Erdoğan bunu duysun. AKP'lilerin vicdanına sesleniyorum. Böyle bir tabloya nasıl tahammül ediyorsunuz. Bütün bunlar oluyor, Sayın Başbakan Katar'da çıkıp bir konuşma yapıyor; 'Doktor Ersin Arslan'ın arkasından yapılan yürüşü kınıyorum' diyor. Cinayete kurban giden arkadaşlarının haklarını arıyorlar. Ben dedim size bunlarda demokrasi kültürü yok diye. 

    Bakan istifa demişler, Erdoğan kızmış, siz nasıl istifa dersiniz diye. Bakan iyi çalışıyormuş. Gidin bir bakın bakalım nasıl iyi çalıştıklarını görün. Eğer bir demokraside yürüyüş yapan doktorları siz kınıyorsanız orada ilkel bir kafa vardır. İnsanların demokratik yollardan hak aramalarına saygı gösteren bir partiyiz. Bizim aleyhimize de yürüyebilirler. Biz eleştirilere açık bir partiyiz. 

    ERDOĞAN SESİNİ YÜKSELTEREK KONUŞUYORSA O SÖYLEDİKLERİ KESİNLİKLE YALANDIR

    Dayakla kötekle insan öldürmekle bir yere varılmaz. Onlar hangi dilden anlıyorsa o dilden uygulayacağız. Eğer Başbakan herhangi bir konu hakkında sesini yükselterek konuşuyorsa kesinlikle bir yalanı vardır. Hem çalacaksın hem bağırıp çağıracaksın. Burada bu kürsüde kaç haftadır söylüyorum. Eğitim yasasının içine 20 milyar dolarlık bir yolsuzluk koydular. Kaç haftadır soruyorum. Cevap var mı tık yok. Bağırıyor çağırıyor..

    Biz 20 milyarlık yolsuzluk diyoruz. O kalkmış camiler diyor. Ne alakası var onunla bunun. Biz yolsuzlukla Hz. Muhammed'i bir araya getirmeyiz.

    Ben sana bir soru sordum adama gibi bir soru sordum. 320 milyar dolarlık o yolsuzluğu o yasanın içine koydun. Duymamazlıktan gelen bir kişi var. O da Recep Tayyip Erdoğan. 

    BEN DİYANET İŞLERİ BAŞKANI'NA HAKARET ETMEDİM

    Ben daha önce kendisine yalan makinesi demiştim ya, o bir de iftira makinesi. Başbakan diyor ki, siz Diyanet İşleri Bakanı'na hakaret ettiniz. Biz kamuda çalışan her kişiye saygı duyarız. Nasıl olur da 'Onurlu bir din adamı..' diye başladığımız cümleyi onursuz diye yorumlarsınız. Siz bunu alıyorsunuz tam tersini kullanıyorsunuz. Aslında bana onurlu bir başbakan de diyor. Ama kusura bakma demem. Ancak ne zaman derim: Deniz Feneri ve yolsuzluklardan hesap sorarsınız..

    SEN GİT HİKMET YAR'IN ÖNÜNDE DİZ ÇÖK..

    Sen ağzınla kuş tutsan ben sana onurlu başbakan demeyeceğim. Sen git Hikmet Yar'ın önünde diz çök. Senin Türkiye'yi bu hale getirmen, o diz çökmen yüzünden oldu. 

    Pembe İncili Kaftan'dan söz etmiş. Sen Amerika'nın kuryeliğini yaptın. Ben diz çökmedim diyorsun. Sen onun bile ötesine geçtin.

    Sen kalktın senin ustan olan Necmettin Erbakan'ı arkasından bıçakladın. En yakınını arkadan hançerledin. Bunların başka kültürü yok. 

    YÜZBİNLERCE SIFIRCI ADAY VAR

    YGS sonuçları açıklandı, sıfırcı sayısı yüzde 58 oranında artmış. Sosyal bilimlerde temel matematikte, fen bilimlerinde binlerce aday soru cevaplayamamış. Okul bunların elinde, öğretmenler bunların elinde. Bu tablo Recep Tayyip Erdoğan'ın tablosu. Anneler babalar bu çocuklar okusun diye çaba gösteriyor. Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu gerçek budur. Onların derdi öğrenciler sıfır almış falan değil o 20 milyar doları nasıl götüreceğim. Ne diyorlardı sınavları kaldıracağız diye. Ardından bakan açıkladı, sınav sayısını üçe çıkaracağız diye. Aziz Nesin'in yaşamasını isterdim bize nice kitaplar yazardı. 

    Siz bu ülkede yargı bağımsızlığına inanıyor musunuz? Zaten yüzde 67'miz inanmıyor.

    ÇOCUKLAR SİZ KİNDAR OLMAYIN

    Sevgili çocuklar onlar size Atatürk'ü unutturmak istiyorlar. Siz sakın kindar olmayın. Yunus'un, Mevlana'nın Hacı Bektaş'ın hoşgörüsünü benimseyin.

    Siz eğer ölülerle kavga etmeye başladıysanız kendi milletinizi unutmuşsunuz demektir. Ben Recep Tayyip Erdoğan'ı o karanlık çukurda bırakmaya mahkum ediyorum. 

    Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Bu millete nasıl yansıyacak? Eğer yargı bağımsız değilse, yürütme parlamento üzerinde baskı varsa, medya özgür değilse egemenlik kayıtsız şartsız milletindir yetersiz kalıyor. Bu parlamento sağlıklı çalışamaz. Bir başbakan Meclis Başkanı'na dönüp 'Sayın başkan sen mi susturacaksın ben mi?' diyebiliyorsa bu diktatör kafasıdır.

    GELİN 12 EYLÜL HUKUKUNU DEĞİŞTİRELİM

    12 Eylül hukukunu ortadan kaldırmak için çağrı yaptık, niye ses vermedin? Niye o zaman darbelerden bahsediyorsun. Sen sivil darbe yaptın. Bizim yaptığımız teklifler, benim basın toplantısı yaptığımda yaptığım tekliflerdi.% 10 barajını kaldıralım, yargı bağımsızlığını sağlayalım. Nasıl darbelerle ilgili araştırma komisyonu kurmak mümkünse gelin darbeleri araştırma komisyonu kuralım. Sen iki yüzlüsün...

    İlginizi Çekebilir

    Görüş Bildir