Dolar
6.9422
-0.151%
Euro
8.2115
0.2392%
Altın
1977.16
0.0171%
Borsa
1123.64
-0.2892%
G. Altın
441.639
-0.0258%
Bitcoin
78251.75
-1.2667%
28ºC
İstanbul
Çoğunlukla güneşli 28 C

    1 yıllık iş kaybının yüzde 12'sinden grip sorumlu

    Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Elif Hakko, gribin antibiyotikle tedavi edilmeyeceğini belirtti.
    • 09.01.2013 - 13:55
    1 yıllık iş kaybının yüzde 12'sinden grip sorumlu

    1 yıllık iş kaybının yüzde 12'sinden grip sorumlu #1

    Özellikle son günlerde H1N1 virüsünün tekrar görüldüğü ile ilgili haberler gündemde. Bu nedenle birçok kişinin aklına bu konuyla ilgili sorular geliyor. Anadolu Sağlık Merkezi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Elif Hakko özellikle H1N1 gibi büyük salgınlardan sonra virüsün tamamen ortadan kalkmasının zaman aldığını belirterek, özellikle de daha önce virüsle temas etmemiş kişilerde görülme ihtimalinin daha yüksek olduğunu söyledi. Bu yıl için Grip vakalarının henüz görülmeye başlamadığını da ifade eden Dr. Elif Hakko, önceki yıllarda görülen grip virüsleri için de tehlikenin henüz geçmediğine dikkat çekti.

    Genellikle endişeye yer vermeyecek bir şekilde seyreden grip, zaman zaman çok ağır bir tabloya da dönüşebiliyor, hatta kişiyi yatağa düşürüp riskli gruplarda ölümcül bile olabiliyor. Dr. Elif Hakko, bu soğuk kış günlerinde zaman zaman ölümcül bile olabilen bu hastalıktan korunma yollarını anlatıyor.

    Grip, "influenza" virüsünün solunum yoluyla insan vücuduna girmesiyle oluşan ve salgınlara yol açan bir enfeksiyon hastalığı. Dünya Sağlık Örgütü (WHO)'nün verilerine göre, grip her yıl dünya nüfusunun yüzde 5'ini etkiliyor. Hastalık, tüm tehlikelerine rağmen ülkemizde genellikle hafife alınıyor. Oysa gribin neden olabileceği komplikasyonlar sonrasında özellikle ileri yaştakiler, çocuklar, kronik hastalığı olanlar ve bağışıklık sistemi baskılanan kişilerde ölüme kadar varabilen ciddi sonuçlar doğurabiliyor...

    KIŞIN İŞ KAYBININ YÜZDE 31'İ GRİPTEN

    Üstelik grip, sağlık sorunlarının yanı sıra çok yüksek maddi sonuçları da beraberinde getiriyor. Tüm dünyada, bir yıllık iş kaybının yüzde 10 – 12'sinden sorumlu tutuluyor. Hatta kış mevsiminde bu oran yüzde 31'lere kadar yükselebiliyor. Ülkemizde de her yıl yüz binlerce insanın gribe yakalanması, yüksek ilaç ve hastane harcamalarıyla sonuçlanıyor. Bu olumsuz tablonun üstüne gribin tedavisinin olmadığını da eklersek, ne kadar önemli bir sorunla karşı karşıya olduğumuz daha iyi anlaşılıyor.

    Yaş ve cinsiyet ayrımı yapmadan herkesi tehdit eden gribi ve neden olabileceği ciddi komplikasyonları önlemenin tek yolu grip aşısı. Aşılama, gribe bağlı ölümlerde azalmayı sağlamanın yanı sıra, iş ile okula devam sürelerindeki kayıpları önlüyor ve ilaç harcamalarını belirgin şekilde azaltıyor. Ancak aşılamanın yararlı olması için salgın başlamadan önce yani Eylül, Ekim ayları gibi yapılması gerekiyor.

    SOLUNUM YOLUYLA BAŞLIYOR

    Grip ve korunma yolları hakkında bilgiler veren Anadolu Sağlık Merkezi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Elif Hakko, gribe neden olan influenza virüsünün; hasta veya taşıyıcı kişilerin hapşırması ya da öksürmesi yoluyla kolaylıkla bulaşabildiğini belirtiyor. Virüs bulaşmış ellerle temas etmek, öpüşmek, ortak eşyaları kullanmak da yine bu virüsün geçmesine neden olan faktörlerden... Hasta kişilerden çevreye saçılan virüs parçacıklarının havada asılı kalabilme yeteneğine sahip olmasının bulaşıcılığı daha da artırdığına dikkat çeken Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Elif Hakko, bu nedenle gribin ev, iş yeri, okul, kreş ve toplu taşıma araçları gibi kapalı mekanlarda çok kolay bulaştığını hatırlatıyor. Uzman Dr. Elif Hakko, korunma yollarını ise şöyle sıralıyor:

    Mevsime uygun giyinmeye özen gösterin

    Terli kalmamaya dikkat edin

    Bol sebze ve meyve tüketin

    Aşırı yorgunluk, alkol, sigara, az ve düzensiz uyku gibi vücut direncinizi düşüren ve kolayca hasta olmanızı sağlayan etkenlerden uzak durun

    Her gün en az 2 litre su için

    Ellerinizi sık sık yıkamayı ihmal etmeyin

    Havanın kurumasını önleyin, nemli olmasını sağlayın.

    KURU ÖKSÜRÜĞE BALGAM EKLENDİĞİNDE DİKKAT

    Gribin aniden 39 – 40 dereceye kadar çıkan yüksek ateş, aşırı halsizlik, kuru öksürük, baş ağrısı, şiddetli kas ve eklem ağrılarıyla kişiyi yatağa düşürebilecek kadar ağır seyredebildiğine vurgu yapan Uzman Dr. Elif Hakko, bu tablosuna kimi zaman bulantı, nadiren de kusmanın eşlik edebileceğini ifade ediyor.

    Kuru öksürüğe balgam eklendiği takdirde çok dikkatli olunması gerektiğini, zaman kaybetmeden bir hekime başvurulması gerektiğini ifade eden Uzman Dr. Elif Hakko, gribin ardından gelişebilecek tabloyu ise şöyle anlatıyor:

    "Grip, özellikle çocuklarda, 65 yaş üstündeki bireylerde, kronik hastalığı olanlarda ve bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde larenjit, farenjit, sinüzit ve orta kulak iltihabına dönüşebiliyor. Sonbahar ve kış aylarında çocuklarda görülen orta kulak iltihaplarının yaklaşık 30 – 35'inin nedeni olabiliyor. Daha da önemlisi; zatürree, menenjit, beyin ve kas iltihabı gibi yaşamı tehdit eden veya ölümle sonuçlanan hastalıklar da ortaya çıkabiliyor.''

    YATAK İSTİRAHATI ÖNEMLİ

    Gribal enfeksiyonlarda yatak istirahatının yanı sıra, gerektiği durumlarda yakınmaları hafifletmeye yönelik tedaviler de uygulanıyor. Örneğin ateş düşürücü ilaçlar verilebiliyor, kas veya eklem ağrılarını gidermek amacıyla ağrı kesicilerden yararlanılıyor. Yeni çıkan bazı ilaçların da, ilk belirtilerin başlamasından sonraki 24 - 48 saat içerisinde alındığında, gribin daha kolay atlatılmasını sağladığını belirten Uzman Dr. Elif Hakko, bağışıklık sistemi güçlü olan çoğu insan için 5– 7 gün yatak istirahatı ve bol sıvı alımının bile yeterli olabileceğine dikkat çekiyor.

    GRİP ANTİBİYOTİKLE TEDAVİ EDİLMEZ

    Grip tedavisinde sıkça yapılan bir hataya da dikkat çeken Dr. Elif Hakko, "Halk arasında antibiyotiklerin gribal enfeksiyon üzerinde etkili olduğu yönünde yanlış bir inanış var. Ancak antibiyotikler mikroplar üzerinde etkili oldukları için grip tedavisinde hiçbir yarar sağlamadıkları gibi zararlı etkilere de sahip olabilirler" diyor.

    Görüş Bildir