Euro
10.8165
0.65%
Dolar
9.3113
0.54%
Altın
528.74
0.45%
Borsa
1.417
0.54%
Bitcoin
576.700
2.49%
16ºC
İstanbul
Çok bulutlu 16 C

    Ultra işlenmiş gıdalardan uzak durmak için 8 kural

    Çoğu durumda düşük kaliteli yağlar ve katkı maddeleri ile yapısı tamamen değiştirilen ultra işlenmiş gıdalar sağlık için oldukça büyük bir tehdit oluşturuyor. İşte uzak durmak durmak için ipuçları.
    • Özel İçerik
    • 05.10.2021 - 16:54
    • Güncelleme : 05.10.2021 - 17:05
    Ultra işlenmiş gıdalardan uzak durmak için 8 kural

    Ultra işlenmiş gıdalar hakkında yapabileceğimiz en iyi şey onları tüketmemektir. O halde, her şeyi ölçülü yemeniz gerektiğine dair eski inancı ortadan kaldırmanın zamanı geldi. Bu doğru değildir çünkü bazı gıdalar var ki, tüm hayatımız boyunca tüketilmiş olmasına ve hala birçok evde az ya da çok düzenli olarak yenmesine rağmen, sağlıklı bir diyet için tüketilmemelidir.

    Aynısı olmasa da birçok insanın işlenmiş gıdalarla karıştırdığı ultra işlenmiş gıdalarda da durum böyledir.

    Bir gıdanın işlendiğini söylemek, elimize ulaşması için belirli bir işlemden geçmesi gerekli olduğu anlamına gelirken, ultra işlenmiş gıdalar söz konusu olduğunda, bu çoğu durumda düşük kaliteli yağlar ve katkı maddeleri ile yapısı tamamen değiştirilmiş ürünler anlamına gelir.

    Ultra işlenmiş gıdalardan uzak durmak için 8 kural #1

    "KÖTÜ OLAN KATKI MADDELERİ DEĞİL"

    Bu, ultra işlenmiş ürünlerdeki sorunun, birçok insanın düşündüğü gibi, katkı maddelerinin varlığı olduğu anlamına gelmez. "Ultra işlenmiş ürünlerle ilgili kötü olan şey katkı maddeleri değil, beslenme profilidir, çünkü genellikle rafine unlar, şekerler, sağlıksız yağlar ve damak tadı için karşı konulmaz kombinasyonlar oluşturmak amacıyla diğer sağlıksız bileşenler içerirler." diyen Beslenme ve Diyet Uzmanı Serkan Sıtkı Şahin, bazı katkı maddelerinin güvenli olduğunu, çünkü bu katkı maddelerinin çeşitli kurumlarca test edilip, yönetmelikle düzenlendiğiğini söyledi.

    Bilim camiasındaki hiç kimse, ultra işlenmiş gıdaları diyetten çıkarmanın uygun olduğundan şüphe etmez. En yaygın ultra işlenmiş gıdalar arasında rafine tahıllar, paketli hamur işleri, kurabiyeler, atıştırmalıklar, cipsler, tatlılar, şekerli sütlü tatlılar ve marketlerde bulduğumuz önceden pişirilmiş yiyeceklerin büyük bir kısmını buluyoruz.

    Ultra işlenmiş gıdalardan uzak durmak için 8 kural #2

    ULTRA İŞLENMİŞ GIDALARDAN UZAK DURMAK İÇİN 8 KURAL

    "Zamanla birçok düzeyde bir bağımlılık yaratan ultra işlenmiş gıdaları bırakmak birçok insan için kolay değil, bu nedenle vücudun yeni diyete uyum sağlamasına izin veren küçük alışkanlıkları edinmek en iyisidir." diyen Beslenme ve Diyet Uzmanı Serkan Sıtkı Şahin, bu anlamda kendini suçlamamak ve sağlıklı olmayan bir beslenme biçimini yavaş yavaş geride bırakmanın önemli olduğuna dikkat çekti ve ultra işlenmiş gıdaları geride bırakabilmek için bundan sonra uygulanabilecek bazı alışkanlıkları sıraladı:

    Sağlıklı ve Lezzetli Bir Mutfak Hazırlayın

    Aşırı işlenmiş gıdaları tamamen bırakabilmek, büyük ölçüde yemek yapmayı öğrenmekle olur. Bizi iyi hissettiren birçok sağlıklı yiyecek var. Ana fikir, onları pişirmeyi öğrenmek, alışılmış tariflere yeni tarifler eklemek, böylece sağlıklı ve zengin beslenmektir. Dikkat edilecek en önemli noktalardan biri de hazır sosları kullanmamaktır. Evde hazırlayabileceğiniz soslar ve baharatlar gibi doğal olanları tercih edin.

    Ayrıca mutfağınızdan ultra işlenmiş gıdaları uzaklaştırmanız, onların tüketimini en aza indirmek için en büyük yardımcılarınızdan biri olacaktır.

    Sağlıklı Yağ Tüketimini Artırın

    Zeytinyağı, avokado veya kabuklu yemişler gibi gıdalarda bulduğumuz sağlıklı yağlar vücudun birçok işlevi için çok önemlidir ve aşırı işlenmiş gıdaları bırakmanıız için çok iyi birer yardımcı olabilirler. Doymamış yağlar, mutluluk hormonu olarak bilinen daha fazla serotonin üretilmesini sağlar.

    Chia tohumları, keten, ayçiçeği çekirdeği veya balkabağı gibi iyi yağlar içeren gıdalar, şekerli ve endüstriyel gıdalar için özlemden kurtulmamıza yardımcı olabilir.

    Şekerden Uzak Durun

    Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), toplam şeker tüketiminin günlük kalori alımının en fazla yüzde 10'u olmasını önermektedir ki bu, birçok gıdada bulunan gizli şeker miktarını hesaba katarsak aşılması çok kolay bir rakamdır.

    Sürekli şeker tüketmeye alışmış birçok insanın şekerden kurtulması genellikle kolay değildir ve bunun için hurma gibi tatlandırıcılar kullanılabilir. Diğer bir seçenek de damak zevkini alıştırmak için bazı gıdalara eklenen şeker miktarını aşamalı olarak azaltmaktır. Şeker eklediğiniz kahve gibi içeceklerden yavaş yavaş şekeri azaltmaya başlarsanız, onun doğal tadına alışmış olursunuz ve tatlandırmadığınız halde iyi bir tat alırsınız.

    Stres Yönetimi

    Araştırmalar, aşırı işlenmiş ürünlerin büyük bir bölümünde bulunan şeker tüketiminin, bağımlılık vakalarında gözlenenlere benzer şekilde beyinde değişikliklere yol açtığını gösteriyor. Bu nedenle, şeker alımı bağımlılık yapan uyuşturuculara çok benzer. Şeker tüketimi, ödül mekanizmalarını etkilediğinden, bazı insanlar için şeker tüketimini bırakmak çok karmaşıktır.

    Stresi azaltacak, fiziksel ve duygusal dengenize katkıda bulunacak aktivitelere yönelmeniz işlenmiş gıdaları bırakırken en iyi yardımcılarınızdan biti olacaktır. Bir başka iyi seçenek de benzer hedeflere sahip olan birisini bulmaktır. Bazen kendi başımıza radikal değişiklikler yapmak bizim için çok zordur ve sağlıklı bir diyete giden yolda eşlik eden birisinin olması çok daha iyidir.

    Vücut İstediğinde Yemek Yiyin

    Belirli zamanlarda yemek yemeniz gerektiği inancını ortadan kaldırmak önemlidir; bu, ters tepmeyle sonuçlanabilecek bir alışkanlıktır. İdeal olan bedeni dinlemek ve acıktığınızda yemek yemektir. Beden akıllıdır ve bizi uyarır.

    Saat geldiği için yersek ancak aç değilsek, büyük olasılıkla az yemek yeriz, bu da kısa sürede acıkmamıza ve iştahımızı yatıştırmak için aşırı işlenmiş bir şey tüketmemize neden olabilir.

    Proteinden Zengin Bir Diyet İzleyin

    Aşırı işlenmiş gıdalar açısından zengin diyetlerle ilgili bir diğer sorun, normalde bunların tüketilmesinin diğer gıdalara zarar vermesidir. Bu nedenle besin açısından eksik olabilirler. Protein tüketmek vücudun birçok işlevi için kritik öneme sahiptir, çünkü kas kütlesini geliştirir ve daha güçlü ve daha dirençli hissetmemizi sağlar.

    Proteinler ayrıca vücudun tüm hücrelerini onarmaya ve yeni hücreler üretmeye yardımcı olur, çünkü tüm gerekli amino asitleri içerirler. Düzenli protein tüketimi yavaş yavaş ultra işlenmiş gıdaların yerini alabilir. Hayvan kaynaklı protein alacaksanız, tercihinizi daha çok tavuk, balık ve yumurtadan yana yapabilirsiniz.

    Bezelye ve kırmızı mercimek gibi baklagiller ve kırmızı et de iyi miktarda bitkisel protein içerir.

    Yeterli Su İçin

    Hidrasyon sadece gün boyunca yeterince su içmek değil, özellikle spor yapıyorsak ter yoluyla kaybedilen elektrolitlerin yerine konması anlamına gelir. Çeyrek çay kaşığı tuz, yarım limon suyu ve çeyrek çay kaşığı karbonatı bir buçuk litre suda karıştırarak ev yapımı bir izotonik içecek hazırlayabilirsiniz. Bu içecek elektrolitleri ve mineralleri yenilemeyi ve dolayısıyla daha enerjik hissetmeyi, bu da aşırı işlenmiş gıda isteklerini atmamızı sağlar.

    Kendinizi Zorlamayın ve Suçlamayın

    Kendinizi suçlamayın ve gerekirse haftada bir kez kendinize ödül vererek suçluluk duymadan istediğiniz şeyi, çok miktarda olmadan tüketin. bu çok önemlidir, çünkü eğer hafta boyunca sağlıklı ve dengeli bir diyet sürdürdüyseniz bu sizin için çok iyi bir motivasyon kaynağı olur.

    Sağlıklı beslendiğiniz sürece vücudunuz herhangi bir fazlalığı sorunsuz bir şekilde çıkarmak için yeterli araçlara sahip olacaktır. O halde, iyi beslenmeyi öğrenmek, birçok insan için küçük ama sağlam adımlar atmayı gerektiren uzun mesafeli bir yarıştır. Ana fikir, alışkanlıkları farkında olmadan birleştirmek ve sırayla kötü alışkanlıkları ortadan kaldırmak, bu değişiklikleri her zaman bir tür fiziksel aktivite uygulamasıyla, hepsi günlük rutine dönene kadar birleştirmektir.

    İlginizi Çekebilir


    Görüş Bildir