taraftar değil haberciyiz
Son dakika haberleri Türkiye'nin haber sitesinde.
5.8852
6.5765
1275.89
96142.18
241.657

Satrancın mucidinden akıl oyunu

Saatlerce, sabırla, rakibimizin en ufak hatasını beklediğimiz bilginin ve tekniğin ve sabrın egemen olduğu bir oyundan bahsediyoruz; satranç. Hayat gibi bir oyun...

Özel İçerik | 19.02.2019 - 09:24..
Whatsapp ile paylaş

Aybüke SENGİR/ [email protected]

Satranç ilk kez M.S 570 yılında Hindistan’da oynanıyor. Bunu da nereden biliyoruz, o tarihlerde yazılmış olan pek çok kaynak satranç oyunundan bahsediyor. Gelelim hikayesine. Hikaye, bir alim ve zalim arasında geçiyor. Tahmin edebileceğiniz gibi zalim bir kral, alim ise dönemin en bilgilisi. 64 kareli satranç tahtasında, hesap yapamayan kraldan dünyanın buğdayını isteyen bir alim...

Satrancın mucidinden krala yüzyıllık ayar YOUTUBE

SAVAŞMAYI ÇOK SEVEN KRAL

Bundan yaklaşık 1400 yıl önce Hindistan’da savaşmayı çok seven bir kral vardı. Kralın en büyük zevki savaş stratejilerini komutanlarına denetmekti. Kral asla bu huyundan vazgeçmez, sebepsiz yere bir başka komşusuna savaş açardı. Yıllarca süren bu savaşlar elbette halkı perişan eder, içten içe isyanlara sürüklerdi. Ama yapacakları bir şey yok tabii çünkü krala karşı gelmek öldürülmek veya iyi ihtimalle zindanda çürümekle eş değer.

Satrancın mucidinden akıl oyunu

HALK, KRALI VAZGEÇİRMEK İÇİN BİLGİNDEN YARDIM İSTİYOR

Halk, isyan edememenin de çaresizliğiyle Hindistan’ın en bilgili kişisi olan “Yüce Bilgin”e gider. Dertlerini ona anlatıp, bir şekilde kralı savaşmamaya ikna etmesini ister. Yüce Bilgin düşüncelere dalar... Çünkü kralı bu mantıklı davranışa ikna etmenin ne kadar zor orduğunu bilir. Yüce Bilgin binlerce kitap okumuş biri, kralsa belki 1-2 kitap. İşte eski dönemlerde krallık yönetimlerinin sıkıntısı da buydu. Kral olmak için özel bir şey yapmanız gerekmiyodu. Sadece kralın oğlu olmak yeterliydi.

Satrancın mucidinden akıl oyunu

YÜCE BİLGİNDEN KRALA HAYAT DERSİ

Yüce Bilgin halka dönüp, “Benin eve kapanıp biraz düşünmem lazım” der. Bir, iki, üç, dört gün derken, aradan bir hafta geçer ve Yüce Bilgin sonunda evinden çıkar. Halk heyecan içerisindeyken Bilgin “Beni krala götürün” der.

Krala Yüce Bilgin’in geldiğine dair haber verilir. Kral sevinir, çünkü ne kadar cahil olsa da Yüce Bilgin’i her zaman takdir ediyordu.

– “Hoşgeldin Bilgin. Bu ziyaretinin sebebi nedir?”

– “Değerli kralım size bir hediye getirdim!”

– “Çok sevindim. Eminim ki güzel bir şey düşünmüşsündür. Nedir O?”

Yüce Bilgin’in kucağında bir kutu var. Sizce bu kutuda ne var? Merak etmeyin, içinde bomba yoktu. O zamanlar bomba ne arar. Yoksa içinden zehirli bir yılan çıkacak da kralı mı ısıracak? Hayır hiçbiri. Yüce Bilgin, akıllı bir insan, sorunları barışçıl şekilde halledecek kadar da zekiydi.

– Kralım siz savaşmayı çok seviyorsunuz. Bu sebeple size aynı gün içerisinde defalarca savaşma imkanı verecek bir oyun getirdim. Bu ufak taşlar askerleriniz. İki tane atlı birliğiniz ve iki tane de filli askerleriniz var. Yine aynı şekilde iki tane savaş arabanız var (kaleyi anlatıyor) Eh siz de oyunda şahsınız! Ve de yanınızda baş yardımcınız vezir olacak.

– Bu gördüğünüz satranç tahtası üzerinde karşıdaki düşmanla savaşacaksınız!Satrancın mucidinden akıl oyunu

DİLE BENDEN NE DİLERSEN!

Kral, oyunu öyle sever ki bir daha komşularıyla savaşmama kararı alır. Hindistan halkı da böylece büyük bir beladan kurtulur. Yüce Bilgin'e de dile benden ne dilersen der!

Bilginimiz, Sana bulduğum bu oyunun birinci karesi için bir buğday istiyorum. İkinci karesi için iki buğday istiyorum. Üçüncü karesi için dört buğday istiyorum. Böylece her karede, bir önceki karede aldığım buğdayın iki misli buğday istiyorum” diyor.

Satrancın mucidinden krala yüzyıllık ayar VİDEO

HESAP BİLMEYEN KRAL

Kral, isteye isteye üç beş tane buğday istediği için sinirlenip, “Hesaplayın, hak ettiğinden bir tane fazla buğday vermeyin” diyor.

İŞİN İÇİNE MATEMATİK GİRİYOR

Hesaplamaya başlıyorlar; birinci kareye bir buğday, ikinci kareye iki buğday, üçüncü kareye dört buğday… 10. kareye gelindiğinde toplam 1023 buğday vermeleri gerekiyor. Bu da yaklaşık bir avuç buğdaya denk geliyor. Hesabın hep böyle gideceğini, böyle üç beş buğday vereceklerini zannediyorlardı. Zaten 15. karede yalnızca 1,5 kilo buğday vereceklerdi. 25. kareye gelince vermeleri gereken buğdayın 1,5 ton olduğunu görmüşler ama fazla heyecanlanmamışlar. Oysa 31. kareye gelince bu işin şakası olmadığını anlamaya başlarlar... Çünkü vermeleri gereken buğday 92 ton!Satrancın mucidinden akıl oyunu

DÜNYANIN 1500 YILLIK BUĞDAY ÜRETİMİNİ VERMESİ GEREK

Hesaplamaya devam ederler. 49. kareye geldikleri zaman 24 milyon ton buğday vermeleri gerekiyor. Bu ise bugünkü Türkiye’nin bir yıllık buğday üretiminden fazla. 54. kareye geldiklerinde ise 771 milyon ton buğday vermeleri gerekiyor. Bu da dünyanın bugünkü ölçülerine göre 1,5 yıllık buğday üretimi demek. “Madem başladık hesaplara, devam edelim” deyip bitirmişler. 64. kare de tamamlandığında bugünkü ölçülerle dünyanın 1500 yıllık buğday üretimini bizim Bilgin’e vermeleri gerektiği ortaya çıkar.

Satrancın mucidinden akıl oyunu

KRAL BORCUNU HALA ÖDEMEMİŞ SAYILIYOR

Satrancın günümüzden yaklaşık 1300 yıl önce bulunduğunu ve eskiden de dünyanın yıllık buğday üretiminin bugünkünden daha az olduğunu göz önüne alırsak, kral borcu hala ödememiş sayılıyor. Bu upuzun ifadelerle anlattığımız sayının matematik dilindeki ifadesiyse kısa ve basit:

Satrancın mucidinden akıl oyunu

Birinci kareye bir buğday ve sonraki her kareye, bir önceki kareye konan buğday sayısının iki katı buğday koyalım. Kullanılacak buğdayların sayısını kolayca bulabiliriz;

18 kentilyon 446 katrilyon 774 trilyon 73 milyar 709 milyon 551 bin 615 tane!

Satrancın mucidinden akıl oyunu

Bu reklam google tarafından sağlanıyor?
YORUMLAR (üye olmadan da yorum yapabilirsiniz)
[+] Görüş bildir