taraftar değil haberciyiz
Son dakika haberleri Türkiye'nin haber sitesinde.
6.1091
6.8323
1282.95
84596.16
252.268

Selçuk Aydemir ile yeni kitabı “Evrak Kürek”i konuştuk

Güldüren filmlerin yönetmeni, kitapların yazarı Selçuk Aydemir ile yeni kitabı “Evrak Kürek: Sektörden Arkadaşlar Giriş 101”i ve yeni projelerini konuştuk…

Özel İçerik | 21.02.2019 - 12:03..
Whatsapp ile paylaş
Selçuk Aydemir ile yeni kitabı “Evrak Kürek”i konuştuk

Selçuk Aydemir

O, çok eğlenceli bir adam. Hepimiz yazdığı kitaplara da, çektiği filmlere de çok gülüyoruz. Selçuk Aydemir, en büyük hobisini mesleği edinmiş ve ne kadar şanslı olduğunun farkında. Kendi penceresinin manzarasından sızan her bir komediyi de paylaşacak gibi, ki umarız hep paylaşsın.

İşte Selçuk Aydemir ile keyifli sohbetimiz…

“SELÇUK’UN KİTAPLARINI OKUT, ONLARLA BAŞLASIN SEVER” DENMESİNE TALİBİM


- Klasik başlangıcımı sunuyorum efendim: Kendi gözünden Selçuk Aydemir kimdir?

En büyük hobisini mesleği haline getirmiş, kendini çok şanslı gören bir yazar ve yönetmen. Komik anılar ve dostlar biriktirir, ikisini bir araya getirip herkesle paylaşır. (Abo afili oldu sanki! diye ekleyerek gülüyor)

Selçuk Aydemir ile yeni kitabı “Evrak Kürek”i konuştuk

- “Evrak Kürek: Sektörden Arkadaşlara Giriş 101”, “Mahalleden Arkadaşlar” ve “Liseden Arkadaşlar”ın ardından kaleme aldığınız üçüncü kitabınız. Yazdıklarınızı bir kitap haline getirme fikri nasıl doğdu?

Kardeş Payı'ndaki mafyaları yazarken, 9 yaşındaki sözüm ona çetecilik oynadığım dönemden çok faydalanırdım; bana nostaljik bir sürü duygu yaşatırdı. Bir süre sonra o zamanları da anlatma arzusuna kapıldım. İlk kitabımda da belirtmiştim, bana kitap okuma alışkanlığını da, mizahı da, bu mesleği seçmemi de sağlayan şey Ferhan Şensoy Usta'nın kitaplarıydı. Birine kitap okuma virüsünü nasıl kazandırdığını birinci elden tecrübe etmiştim, ne kadar değerli olduğunu biliyordum. Bir süre sonra da bizim çocuk kitap okumayı sevmiyor diyen birine, "Selçuk'un kitaplarını okut, onlarla başlasın sever" denmesine talibim.

Selçuk Aydemir ile yeni kitabı “Evrak Kürek”i konuştuk

BENİM PENCEREMDEN HAYAT KOMİK, EĞLENCELİ VE ŞAKACI


- Kitabınız henüz raflarda yerini almadan ilk baskısı tükendi. Bu denli güzel ve büyük bir ilgiyi bekliyor muydunuz?

Hayır, aksine şaşırdım. O baskıyı alan herkese bu tatlı mutluluğu yaşattıkları için teşekkür ederim.

-Peki ilk ne zaman böyle bir yeteneğiniz olduğunu keşfettiniz; yazmaya başladınız?

Çok küçük yaşlardan beri yazma merakı vardı hep; ama mizahi bir yazı kaleme almak, yazdığım bir şeyle insanları güldürebilme arzusu okuduğum ilk Ferhan Şensoy kitabı (Denememeler) ile başladı. Kitabı okur okumaz ben bunu yapmak istiyorum demiştim. Hala da diyorum pek kolay değilmiş. :)

- Yine öyle samimi ve komik bir dille ilerliyorsunuz ki, fotoğraflarınız, kelimeleriniz… Çok okunmanızın, izlenmenizin, sevilmenizin sebebi sizce ne?

Benim penceremden hayat komik, eğlenceli ve şakacı. O pencereden manzara çok güzel. Ben de gördüğümü yazıyorum. Okurun sevdiği şeyin hikaye ve olay örgülerimden çok, olaylara yaklaşımım ve onları yorumlamam olduğunu düşünüyorum. Yoksa hikayelerim sıradan ve benim neslimle ortak yaşadığımız şeyler.

Selçuk Aydemir ile yeni kitabı “Evrak Kürek”i konuştuk

ÇOCUK, BABASININ SIRRIDIR DERLER

 

- Kitabınızda başınızdan geçen olayları mizahi bir dille anlatırken bir yandan da sektöre girmek isteyen genç arkadaşlarınızla dertleştiğinizi belirtmişsiniz. Peki sektöre girmek isteyen genç arkadaşlarınıza verebileceğiniz tavsiyeler var mı?

Evrak Kürek'te sektörde ilk işini yapacak yönetmen ve senaristlerin yaşayacakları sorunlardan tecrübe ettiklerimi irdeledim bol bol. Her iki tarafın da gözünden bakıp, bu sorunlara nasıl yaklaşılması gerektiğini kendimden yola çıkarak anlatmaya çalıştım. Tavsiyeden çok, tecrübe paylaşımıydı umarım faydalı olur.

- Kitabınızda, babanızın çalıştığı sinemada 13 yaşındayken çikolatalı mısır sattığınızdan bahsediyorsunuz. Babanızın sinemada salonunda çalışmasının kariyerinizde olumlu bir etkisi oldu mu?

Çocukluğuma dair hatırlayabildiğim en eski anı, bir sinema salonunda coşkulu bir seyirci topluluğu ile izlediğim ilk filmdir. 4-5 yaşlarındaydım sanırım. Okul harçlığı çıkartmak için yaptığım ilk iş de sinemada mısır satmaktı. Bir çocuk için babasının iş yeri zaten büyülüdür. Haliyle müsebbibim babam. Çocuk babasının sırrıdır derler.

Selçuk Aydemir ile yeni kitabı “Evrak Kürek”i konuştuk

(Burak Aksak ile)

UÇAK MÜHENDİSLİĞİ DE HARİKA BİR MESLEK; AMA BEN ORAYA UYGUN DEĞİLİM


- Kitabınızda THY’den efsanevi istifa ediş sahnenizden bahsediyorsunuz. THY’de uçak mühendisi olarak çalışırken istifa edip kendi hikâyenizin peşinden gitmişsiniz. Meslekte olumsuzluklarla karşılaştığınızda hiç, “Gül gibi mesleğim var benim, keşke istifa etmeseydim,” dediğiniz oldu mu?

Olmadı, bundan sonra da olmamasını çok istiyorum. :) Çalıştığım yer de, iş arkadaşlarım da harika insanlardı, uçak mühendisliği de harika bir meslek ama ben oraya uygun değilim.

- Sinemaya, kısa film çekerek başladığınızdan ve bu anılarınızdan çokça bahsetmişsiniz kitabınızda. Bu yıllarda başınıza gelen en absürd olayı bizimle paylaşabilir misiniz?

Henüz ilk filmimizde (Hayal Hırsızları) senaryo gereği oyuncu içi para dolu büyükçe valiz kıvamında bir çantayı çöp konteynırına atacaktı; oyuncumuzun ilk oyunculuk denemesiydi (Burak Aksak). Rolü çok gerçekçi oynayası geldi, koşarak gelip çantayı konteynıra sertçe, büyük bir gürültüyle fırlatıp, "Bunu siz istediniz" gibi tehditkar bir replikle fırlatıp kaçmaya başladı. Çok da güzel oldu sahne; ama konteynırın hemen dibindeki karakol amiri ve polisler bizim kadar giremediler duyguya. Sahneden aynı tadı almamış olacaklar ki bir baktık kolumuza polisler girmiş biz komiserin odasında alt dudağımız titreyerek durumu anlatıyoruz. Karakoldan izin almadan hemen dibindeki çöp konteynırına, “Bunu siz istediniz!” diye bağırarak çanta fırlatıp kaçmak pek alışkın oldukları bir durum değilmiş tabii, biraz tehditkar bulmuşlar. Allah'tan, Hulusi Kentmen klasmanında bir komisere denk gelmiştik de biraz azarlayıp gönderdiler.

Selçuk Aydemir ile yeni kitabı “Evrak Kürek”i konuştuk

ZATEN HEP BİR KABUL İLE BAŞLIYOR…

 

- Kitabınızın arka kapağında bizi karşılayan paragrafın ilk cümlesi çok dikkatimi çekti: “Hayatımın değişmez kuralıdır bu, ben yanlış ata oynamaya bayılırım”. Bu haliniz size neler kazandırdı, neler kaybettirdi?

At yarışını ve şans oyunlarını bıraktım. O bir itiraf aslında, bazen aklımı mantığımı bir kenara koyup, gözümü kör edecek kadar  bir şeyi bildiğimi iddia edecek cahilliğe sahibim. Beni farklı fikirlere ve çok sesli düşünmeye, ilgili ilgisiz birçok insanın ne düşündüğüne kulak kabartmaya iten sebep oldu. Zaten hep bir kabul ile başlıyor...

- Kitabınızda okuduğum kadarıyla film çekmek isterken pek çok zorlukla karşılaşmış; kısa filmlerinize bütçe bulmak için ilahi klipleri, pek çok arkadaşınızın kısa filmlerini vs kurgulamışsınız. Peki bu meşakkatli yolda “en büyük şansımdı” şeklinde nitelendirebileceğiniz bir olay yahut kişi var mı?

Tüm kitap bunun üzerine. (Gülüyor)

Selçuk Aydemir ile yeni kitabı “Evrak Kürek”i konuştuk

BİR DAHA DA YAZACAĞIMI DÜŞÜNMÜYORDUM SANIRIM


- Kitabınızda, Çalgı Çengi’nin senaryosunu bir gecede bitirdiğinizden bahsediyorsunuz. Bunu yapabilmeniz için sizi motive eden şeyler nelerdi? Sadece bu ana özel miydi?

Kesinlikle o ana özel bir durumdu. İşe girince uzunca bir süre hiçbir şey yazmamıştım, bir daha da yazacağımı düşünmüyordum sanırım. Artık nasıl özlemişsem yazmaya oturunca başından kalkamadım, zamanın nasıl geçtiğini anlamadım. Bir oturuşta tüm senaryoyu bitireyim niyetinde de değildim. Kaptırmışım, özlemişim.

- Peki yazma rutininiz nedir? Nasıl bir ortamda daha kolay yazıyorsunuz?

Sabah erken saatlerde yazmayı severim. Güneş battıktan sonra verimim çok düşer; revizeler, sahne numaralandırma ve tekrar okumaları bırakırım akşama. Konsantre olabileceğim her yerde yazarım. Oda, atmosfer gibi takıntılarım yoktur, aksine değişiklik olsun diye laptopu alıp bir kafeye oturup yazdığım da çok olur. Bölünmeyeyim, biri bir şey istemesin yeter, çok bile.

Selçuk Aydemir ile yeni kitabı “Evrak Kürek”i konuştuk

HEP BİR ŞEYLER EKSİK KALACAK HİSSİYATINA GİRİYORUM


- Ramazan Güzeldir’i çekerken planlama esnasında mühendisliğin işe yaradığından bahsetmişsiniz. Peki mühendis olmanızın yönetmenliğinize başka olumlu etkileri de oldu mu?

Evet. Analitik düşünme, işi planlama, pratik çözümler getirebilmenin dışında, olası problemleri önleyici bir set sistemi oluşturmada da çok faydasını görüyorum.

- Kitabınızın ismi, Evrak Kürek: Sektörden Arkadaşlara Giriş 101. Eserinizin sonuna da, “Sektörden Arkadaşlar’da görüşmek ümidiyle,” diye bir not düşmüşsünüz. Sektörden Arkadaşlar’ın da raflarda yerini alması yakın mı?

Sektördeki maceramız devam ettiği için yazsam bir şeyler eksik kalacak hissiyatına giriyorum. Daha fazla malzeme biriksin, hepsini bir arada sunayım niyetindeyim.

Selçuk Aydemir ile yeni kitabı “Evrak Kürek”i konuştuk

(Burak Aksak ile)

YETİŞİRSE ÖNÜMÜZDEKİ SENE VİZYONDALAR


- Başka nasıl projeler var peki, ondan da bahsedelim mi? Dizi, sinema…

Bu sene çekmeyi planladığım iki film var. Birinin senaryosu bitti, hızlı serseri sürprizi bol bir komedi filmi, diğeri ise Mahalleden Arkadaşlar'ın filmi. Onun senaryosuna çalışıyorum. İçime siner ve yetişirse önümüzdeki sene vizyondalar.

- Selçuk Aydemir ne tür kitaplar okuyor? Hangi yazarları seviyorsunuz en çok?

Dönemsel ilgi ve merakıma göre şekilleniyor açıkçası. Şöyle izah edeyim, okumam dediğim bir yazar ve tür yok, yeter ki o an, ondan bir şey öğrenebileceğimi bileyim. Bunu tetikleyen de dönemsel arayışlarım oluyor.

Damla Karakuş: Teşekkür ederim.

Selçuk Aydemir: Teşekkür ederim.

Selçuk Aydemir ile yeni kitabı “Evrak Kürek”i konuştuk

Evrak Kürek: Sektörden Arkadaşlar Giriş 101

Selçuk Aydemir

Küsurat Yay.

S.: 224

Kitabı satın almak için tıklayınız: D&R

*

Damla Karakuş

[email protected]

Instagram: biyografivekitap

Bu reklam google tarafından sağlanıyor?
YORUMLAR (üye olmadan da yorum yapabilirsiniz)
[+] Görüş bildir