Grup toplantısına Hakkari'deki terör saldırısıyla başlayan Erdoğan, 12 Eylül darbesi döneminde genç yaşta idam edilen üç ismin hikayesini anlatınca duygu dolu dakikalar yaşadı. Bir süre konuşamayan Başbakan Erdoğan ağladı. Bu sırada gurup sıralarında bületn Arınç başta olmak üzere çok sayıda partilinin gözyaşlarına boğuldu.
İşte Başbakan'ın gurup toplantısındaki o açıklamaları:
Hakkari'den yine üzücü bir haber aldık. 6 askerimiz şehit oldu 15 askerimiz yaralandı. 1 terörist ölü ele geçirildi. Bölgede operasyonlar devam ediyor. Ailelerine baş sağlığı diliyorum...
Bu süreçte vereceğimiz dayanışma çok önemli. Bu sorunu çözecek akşamdan sabaha çözecek bir sihirli değnek yok. Bu konuda en ufak bir geri adım atmak yok. Kimlerin üzerine ne görev düştüğü malumdur. Bu olay sadece bir güvenlik olayı değildir. yıllar yılı böyle bakıldı ve malum durum ortada.
Parlamento, STK'lar hep birlikte bir dayanışma içerisinde teröristlerle vatandaşlarımız ayırabilir ve araya o perdeyi koyabilirsek her şey daha kolay olacaktır.
1974 yılındaki hareket sonrası 36 yıldır KKTC'de barış ortamı var. Başbakan yardımcımız Cemil Çiçek kutlamalara katılıyor.
Genel Kurul çalışmalarınında sona yaklaşmış durumdayız. Ülkemiz için son derece önemli yasaları yasallaştırmanın da gönül huzuru içerisindeyiz.
Muhalefete rağmen çalışmalarımızı sürdürdük. Ancak şu hususa özellikle dikkatlerinizi çekmek istiyorum. AKP hizmet için gayret gösterirken onlar kendi hırslarını bizlere dayatmaya çalıştılar. Bunlar yapmayı değil, yıkmayı biliyorlar.
Bu ülkenin yerinde saymasına biz karşı çıktık. Hayal kırıklıklarına karşı çıktık. Biz vizyon oluşturmayı tercih ettik. Çetelere hukuk dışı örgütlenmelere karşı çıktık. Şunu samimiyetle ifade ediyorum: Paketteki maddeler CHP,MHP ve BDP'nin üst yönetiminin uykularını çok ciddi şekilde kaçırıyor. Tek başlarına kaldıklarında aka kara demenin vicdanlarını nasıl rahatsız ettiğini biliyoruz.
Sırf Ak Parti yapıyor diye aka kara dedikleri çok açık bir şekilde ortadadır.
Neden hayır dediklerini, kendilerine de millete de izah edemiyorlar. Meseleyi şahsileştirmenin ötesine geçemiyorlar. dikkatli takip edin, izleyin, dinleyin, anayasa maddeleriyle ilgili bir söz bulamayacaksınız. Neredeyse bu ülkenin bütün sorunlarının çözümünü bu paketten bekliyorlar. Allah aşkına sizin işsizliği çözme konusunda elinizde bir reçeteniz var mı?
Şu anda ABD'ye, AB ülkelerine, Japonya'ya bakın işsizlik nerede, Türkiye'de nerede.. Nisan ayı işsizlik rakamları açıklandı. Göreceksiniz önümüzdeki aylarda işsizliği yüzde 12'nin altına düşeceği müjdesini buradan veriyorum.
Milli iradenin güç kazanması için tarihi bir adım atmaktayız. Sadece AK Parti seçmeni değil, diğer partilerin tabanları da bizi çok iyi anlıyorlar. Miting meydanlarında bunu en güçlü şekilde söylemeye devam edeceğiz. Yalan yanlış ifadelerle bunu kullanmaya çalışıyorlar. Bu Ak Parti'nin paketi değildir. bu bir Türkiye projesidir, bir millet projesidir. Benim vatandaşım 22 temmuzda, 29 martta hangi partiyi tercih ederse etsin, 12 eylülde yapacağı tercih siyasi partilerle ilgili bir tercih değildir. Referandum demokratik bir hak, bir demokratik tercih yöntemidir. Hükümet icraatlerını değil kendi geleceğini oylayacak. Bu noktada tereddüt yaşayanlar kendi vicdanları ile muhasebe yaparak aklın yolunu yani evet'i tercih edeceklerine tüm kalbimle inanıyorum.
BENİ BURADA ARAMA ANNE
Şair Nevzat Çelik'in Adalı için yazdığı o ünlü şiir aslında bu zamansız ölümü en güzel şekilde resmediyor. Gerçekten çok duygusal: ''Beni burada arama anne, kapıda adımı sorma, saçlarına yıldız düşmüş koparma anne ağlama.''
Necdet Adalı 12 Eylül cuntasının idamı
Bu ara bir televizyon kanalında, o günlerde idam kararlarının nasıl verildiğini izliyorsunuz değil mi? Bir bu yandan bir o yandan. Sonradan suçlular yakalandı ama Necdet Adalı geri gelmedi. 12 Eylülcüler, kendi ifadeleriyle asılan bir solcuyla denge kurmak için bir de sağcı idam etmek istediler. Necdet Adalı'dan birkaç saat sonra ‘Mustafa Pehlivanoğlu darağacına yürüdü. Ailesi 3 gün sonra ziyarete geldi
Mustafa Pehlivanoğlu'nun ailesine yazdığı son mektup
Mustafa'dan geriye şu satırlar kaldı. O da gerçekten çok anlamlı satırlar.
''Sevgili anneciğim ve babacığım, sizler beni bu yasa kadar büyüttünüz ve yetiştirdiniz. Benim sizlere karşı islemiş olduğum hataları ve suçlarımı affedin. Hakkınızı helal edin. Ben sizlerin bir evladınız olarak, bugüne kadar Cenab-ı Hakk'ın ve Onun Resulünün, Yüce Peygamberimizin yolundan ayrılmadım. Alın yazımız böyle yazılmış. Kader ne ise onu çekeceğiz. Ben de kardeşim Haydar gibi bir an önce Allah'ın huzuruna çıkacağım. Eğer benim günahım varsa Cenab-ı Allah'ın huzurunda çekmeye hazırım. Yok, bir yanlışlık sonucu ölümüme karar verenler, idam edenler Allah'tan bulsunlar. Sunu hiç bir zaman unutmasınlar ki, Mustafa'lar ölür, Allah davası ölmez, milliyetçilik yaşar. Kellemi verdiğim bu yolun zaferi yakindir. Zafer her zaman Allah'a inananlarındır.
Bunun için hiç üzülmeyin. Cenazemin arkasından ağlamayın, günahtır. Sizden ricam ağlamayın. Anne, sizlerle helalleşmek isterdim, fakat olmadı. Hakkim varsa, hepinize helal olsun, siz de helal edin.
Son olarak, abime, yengeme, yiyenime, bacıma selam eder, haklarını helal etmelerini dilerim. Nişanlıma da selam eder, Cenab-ı Allah'ın mutlu bir yuva kurması için ona yardımcı olmasını dilerim.
Oğlunuz Mustafa''
Erdal Eren 17'sinde tutuklandı
Bir başka isim Erdal Eren. Daha 17 yaşındayken tutuklandı. 13 Aralık 1980'de, 18 yaşından küçük olmasına rağmen idam edildi. Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu'nun Mamakta çektiği işkenceyi ve yazdığı dizeleri özellikle dinledik ve unutmadık.
Huzur dolu içimde ben sonsuzluğu düşünüyorum, ey sonsuzluğun sahibi sana ulaşmak istiyorum. Durun kapanmayın pencerelerim, güneşimi kapatmayın, beton çok soğuk üşüoyurm.
14 Mayıs 1987'de Hüseyin Karamahmutoğlu, sabah namazını kılarken başına vurulan dipçik darbesiyle gencecik yaşında yaşama veda etti.
BAŞBAKAN ERDOĞAN UZUN SÜRE KONUŞAMADI. gÖZLERİ DOLAN BAŞBAKAN SESSİZ KÜRSÜDE KALDI. BU SIRADA PARTİ GURUP TOPLANTISINDA BÜLENT ARINÇ'IN DA ARALARINDA BULUNDUĞU PEK ÇOK İSİM GÖZYAŞLARINI TUTAMADI
Muhsin Yazıcıoğlu'nun Mamak Cezaevi'ndeki o şiirini biliyorsunuz.....
12 Eylül'de bir mağdurumuz da Kültür Bakanımız Ertuğrul Günay'dır. Babası vefat ettiğinde cenazesine katılamamıştır...
Mustafa'nın Allahından bulacaklar dediği gün 12 Eylül 2010 günüdür. Yıllarca solcuları kullanan ama 12 Eylül'le hesaplaşamayan CHP siz hesaplaşamazsınız da biz hesaplaşacağız. Sabah namazında başına dipçik yiyerek hayatını kaybedenlerin hakkını soracağız. Ben MHP'li kardeşlerimden, CHP'ye gönül vermiş kardeşlerimden, BDP'li kardeşlerimden bir daha 12 Eylül yaşanmasın diye Evet bekliyorum.
Üstünlerin hukukundan hukukun üstünlüğüne geçiş için evet diyecekler.
Esnafımız, sanatkarımız hükümetin politikalarında söz sahibi olabilmeleri için evet diyeceklerdir. Burada aklın yolu bellidir, evet diyeceklerdir. MHP, BDP, CHP hayırın içini dolduramazken biz neden evet denmesi gerektiğini anlatacağız. Günlerdir hayır diyorlar ama hangi gerekçeyle hayır dediğini bilmiyorlar.
16 yaşındaki çocuğun idam sehpasına götürülmesine karşı çıkıyorsun da neden neden hayıre diyorsun. Bunlar neden hayır denilmesi gerektiğini söylerlerken aslında neden evet demek gerektiğini anlatıyorlar.
Bizi yüce divanla tehtit ediyorlar. Biz bu yola canımızı koymuşuz. O kırı sıkı tehtidler bizi ırgalamaz. Bizim Anayasa Mahkemesi'nin bahçesinde yere ihtiyacımız yok. Bize Anayasa Mahkemesi'nde ev ayarlayacağına o bahçeye kurduğu gecekondudan çıksın. Hadi oraya gecekondu yaptınız arsa sahibini rahat bırakın. Kimlerin hayır cephesinde olduğunu halka anlatacağız. Bugün kimlerin hayır türküsü söylediğini görmeliyiz.
Benim MHP'li kardeşlerimin kendilerine yüklenen emanet hıyanet ediyorlar.
Diyorlar ki bu pakette Kürtlerin adı geçmiyor. Burada etnik bir anayasa mı yapıyoruz. 73 milyon vatandaşımız için eşit her şey var. Tayyip Erdoğan bu paketten ne kadar istifade ediyorsa benim Kürt vatandaşım da o kadar istifade ediyor. Herkesi bu tarihi sürece katkı vermeye devam ediyoruz. Tabii ki söz de karar da aziz milletimizindir.
Cuma günü itibariyle Genel Kurul çalışmalarımız sona erecek. 12 Eylül referandum gününe kadar milletimizin yanında olacağız. Kışkırtmalara prim vermeden yapıcı bir dille gönüller kullanacağız. Muhalefetin çirkin üslubuna bulaşmayacağız. Biz sadece Anayasa Değişikliğini konuşacağız. Cuma günü de söyleidm: Ben 36 ilimize giderek milletimle kucaklaşacam. Oralarda bir çok kanaat önderleriyle bir araya gelmek ve sohbetler etme gayretinde olacağız. İlk mitingimizi Bingöl'de yapacağız. Ardından Elazığ'a gideceğiz. Ardından Malatya'ya gideceğiz.
12 Eylül darbe anayasasına en fazla hayır oyunu veren Bingöl'de yola koyulacağız.