Uzman kaleminden altın fiyatlarının yükseliş nedenleri
Altın fiyatları geçen yıl yatırımcısına en fazla kazandıran yatırım aracı oldu. Uzmanlar altın fiyatlarında yaşanan rekorların, geçici değil yapısal bir değişimin habercisi olacağını belirtiyor.
Uzmanlar önümüzdeki dönemde ABD Merkez Bankası'nın (Fed ) politikaları, jeopolitik gelişmeler, enflasyon ve dolar hareketleri, altın fiyatlarında belirleyici olmasını bekliyor.
Altının fiyatını artıran nedenleri şöyle sıralayabiliriz:
1 Jeopolitik risk ve belirsizlikler
İran’daki protestolar, ABD-Venezuela krizi, Çin–Japonya diplomatik gerilimi gibi büyük çaplı jeopolitik olaylar, yatırımcıları güvenli liman olan altına yönlendiriyor.
2 Fed’in para politikası belirsizliği
Fed Başkanı Powell’a yönelik gelişmeler ve para politikasına siyasi müdahale endişesi, küresel piyasalarda risk algısını artırarak altına talebi yükseltiyor.
3 Güvenli liman talebi yükseliyor
Belirsizlik dönemlerinde altın, “güvenli varlık” olarak öne çıkar; yatırımcılar riskli varlıklardan çıkarak altına yönelir.
4 Doların zayıflaması
Jeopolitik riskler ile Fed belirsizliği, doların değerini baskılayınca altın daha cazip hâle geliyor çünkü altın dolar bazlı bir emtia.
5 Merkez bankalarının altın alımları
Bazı merkez bankaları rezervlerini güçlendirmek için altın biriktiriyor; bu da fiyatlara yukarı yönlü destek veriyor.
6 Küresel ekonomik veriler ve faiz beklentileri
Zayıf ekonomik göstergeler, faiz indirim beklentilerini güçlendirerek reel faizleri düşürüyor; bu da altın gibi faiz getirmeyen varlıklara talebi artırıyor.
7 Ticaret ve diplomasi gerilimleri
Büyük güçler arasındaki gerginlikler (örneğin Çin–Japonya ilişkileri gibi) dünya ekonomisinde tedirginlik yaratıyor; bu durum altına olan ilgiyi güçlendiriyor.
8 Yatırımcı duyarlılığı ve piyasadaki riskten kaçış
Piyasalar riskten kaçış eğilimindeyken (örneğin hisse senetlerinde düşüş, belirsizlik artışı), altın gibi stabil varlıklara yönelim artıyor.
ALTIN FİYATLARINDAKİ YÜKSELİŞİN NEDENLERİ
Ekonomist Erkan Öz, altın fiyatlarındaki yükselişin nedenlerini ve söz konusu trendin sürdürülebilirliğini şöyle kaleme aldı:
"2025, altın piyasası için müthiş bir yıl oldu. Spot altın fiyatı, yıl içinde 4 bin 531 dolarlık tarihi zirvelere ulaşarak yıllık yüzde 74’lük rekor yükseliş gösterdi.
Altın fiyatlarının 2025'teki yükselişinin başlıca nedenleri, ABD Merkez Bankası'nın faiz indirimleri, doların zayıflaması, enflasyon beklentileri ve jeopolitik riskler oldu.
Ayrıca, merkez bankalarının çeşitlendirme stratejileri ve yatırımcıların güvenli liman arayışı da bu yükselişte etkiliydi ancak altın fiyatlarının yükselmesinin arkasında yatan ana nedenin Donald Trump’ın 2. kez iktidara gelmesi olduğunu söyleyebiliriz.
Trump, ABD'nin küresel sistemdeki rolünü değiştiriyor. Artık ABD, dünyanın jandarması olmaktan vazgeçiyor. Trump, buna paralel olarak doların sürekli sınırsız biçimde basılan ve tüm dünyaya yayılan para birimi olması politikasında da değişim sinyalleri veriyor.
2025'TE KİMLER ALTINA YATIRIM YAPTI?
Medyada 2025'te en çok altın alımı yapan aktörlerin arasında çoğunlukla merkez bankaları konuşuldu ancak aslında fiyatın rekor kırdığı bu yılda merkez bankalarının alımları düştü.
2025'te merkez bankaları, yıl boyunca net yaklaşık 900 ton altın satın aldı. (Q1-Q3 toplamı yaklaşık 634 ton; yıl sonu tahminiyle) Bu, 2024'teki rekor, 1.045 tonluk alıma göre daha düşük bir tempoydu. Burada Polonya, Çin, Türkiye ve Kazakistan gibi ülkeler önemli rol oynadı. Bu alımlar, de-dolarizasyon ve rezerv güvenliği stratejilerinin devamı niteliğindeydi. 2024'te alımlar, bin tonu aşarak üçüncü yıl üst üste rekor kırmıştı, 2025'te yapısal talep sürdü ancak alım hızı yavaşladı.
Asıl fiyatı yükselten ekstra talebin ise borsa yatırım fonlarının (ETF) yani özellikle ABD'li kurumsal yatırımcılar tarafında geldiğini görüyoruz. Global altın ETF'leri yıl içinde rekor girişler gördü: Tam yıl tahmini olarak ilk yarıda yaklaşık 397 ton, Q3'te 222 ton olmak üzere yıl genelinde 800 tonu aşan inflow kaydedildi. Bu, özellikle Batı yatırımcılarının (Kuzey Amerika ve Avrupa) güçlü katılımıyla gerçekleşti ve ralliyi hızlandırdı. 2023’te ETF’lerden 244 ton çıkış olmuş, 2024'te ise ETF’ler nette neredeyse sıfır talep oluşturmuştu. 2025’te ise Trump’ın göreve gelmesi ile özellikle kurumsal ABD’li yatırımcıların alım aracı olan altın ETF’lerinde talep patlaması yaşandı.
Bireysel yatırımcılar da aktifti. Külçe ve madeni para (coin) şeklinde talep, her çeyrek 300 tonun üzerinde kaldı: 2025’te toplam bireysel yatırım talebi Q1 325 ton, Q2 307 ton, Q3 316 ton olmak üzere yıl genelinde tahmini olarak bin 200 ton civarında gerçekleşti. Özellikle Asya'dan (Çin ve Hindistan) altına güçlü talep vardı ancak bireysel yatırım talebi de aslında normaldi. 2024'te bu bireysel yatırımlar, 2023'e benzer şekilde bin 186 ton seviyesinde sabit kalmıştı, 2025'te ise hafif artışla daha güçlü seyretti. Bu alımlar, merkez bankaları ve ETF'lerle birleşince fiyatları yukarı çekti.
ALTIN FİYATLARI, ÖNÜMÜZDEKİ SÜREÇTE NASIL SEYREDEBİLİR?
Trump'ın iktidara gelişi ve özellikle kurumsal yatırımcılara ABD’nin altın varlıklarını önemseyeceği sinyalini vermiş olmasının fiyat artışlarındaki temel neden olduğunu söyleyebiliriz. Benzer bir sinyal türev, COMEX piyasasında ABD merkezli bankaların gümüşte aralık ayında tarihte ilk kez nette "long"a yani fiyatların artacağı yönünde pozisyona dönmesinde de etkili olmuşa benziyor.
Altın fiyatlarındaki yükseliş, küresel ekonomideki risklere de işaret ediyor. ABD’nin dünya jandarmalığını bırakması, deglobalizasyon, jeopolitik boşluklar ve ticaret savaşları, bölgesel çatışmaları beraberinde getiriyor. ABD’nin doların küresel rezerv para rolünü yavaş yavaş terk edip altın, gümüş ve Bitcoin gibi üretimi sınırlı parasal varlıklara önem vereceğini göstermesi, stagflasyon ve resesyon risklerini arttırıyor.
Bu durumda altın fiyatlarında yaşanan rekorlar, geçici değil yapısal bir değişimin habercisi ancak kısa vadede ne olur bilinmez. Önümüzdeki dönemde Fed politikaları, jeopolitik gelişmeler (tarifeler, çatışmalar), enflasyon ve dolar hareketleri, altın fiyatlarında belirleyici olacak. Fed faiz indirimleri sürecinde merkez bankaları ve yatırımcı talebi devam ederse yükseliş sürebilir ancak yapısal yükseliş trendi devam ederken olası küresel deflasyonist baskılar hatta yeni bir kriz, bir süre altın fiyatlarının da düşmesine neden olabilir."