Anne sütünde bulunan hormonlar ve etkileri

Anne sütünüzün içeriğinde bulunan hormonların bebeğinizin sağlığı üzerindeki etkileri öğrenmeye ne dersiniz?

Giriş:
Özel İçerik

Annelerin en büyük kaygısı anne sütünü bebeklerine doğru verebildiklerinden emin olabilmektir. Herkesin bildiği gibi anne sütü, bebeklerin gelişiminde oldukça önemlidir. Özellikle ilk haftalarda salgılanan bazı hormonlar bebeğinizin bağışıklığını kuvvetlendirerek hastalıklara karşı daha dirençli olmalarını sağlar. Anne sütüyle ilgili yapılan araştırmalar ise halen devam etmektedir. Buna karşın bilinen hormonlar ve etkilerini keşfetmeye hazır olun…

ANNE SÜTÜNDEKİ HORMONLAR

Hormonlar, vücudunuzun farklı bölgelerinden kanınıza salınan kimyasallardır. Organlarınıza ve dokularınıza vücudunuzun neye ihtiyacı olduğunu ve ne yapmaları gerektiğini söyleyen mesajlar taşırlar. Hormonlar kanınızda, idrarınızda, tükürüğünüzde ve anne sütünüzde bulunabilir. Hormonların birçok görevi vardır. Üreme, büyüme ve gelişme, metabolizma, kan basıncı ve diğer önemli vücut fonksiyonlarını kontrol ederler.

Anne sütünüz, vücudunuzdan ona geçen birçok hormon içerir. Bazı hormonlar daha küçüktür ve basit bir yapıya sahiptirler, böylece anne sütünüze daha kolay geçebilirler. Diğer hormonlar daha büyüktür ve anne sütüne iyi veya hiç geçmeyebilir. Anne sütünüzdeki farklı hormonların seviyeleri aynı kalmaz. Zaman geçtikçe, anne sütünüzde bazı hormonlardan daha fazla ve diğerlerinden daha az olacaktır. İşte, anne sütünde bulunan hormonlardan bazıları;

1. PROLAKTİN

Prolaktin anne sütü üretiminden sorumlu hormondur.  İlk anne sütü olan kolostrum, yüksek miktarda prolaktin içerir. Ancak emzirmenin ilk birkaç gününden sonra prolaktin miktarı hızla düşer. Bundan sonra anne sütündeki prolaktin seviyeleri, kandaki prolaktin seviyeleri ile hemen hemen aynıdır.

2. TİROİD HORMONLARI

Tiroid hormonları tiroid bezi tarafından yapılır. Birçok önemli işlevi yerine getirirler ve vücuttaki hemen hemen her sistemi etkilerler. Tiroid hormonlarının en önemli işlevi, vücudun yiyecekleri nasıl parçalayıp enerjiye dönüştürdüğünü kontrol etmektir. Bu sürece metabolizma denir. Ancak tiroid hormonları ayrıca nefes almayı, kalp atış hızını, sindirimi ve vücut ısısını da düzenler. Ve büyüme ve gelişmede hayati bir rol oynarlar.

Kolostrumdaki tiroksin (T4) seviyeleri düşük başlar, ancak emzirmenin ilk haftasında yükselir. Tiroksin, yenidoğanın bağırsaklarının gelişmesine ve olgunlaşmasına yardımcı olabilir. Yaşamın ilk birkaç ay boyunca emzirilen bebeklerde formülle beslenen bebeklere kıyasla vücutlarına tiroksin çok daha yüksek seviyelerde olur. Anne sütünde az miktarda triiyodotironin (T3) ve tiroid uyarıcı hormon (TSH) da tespit edilmiştir.

3. EPİDERMAL BÜYÜME FAKTÖRÜ

Epidermal büyüme faktörü, hücre büyümesini uyaran önemli bir büyüme faktörüdür. Birçok işlevi vardır, ancak özellikle yenidoğanların gastrointestinal yolunun veya sindirim sisteminin gelişimi ve olgunlaşması için önemlidir.

Doğumdan hemen sonra kolostrum yüksek miktarda epidermal büyüme faktörü içerir. Seviyeler daha sonra hızla düşer. Ancak, bir kadın 23 ila 27 hafta arasında çok erken bir prematüre geçirirse, doğumdan sonraki ilk ay anne sütünde çok daha yüksek EGF seviyelerine sahip olacaktır. İnsan sütü büyüme faktörleri ve insülin benzeri büyüme faktörü dahil olmak üzere diğer büyümeyi teşvik eden faktörler de anne sütünde tanımlanmıştır.

4. BETA ENDORFİNLER

Endorfin hormonları vücudun doğal ağrı kesicileridir. Anne sütünde bulunan beta-endorfinlerin, yeni doğanların doğum stresiyle başa çıkmasına ve rahim dışındaki hayata uyum sağlamasına yardımcı olduğuna inanılıyor. Normal vajinal doğum yapan, prematüre bebeği olan ve doğum sırasında epidural almayan kadınların anne sütünde daha yüksek beta-endorfin seviyeleri yüksektir.

5. GEVŞEME HORMONU

Relaxin, kadın üremesinde büyük rol oynayan bir hormondur. Relaxin, adından da tahmin edebileceğiniz gibi kasları, eklemleri ve tendonları gevşetir. Doğum sırasında vücuttaki gevşeme, serviksi yumuşatmaya ve doğuma hazırlanmak için pelvisi gevşetmeye yardımcı olur. Ayrıca göğüslerin süt yapma dokusunun büyümesi üzerinde de etkisi olabilir.

Relaxin erken anne sütünde bulunur ve doğumdan sonra haftalarca anne sütünde görülmeye devam eder. Anne sütündeki relaxin önemi hala bilinmemektedir, ama onun işlevi yenidoğanın mide ve bağırsak ile ilgili olabilir. Bilim adamları, gevşemenin ne yaptığını tam olarak anlamadığından, bu hormonla ilgili araştırmalar devam ediyor.

6. ERİTROPOİETİN

Vücutta kırmızı kan hücrelerinin üretimine eritropoez denir. Eritropoietin böbrekler tarafından üretilen bir hormondur ve vücuda daha fazla kırmızı kan hücresi yapmasını söyler. Bu hormon anne sütüne geçer ve yenidoğanda kırmızı kan hücrelerinin üretimini uyarmaya yardımcı olabilir.

7. KORTİZOL

Kortizol genellikle stres hormonu olarak adlandırılır. İnsan vücudunda birçok işlevi olan bir steroid hormondur. Kolostrumda kortizol yüksektir, ancak seviyeler hızla düşer ve emzirme devam ettikçe daha düşük seviyelerde kalır. Mutlu ve emzirme deneyimi olumlu olan kadınların anne sütünde daha az kortizol olduğu gösterilmiştir.

Anne sütündeki kortizol miktarı, salgılayıcı immünoglobulin A miktarını etkileyebilir. IgA, bebeği hastalıktan koruyan önemli bir antikordur. Bu nedenle, yüksek düzeyde stres ve kortizolün anne sütünün sağlıklı bağışıklık koruyucu özelliklerine müdahale edebileceği görülmektedir.

8. LEPTİN

Leptin hormonu vücudun yağ dokusu tarafından yapılır. İştahı, ağırlığı ve vücudun ne kadar enerji kullandığını kontrol eder. Anne sütündeki leptin bebeğin ağırlığını kontrol edilmesine yardımcı olabilir. Araştırmalar, anne sütü daha fazla leptin içerdiğinde bebeklerin vücut kitle indeksinin (BMI) daha düşük olduğunu gösteriyor. Bu nedenle, leptin emzirilen bebeklerde obeziteyi önlemeye yardımcı olabilir.

Gelişmelerden haberdar olmak istiyor musunuz?
Ensonhaber'i Google News'te takip edin.
Abone Ol
Copyright © 2024 Ensonhaber Medya AŞ. Tüm Hakları Saklıdır.