Ümit Yenişehirli yazdı: Orta Çağ’da yolsuzluk yapan belediyeciler

Ümit Yenişehirlioğlu, kaleme aldığı son yazısında, 15. yüzyıl Prag’ında ruhban sınıfının yolsuzluklarına karşı doğan Hussit hareketini, bu isyanın kilise otoritesine karşı başkaldırıya dönüşümünü ve Avrupa siyasi tarihine bıraktığı izleri inceledi.

Orta Çağ Avrupası’ndaki kimi toplumsal olaylar, bugünün bakış açısıyla çok da kolay anlaşılamayacak özellikler taşıyordu. 1400’lü yıllarda, Prag belediyesindeki yolsuzluklara isyan eden halkın, yerel yönetim binasını basarak belediye başkanı ve diğer yöneticileri camlardan aşağı atması bu türden bir eylemdi.  

İLK KRİZ ‘ŞARAP VE EKMEK HAKKI’NDA YAŞANDI 

Günümüzdeki Çek Cumhuriyeti sınırları içinde meydana gelen, tarihe “Hussit Savaşları” adıyla geçen mücadele, Hıristiyanlığın iki büyük mezhebi arasında zaten var olan çekişmenin üzerine bir de yerel yönetimlerdeki yolsuzluk ve usulsüzlüklerin eklenmesiyle başlamıştı.  

Hareketin öncülüğünü, Katolik Kilisesi’ne karşı çıkan Bohemyalı reformcu Jan Hus yapmış, bu nedenle de peşine takılan kitle Hussitler olarak anılmıştı. Hus, Papalığın kiliselerdeki törenlerde, halka sadece şarap verilmesine tepki göstererek, “Papazlara hem ekmek hem şarap veriliyor. Hepimiz ekmek istiyoruz, laikler de dahil.” diyerek isyan bayrağını açmıştı.  

PAPAZLAR BELEDİYE YÖNETİMİNLERİNİ ELE GEÇİRİNCE 

Jan Hus, ayaklanmasını “ruhanî” gerekçelerle başlatmış olsa da aslında tepkilerin temelinde “dünyevî” itkiler de vardı. O, ruhban sınıfının büyük dünya mülklerine olan ilgisi ile bu mülkleri elde etmede kolaylık sağlayan hem merkezi hem de yerel yönetimde rol alışlarına isyan etmekteydi. Belediyeleri ele geçiren Katolik papazlar, gerek kıymetli mülklere el koyma gerekse de giderek artan belediye vergiler nedeniyle halkın tepkisini çekmekteydiler  

Şehrin ileri gelen aileleri de bu yolsuzluklarda belediye yöneticisi papazlarla işbirliği yapıyordu. Hussitler, ölümcül günahlardan sayılan yolsuzluk ve hırsızlığın ruhban sınıf için geçerli olmadığını örnekleriyle anlatıyorlardı. Bu dini hareket, aynı zamanda yükselen Çek milliyetçiliğiyle de birleşmişti. Çeklerde, Alman egemenliği ve Katolik Kilisesi’nin Alman etkisi altındaki yapısına karşı bir direniş vardı.  

TUTTUKLARINI PENCEREDEN AŞAĞI ATIYORLARDI  

Bir süre sözlü itirazlarını dile getiren yerel halk, bu girişimlerden sonuç alamayınca da eyleme geçmişti. İlk çatışma, 1419 yılındaki Birinci Prag Hareketi ile yaşanmıştı. Bu başkaldırıda Protestan Hussitler, hem papazlık yapıp hem de belediye başkanlığı ve diğer belediye bürokrasisi görevlerini yürüten isimlere karşı saldırılar başlatmışlardı.  

Olaylar en fazla Prag’da görülüyor ama benzer durum irili ufaklı çevre şehirlerde de yaşanıyordu. Belediyeleri basan Hussitler, bazı belediye başkanları ile yardımcıları, belediye meclis üyeleri ve yerel yönetim bürokratlarını pencerelerden aşağı atıyorlardı. Bu alışılmadık eylem, siyasi terminolojiye yeni bir terim de kazandırmıştı. Çekçe pencereden atma anlamına gelen “prazske”, sonraki dönemde Batı dillerine “defenestrasyon, defenestrace” şeklinde geçmişti.  

BELEDİYELER İÇİN HAÇLI SEFERLERİ BİLE DÜZENLENMİŞTİ 

Hussitlerin, daha sonraki yıllarda da devam eden bu eylemleri, Vatikan ve Kutsal Roma İmparatorluğu’nun Haçlı Seferi düzenlemesine bile yol açmıştı. Papalık, birkaç defa Hussitler üzerine gönderilmek üzere Haçlı orduları toplamıştı. Ancak Hussitler, özellikle yetenekli askeri liderleri Jan Zizka ve daha sonra Büyük Prokop öncülüğünde, Katolik Kilisesi’nin güçlerine karşı başarılı bir direniş sergilemiş, Haçlı ordularını dağıtmışlardı.  

Orta sınıf ve köylülerden oluşan Jan Hus’un takipçileri,  kendilerinden daha büyük ve daha ağır silahlı düşman ordularını ezici bir biçimde yenmişlerdi. Hussitlerin, piyade tabanlı ordularıyla şöhretli şövalyelerin süvari ordularına karşı kazandıkları zaferler, öylesine özgün taktiklere dayanıyordu ki, bu yöntemleri savaş tarihine “piyade devrimi” adıyla geçmişti.  

VATİKAN SONUNDA BARIŞA MECBUR KALDI 

Hussitlerin; 1419’da pencerelerden belediye başkanları atma şeklindeki eylemleriyle başlayıp, bir süre böyle devam eden, sonrasında ise Vatikan’ın Haçlı ordularına esaslı bir direnişe dönüşüp, sık sık bozguna da uğratan mücadeleleri, 1483’te Katolik Kilisesi ve Kutsal Roma İmparatorluğu’nun pes etmesiyle sona ermişti. Kilise ve İmparatorluk, 1485 yılında Hussitlerle Kutna Hora Barışı anlaşmasını imzalamak zorunda kalmıştı.  

- Kevin Knight, “Avusturya Macaristan Monarşisi” Maddesi, Katolik Ansiklopedisi, 11 Ağustos 2014