5 soruda, İran'da neler oluyor? Süreç nasıl gelişti

Ülkede yerel para biriminin döviz karşısındaki yüksek değer kaybı ve ekonomik sorunlar nedeniyle 28 Aralık 2025'te, Tahran'da da esnafın başlattığı protestolar, ülkenin birçok kentinde rejim karşıtı gösterilere dönüştü.

Tarayıcınız video desteklemiyor!

İran'da kaos sürüyor...

Başkent Tahran’da başlayan protestolar, ülkenin 31 eyaletinin tamamına yayıldı.

HÜKÜMET KARŞITI PROTESTOLAR SÜRÜYOR

Başkent Tahran başta olmak üzere Tebriz, Meşhed, Ahvaz, İsfahan, Şiraz, Kum, Yezd, Kirmanşah, Kirman ve Kereç gibi birçok kenteki gösterilerde kamu kurumları ve polis araçları ateşe verildi. Tahran yönetimi, protestoların büyümesi üzerine ülke genelinde internet erişimini kesti.

İran'da halkın 2 haftadır sokaklarda rejim aleyhine düzenlediği gösterilere ilişkin gelişmeler 5 soruda derlendi.

1 - İran'da gösteriler nasıl başladı?

İran'da döviz kurunun ulusal para birimi karşısındaki yükselişi, ekonomik sorunları arttırdı.

Piyasalarda belirsizlik ve durgunluk ekonomik yönden zor günler geçiren Tahran esnafının protestolarına neden oldu.

Bazı kentlerde esnaf kepenk kapatırken, esnafın da yer aldığı sokak gösterileri rejim karşıtı protestolara dönüştü. Birçok şehirde binlerce kişi sokaklara döküldü.

İlk günlerde gösterilere müdahale etmeyen emniyet güçleri, eylemlerin artması üzerine göz yaşartıcı gaz ve saçma atan tüfeklerle sokaklara indi. Yer yer göstericilerle polis arasında çatışmalar yaşandı.

2 - İranlı siyasetçilerin tepkileri ne oldu?

İran lideri Ali Hamaney, protestoların başlamasından sonra 3 Ocak'taki ilk konuşmasında, ülkede protestolara yol açan ekonomik taleplerin meşru olduğunu ancak ülkeyi güvensiz hale getirmek isteyen gruplara karşı daha sert tedbirler alınması gerektiğini söyledi.

Dövizdeki yükselişin "düşmanın işi" olduğunu öne süren Hamaney, düşmanlarının halkın ekonomik sorunlarından çıkar elde etmeye çalıştığını belirtti.

Hamaney, "Protesto edenle konuşuruz fakat kaos çıkaranla konuşmanın bir anlamı yok. Kaosçulara hadleri bildirilmelidir." diye konuştu.

İran lideri Hamaney, ABD Başkanı Donald Trump'ı gösterileri körüklemekle suçladığı 9 Ocak'taki konuşmasında ise "yabancı güçler tarafından desteklenen ajanlara müsamaha göstermeyeceğini" belirterek, göstericilere sert müdahale edileceğine işaret etti. Hamaney, "Herkes bilmelidir ki İslam Cumhuriyeti yüz binlerce şerefli insanın kanıyla iktidara geldi, sabotajcıların karşısında geri adım atmayacaktır." ifadelerini kullandı.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ise gösterilerin başlamasından 2 gün sonra yaptığı konuşmasında, protestocuların temsilcileriyle diyalog kurulması talimatı verdiğini söyledi. Pezeşkiyan, "İçişleri Bakanı’na, protestocuların temsilcileriyle diyalog yoluyla görüşmesini ve onların haklı taleplerini dinlemesi talimatını verdim. Hükümet, sorunların giderilmesi için harekete geçecektir." değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, 1 Ocak'taki konuşmasında ülkede ekonominin kötüye gidişatından ABD'nin değil kendilerinin sorumlu olduğunu söyledi. Pezeşkiyan, "İnsanlar memnun değilse, bu bizim hatamızdır. Suçu ABD veya başkalarında aramayın. Sorumluluk bizdedir." dedi.

3- Trump ve Netanyahu gösterilerle ilgili ne dedi?

ABD Başkanı Donald Trump, İran'daki protestolara ilişkin sosyal medya hesabından 2 Ocak'ta, "Eğer İran, her zaman yaptığı gibi barışçıl göstericileri vurur ve öldürürse, ABD onların yardımına koşacaktır." paylaşımını yaptı.

Trump benzer bir açıklamayı 4 Ocak'ta yinelemiş ve "Eğer protestocuları öldürürlerse, İran, ABD tarafından sert bir darbe yiyecektir. Biz İran'daki gelişmeleri izliyor ve yakından takip ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Tahran yönetimine tehditlerine devam eden Trump, 10 Ocak'taki konuşmasında, "İran, belki de daha önce hiç olmadığı kadar özgürlüğe bakıyor. Bu konuda yardım etmeye hazırız." ifadelerini kullandı.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise 11 Ocak'ta kabine toplantısının açılışında, İran'da yaşanan olaylara ilişkin konuştu.

İsrail'in İran'da yaşananları yakından takip ettiğini dile getiren Netanyahu, "İsrail, onların özgürlük mücadelesini destekliyor ve masum sivillerin toplu katliamını şiddetle kınıyor." dedi.

"Pers ulusunun yakında zulümden kurtulacağını" savunan Netanyahu, o gün geldiğinde İsrail ve İran'ın yeniden sadık ortaklar olacağını öne sürdü.

ABD Başkanı Trump, son yaptığı açıklamada İran'ın bir gün önce ABD ile iletişime geçtiğini belirterek, "Onlarla görüşebiliriz. Bir görüşme ayarlanıyor. Ancak yaşananlar (ülkedeki gösteriler) nedeniyle görüşmeden önce harekete geçmemiz gerekebilir." dedi.

Trump ayrıca, İran halkının internet bağlantısına sahip olmadığı ve dünyayla iletişimin koptuğunun hatırlatılması üzerine, Elon Musk ile konuşup Starlink aracılığıyla ülkedeki interneti tekrar aktif hale getirebileceklerini söyledi.

4 - Ülke geneline yayılan gösterilerde bugüne kadar neler oldu?

İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA), 11 Ocak'ta (gösterilerin 15. gününde) yayımladığı raporda, 37'si emniyet görevlisi ve biri savcı, 8'i çocuk (18 yaş altı) olmak üzere 544 kişinin hayatını kaybettiğini, 10 bin 681 kişinin de gözaltına alındığını paylaştı.

Tesnim Haber Ajansı, gösterilerde hayatını kaybeden emniyet görevlisi sayısının 111'e ulaştığını duyururken, göstericilere ilişkin resmi açıklama yapılmadı.

İnternetin yaklaşık 4 gündür kesik olduğu ülkede telefon şebekesi de sağlıklı çalışmıyor. İran'daki resmi haber sitelerine -biri ikisi hariç- ulaşılamıyor.

Tahran Belediye Başkanı Ali Rıza Zakani, 8 Ocak'ta, protestocuların kamu ve özel mülklere geniş çaplı zarar verdiğini açıkladı.

Tahran'da göstericiler arasındaki bazı grupların otobüs, itfaiye aracı ve 42 araç, 24 ev, 25 cami ve 2 hastane ile 26 bankanın da aralarında olduğu kamu binalarını tahrip ettiğini aktaran Zakani, "yabancı düşmanların" Tahranlı çocuk ve gençleri kamu mallarına zarar verebilmek için kullandığını söyledi.

5- ABD'nin İran'a saldırı ihtimali ne?

Amerikan medyası, Trump yönetiminin İran'a müdahale senaryolarını netleştirdiğini ve 13 Ocak'ta Trump'a bu konudaki olası planlara ilişkin brifing verileceğini duyurdu.

⁠WSJ ve Axios'a göre, masada, 3 kritik seçeneğin olması bekleniyor.

Birincisi; İran'ın askeri ve sivil altyapısına yönelik "gizli siber silahların" (secretive cyber weapons) devreye sokulması.

İkincisi; Starlink Operasyonu. Sadece uyduyu açmak değil, Starlink terminallerinin (donanım) fiziki olarak İran içine sokulması. Bu, ABD'nin İran'ın "dijital egemenliğini" fiilen ihlal etmesi anlamına geliyor.

Üçüncüsü; Askeri hedeflere hava saldırısı masada dururken Axios'a konuşan yetkililer, şimdilik ağırlığın "kinetik olmayan" (siber/ekonomik) seçeneklerde olduğunu belirtiyor.

CNN ve NYT'ye göre ise ⁠Pentagon'un İran'a saldırılarda bazı çekinceleri var.

ABD'li bazı yetkililer, askeri saldırının İran halkını "bayrak etrafında birleştirebileceğinden" ve protestoları zayıflatabileceğinden endişe ediyor.

İran yönetimi, ülkeye askeri saldırı durumunda bölgedeki ABD üsleri ve gemilerinin meşru hedef olacağını duyurmuştu.