Avrupa’dan ABD’ye nükleer güven erozyonu
Washington’a şüpheyle bakan Avrupa, kendi nükleer caydırıcılığını güçlendirmeyi tartışıyor.
Avrupa’da, nükleer silahlara sahip Rusya karşısında uzun yıllardır güvence olarak görülen ABD’nin savunma taahhüdü giderek daha fazla sorgulanıyor. Üst düzey Avrupalı yetkililer, özellikle ABD Başkanı Donald Trump’ın müttefiklere yönelik sert eleştirileri ve Grönland konusundaki agresif tutumunun, bu tartışmalara yeni bir ivme kazandırdığını belirtiyor.
Yetkililer, Washington’a koşulsuz güven yerine, Avrupa merkezli bir nükleer caydırıcılık mekanizmasının artık daha ciddi biçimde ele alındığını ifade ediyor.
AVRUPA KENDİ YOLUNU MU ÇİZECEK
Avrupa liderleri, güvenliklerini ABD yerine nükleer güce sahip Fransa ve İngiltere üzerinden sağlamanın yollarını tartışıyor. Bununla birlikte, bazı ülkeler uzun vadede kendi nükleer silahlarını geliştirebilecek teknik kapasiteye ulaşma fikrini de gündemine aldı.
Özellikle Trump’ın Davos’taki açıklamalarının ardından, Avrupa’nın savunma mimarisini yeniden şekillendirme arayışlarının hız kazandığı belirtiliyor.
FRANSA KİLİT AKTÖR KONUMUNDA
Avrupa Birliği bünyesinde nükleer silaha sahip tek ülke olan Fransa, bu süreçte merkezi bir rol oynuyor. Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un, önümüzdeki haftalarda Fransa’nın nükleer stratejisine ilişkin kritik bir konuşma yapması bekleniyor.
Bir Avrupalı yetkili, yürütülen görüşmelere ilişkin, "ABD olsun ya da olmasın, Avrupa’yı nasıl nükleer bir caydırıcılıkla koruyabileceğimizi tartışıyoruz. Görüşmeler yoğun ve oldukça verimli ilerliyor." ifadelerini kullandı.
MASADAKİ SEÇENEKLER NELER
Avrupalı müttefiklerin değerlendirdiği başlıca senaryolar şu şekilde sıralanıyor:
Fransa’nın nükleer kapasitesinin artırılması: Fransız nükleer silahlarının güçlendirilmesi ve nükleer kapasiteli bombardıman uçaklarının Fransa dışındaki Avrupa ülkelerine konuşlandırılması.
Konvansiyonel askeri güçlerin takviyesi: NATO’nun doğu kanadında Fransız ve diğer Avrupalı ülkelerin askeri varlığının artırılması.
Teknik altyapı oluşturulması: Nükleer silaha sahip olmayan ülkelerin, olası bir ihtiyaç durumunda kısa sürede nükleer silah üretebilecek teknolojik kapasiteye ulaşması.
NÜKLEER DENGE VE SORU İŞARETLERİ
Mevcut verilere göre ABD’nin yaklaşık 3 bin 700 nükleer savaş başlığı bulunurken, Fransa’nın envanterinde yaklaşık 290, İngiltere’nin ise 225 civarında başlık olduğu tahmin ediliyor.
Bazı uzmanlar ve eski ABD’li yetkililer, Fransa ve İngiltere’nin mevcut kapasiteyle Rusya’yı tek başına caydırmasının zor olduğunu savunuyor. Ayrıca Fransa’da 2027’de yapılacak seçimlerde aşırı sağcı Marine Le Pen’in iktidara gelmesi halinde, Fransız nükleer şemsiyesinin yalnızca Fransa’yı kapsayabileceği endişesi dile getiriliyor.
AVRUPA BAŞKENTLERİNDEN FARKLI MESAJLAR
Almanya ve Polonya: Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile Polonya Başbakanı Donald Tusk, Fransa’nın nükleer koruması altına girme fikrine temkinli ancak açık yaklaşıyor.
Finlandiya ve Hollanda: Bu ülkeler NATO’nun hâlâ temel güvenlik dayanağı olduğunu vurgularken, değişen jeopolitik dengeler nedeniyle Avrupa’nın nükleer caydırıcılıkta daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini savunuyor.
BEYAZ SARAY'DAN SAVUNMA
Beyaz Saray Sözcüsü Anna Kelly ise yaptığı açıklamada, Başkan Trump’ın müttefikleri savunma harcamalarını artırmaya zorlamasının, “Avrupa’nın kendi savunması için daha fazla sorumluluk almasına yardımcı olmayı amaçladığını” ileri sürdü.