Filistin'den müfredat iddialarına yalanlama: Kudüs başkenttir
Filistin Yönetimi, eğitim müfredatından Kudüs’ün Filistin devletinin başkenti olduğuna dair ifadelerin çıkarıldığı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını açıkladı.
Filistin Yönetimi, sosyal medyada ve bazı medya organlarında yer alan “eğitim müfredatında köklü değişiklikler yapıldığı” iddialarını reddederek, Kudüs’ün Filistin Devleti’nin başkenti olma statüsünün ders kitaplarında yer almaya devam ettiğini duyurdu.
"PAYLAŞILAN BİLGİLER, GERÇEĞİ YANSITMIYOR"
Filistin Eğitim Bakanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, müfredatta Kudüs, Filistinli esirler ve mültecilerle ilgili konuların kaldırıldığı yönündeki paylaşımların asılsız olduğu vurgulandı. Açıklamada, “Kudüs, Filistin Devleti’nin kutsal şehri ve başkentidir” ifadesine açık şekilde yer verildi.
"DEĞİŞİKLİK, İSRAİL'İN DOĞU KUDÜS'TEKİ UYGULAMALARIYLA KARIŞTIRILIYOR"
Bakanlık, müfredatta değişiklik yapıldığına dair örneklerin, İsrail’in işgal altındaki Doğu Kudüs’te Filistin okullarına zorla uyguladığı düzenlemelerle karıştırıldığını belirtti. Bu değişikliklerin Filistin Yönetimi’nin resmi eğitim politikasıyla ilgisi olmadığı kaydedildi.
UNESCO VURGUSU
Açıklamada, Filistin eğitim sisteminin Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü’nün (UNESCO) standartlarına uygun şekilde geliştirilmeye devam edildiği ifade edilerek, bazı dış kaynaklı medya kuruluşlarının bu süreci çarpıtarak kamuoyunu yanlış yönlendirdiği savunuldu.
"TOPLUMU PROVOKE ETMEYİ AMAÇLIYOR"
Yetkililer, müfredata ilişkin iddiaların kamuoyunu kışkırtmaya ve iç karışıklık yaratmaya yönelik olduğunu ileri sürerek, bu tür bilgilerin teyit edilmeden paylaşılmaması çağrısında bulundu.
SOSYAL MEDYADAKİ İDDİALAR
Son günlerde sosyal medyada, Filistin okullarında birinci sınıftan onuncu sınıfa kadar olan ders kitaplarında kapsamlı değişiklikler yapıldığı öne sürülmüştü. Bu iddialar arasında Filistin milli marşının kaldırıldığı, “esir” ve “mücahit” gibi kavramların çıkarıldığı, Kudüs’ün başkent olarak tanımlanmasına ilişkin harita ve coğrafi atıfların değiştirildiği yönündeki paylaşımlar yer almıştı.
Ayrıca, Yahudilerle Arapların birlikte yaşamını vurgulayan anlatıların eklendiği, sürgün ve adaletsizlikle ilgili terminolojinin yumuşatıldığı ve işgal ile esirlik konularını içeren bazı derslerin değiştirildiği de öne sürülen iddialar arasında bulunuyordu.