Cumhurbaşkanı Erdoğan: CHP'nin kürsü saldırısını telin ediyorum
Adalet Bakanı olarak atanan Akın Gürlek ve İçişleri Bakanı olarak atanan Mustafa Çiftçini yemin töreni sırasında kavga çıkara CHP'li milletvekillerine tepki gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Her türlü eşkıyalığı ve zorbalığı sergilediler." dedi.
Tarayıcınız video desteklemiyor!
AK Parti Kongre Merkezi'nde, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı düzenlendi.
Burada kürsüye çıkan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, önemli açıklamalarda bulundu.
"CHP'NİN FAŞİZAN SİYASETİNE BİR KEZ DAHA TANIK OLDUK"
Gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün Meclis'te yaşanan arbedeye tepki gösterdi.
Adalet Bakanlığı görevine atanan Akın Gürlek ve İçişleri Bakanlığı'na atanan Mustafa Çiftçi'nin yemin töreni sırasında, töreni provoke edden CHP'li milletvekillerini 'eşkıya' olarak tanımlayan Erdoğan, "CHP'nin faşizan ve kibirli siyasetine bir kez daha tanık olduk" dedi.
"HER TÜRLÜ ZORBALIĞI YAPTILAR AMA ENGELLEYEMEZSİNİZ"
Erdoğan, yumruklu kavgaya ilişkin 'çirkef siyaset' değerlendirmesinde bulunarak sözlerini şöyle sürdürdü:
CHP'nin faşizan ve kibirli siyasetine bir kez daha tanık olduk. Yeni bakanlarımızın yeminini engellemek için her türlü zorbalığı yaptılar.
Engelleyemezsiniz. Ne eliniz ne gücünüz yetmez Özgür. Anayasal bir hak, yeminler yapıldı mı, yapıldı, iş bitti mi, bitti.
Ne oldu? Rahat dursaydınız da bu yeminler yapılsaydı olmaz mıydı? Bunlar o faşist anlayıştan vazgeçemezler.
"DAHA NE KADAR KÜÇÜK DÜŞECEKSİNİZ?"
Siz Gazi Meclis'e milletin hakkını mı savunmaya geldiniz yoksa terör estirmeye mi? Çirkin ve çirkef siyasetlerini Genel Kurul'a taşıyarak nasıl bir zihne sahip olduklarını gösterdiler.
TBMM sizin keyfinize göre sizin kavga çıkaracağınız yer midir? Kavgayı yüce Meclis'e taşımaktan hiç mi utanmıyorsunuz.
Daha ne kadar küçük düşeceksiniz. Aziz milletimizi renciden eden dünkü saldırılarını telin ediyor ve reddediyorum.
"BUGÜN SİYASETİN MERKEZİ CUMHUR İTTİFAKI'DIR"
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları:
AK Parti olarak kadromuzu güçlendirmeye devam ediyoruz. Muhalefetin şiddet hakaret dozu giderek artan propagandasına rağmen partimiz Cumhur İttifakımız çekim merkezi olmayı sürdürüyor.
AK Parti bugün Türkiye'nin hem en büyük siyasi partisi ve en kurumsal siyasi hareketidir. Bugün siyasetin merkezi Cumhur İttifakı'dır.
AK Parti güçlü, Cumhur İttifakı ayaktaysa Türkiye'nin aydınlık yarınları teminat altındadır.
"CUMHUR İTTİFAKI, DEVLETİMİZİN BEKASININ EN SAĞLAM GÜVENCESİDİR"
Muhalefetin şiddet, hakaret ve tahrik dozu giderek artan propagandasına rağmen partimiz ve Cumhur İttifakı çekim merkezi olmayı sürdürüyor.
Şu bir gerçektir ki AK Parti bugün Türkiye’nin hem en büyük siyasi partisi hem de en kurumsal siyasi hareketidir.
Cumhur İttifakı ise devletimizin bekasının, milletimizin birlik ve dirliğinin en sağlam güvencesidir. Bugün siyasetin merkezi Cumhur İttifakı’dır.
Şayet AK Parti güçlü, Cumhur İttifakı ayaktaysa evelallah 86 milyonun her bir ferdi güvendedir. Türkiye’nin aydınlık yarınları teminat altındadır.
Bakın bunu öyle laf olsun diye asla söylemiyorum. Aksine burada çok yalın bir gerçeği ifade ediyorum. Bölgemizdeki ve dünyadaki gelişmeleri hepimiz yakından takip ediyoruz.
Unutmayın ezberler bozuluyor. Kurumlar irtifa kaybediyor. Mevcut düzen temelden çatırdarken yerine ne geleceğini kimse kestiremiyor.
Bütün bunlara baktığımızda Cumhur İttifakı’nın ülkemiz ve milletimiz açısından ne manaya geldiği özellikle bugünlerde daha iyi anlaşılıyor.
Şurası tartışmasız bir hakikattir ki belirsizliklerin küresel düzeyde arttığı, her gün yeni bir krizin patlak verdiği, haklının güçlü değil güçlünün haklı olduğu günümüz jeopolitiğinde Türkiye’nin en büyük şansı AK Parti ve Cumhur İttifakı’dır.
Tecrübeli, liyakatli, dürüst ve çalışkan kadroların iş başında olmasıdır.
"ULUSLARARASI SİYASETTE BİR TÜRKİYE RÜZGARI ESİYOR"
Bu son on yıldaki hadiseleri şöyle bir gözden geçirin.
Neler yaşadığımızı, nelerle mücadele ettiğimizi lütfen bir hatırlayın.
Gelişmiş ülkeler dahil dünyanın başka herhangi bir devletinin başına gelse yerle yeksan olacağı nice krizi biz başarıyla yönettik.
Doğal afetlerden savaşlara kadar en zorlu badirelerin üstesinden alnımızın akıyla geldik.
Türkiye’yi sıcak çatışmaların tarafı haline getirmeye yönelik tuzakların tamamını boşa çıkardık.
Dengeli, itidalli ve stratejik aklı merkeze alan dış siyasetimizle ülkemizi krizlerin çözümünde anahtar ülke konumuna getirdik.
Ana muhalefetin başındaki zat yabancılar karşısında şekilden şekle girerken biz her alanda Türkiye’yi şanla ve şerefle temsil ettik ve ettirdik.
Birileri kabul etmeye yanaşmasa da uluslararası siyasette son yıllarda açık söylüyorum bir Türkiye rüzgarı esiyor.
Bölgesel krizlerin çözüm arayışında Türkiye’nin kapısı daha sık çalınıyor. Türkiye’nin ne diyeceği, nasıl tavır alacağı dikkatle takip ediliyor.
"TÜRKİYE, GÜNDEM BELİRLEYEN BİR ÜLKEDİR"
Türkiye gündemi belirlenen ülke değil gündem belirleyen bir ülke olarak adından daha fazla söz ettiriyor. Cenab-ı Allah’a ne kadar hamd etsek azdır.
Tam da aziz milletimizin bizden beklediği şekilde, tam da şanlı tarihimize yakışır biçimde uluslararası alanda güçlü bir varlık gösteriyoruz.
Şunu da sizinle birlikte 86 milyonun bilmesini isterim ki henüz yeni başladık. Gelecekte çok daha iyi yerlerde olacağız.
Ay yıldızlı al bayrağımız daha gururla dalgalanacak.
Yönünü ülkemize dönmüş kardeşlerimiz daha huzurlu olacak.
Büyük ve güçlü Türkiye’nin ayak sesleri daha fazla duyulacak.
Türkiye Yüzyılı kuvveden fiile geçene kadar durmadan, duraksamadan çalışmaya inşallah devam edeceğiz.
"AK PARTİ BİZ BİR DAVA HAREKETİYİZ"
Değerli kardeşlerim bütün bunları sizlerle birlikte başaracağız.
Beraber yol yürümekten daima onur duyduğum siz kıymetli kardeşlerime şu hususu önemle hatırlatmak istiyorum.
Ekranları başında şu an bizleri takip eden tüm yol ve dava arkadaşlarımın da burayı çok iyi dinlemesini rica ediyorum.
AK Parti olarak biz bir kadro hareketiyiz. Biz bir dava hareketiyiz. Kökü mazide, gözü atide olan kutlu bir mücadelenin neferleriyiz.
Unvanı, makamı ne olursa olsun teşkilatımızın her bir mensubu bu mücadelede son derece stratejik bir vazife icra etmektedir.
Dolayısıyla il ve ilçe başkanlığı ne kadar önemliyse mahalle temsilciliği de o derece önemlidir.
Belediye başkanlığı ne kadar mühimse belediye ve il meclis üyeliği de o derece mühimdir.
Sandık müşahitlerimizin yeri nasıl doldurulamazsa elinde broşürle kapı kapı dolaşan gönüllülerimizin de yerini kimse alamaz.
"BİZİM SİYASET GELENEĞİMİZDE HİÇBİR MAZERET BAŞARININ YERİNİ TUTAMAZ"
Hiçbir görev diğerinden önemli veya önemsiz değildir. Mesele verilen görevi en iyi şekilde yerine getirmek, bulunduğu konumda en ideali ortaya koymak, elinden gelenin en iyisini yapabilmektir.
Mesele milletin bize emaneti olan makamların hakkını verebilmektir. Mesele aşkla, sevda ile, heyecanla, sabır ve samimiyetle koşturmaktır.
Mesele tevazuyu elden bırakmadan, kibre kapılmadan, niyeti ve istikameti bozmadan son ana kadar millete hizmetkâr olabilmektir.
Millete hizmet yolunda bıkkınlığa, yorgunluğa ve rehavete yer olmadığını hiçbirimiz unutmamalıyız.
Bizim siyaset geleneğimizde hiçbir mazeret başarının yerini tutmaz.
Sizlerden tarihi bir dönemde Türkiye’nin istikbali adına son derece tarihi bir misyonu yerine getirdiğinizin şuuruyla çalışmanızı istiyor ve bunu sizden bekliyorum.
Sizlere sonsuz güveniyorum değerli yol ve dava arkadaşlarım.
"BU MÜBAREK AYDA VATANDAŞLARIMIZLA İFTAR VE SAHUR SOFRALARINDA BULUŞACAĞIZ"
Gelecek hafta bugün on bir ayın sultanı Ramazan-ı Şerif ile müşerref olacağız.
Öncelikle her birinizin, sizlerin şahsında tüm vatandaşlarımızın Ramazan-ı Şerif’ini şimdiden tebrik ediyor, Ramazan-ı Şerif'in sizler için, aileleriniz ve sevdikleriniz için, milletimiz ve insanlık için hayırlar getirmesini diliyorum.
Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ebedî azaptan kurtuluş olan mübarek Ramazan-ı Şerif ile hep birlikte inşallah müşerref olacağız.
Paylaşmanın ve dayanışmanın ayı olan mübarek Ramazan’ı her yıl olduğu gibi bu sene de dolu dolu geçirmek niyetindeyiz.
Talimatlarımız doğrultusunda Teşkilat Başkanlığımız, kadın ve gençlik kollarımızın da katkısını alarak oldukça kapsamlı bir plan hazırladı.
Buna göre Aile ve Gençlik Fonu’ndan aldıkları desteklerle yeni yuva kuran genç çiftlerimize ilk Ramazanlarında misafir olacağız.
Şehit yakınlarımız ve gazilerimizle bir araya geleceğiz. Gönül sofralarımızda aynı pideyi bölüşmenin manevi lezzetini tadacağız.
Artık AK Gençlik klasiğine dönüşen İftara Beş Kala ve Sahura Beş Kala çalışmalarımızı bu yıl da devam ettiriyoruz.
Özellikle deprem bölgesindeki kardeşlerimizin yanlarında olmaya büyük önem veriyoruz. Teslim ettiğimiz konutların gerçek anlamda birer yuvaya dönüşeceği bu mübarek ayda vatandaşlarımızla iftar ve sahur sofralarında buluşacağız.
Kadın kollarımız aynı şekilde farklı etkinliklerle rahmet ve bereket ayını en güzel şekilde değerlendirecek, yoksulların kapısını çalacak, gariplerin elinden tutacak, yetimin ve öksüzün gözyaşını silecek.
Ülkemiz içinde bunları yaparken yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızı ve kardeşlerimizi de elbette ihmal etmeyeceğiz. Avrupalı Türklerle bir araya geleceğimiz iftar programları düzenleyeceğiz.
"GAZZELİ VE SURİYELİ MAZLUMLARI BU RAMAZAN'DA DA UNUTMAYACAĞIZ"
Gazzeli ve Suriyeli mazlumları bu Ramazan’da da unutmayacağız. Yani içeride ve dışarıda tam bir seferberlik ruhuyla Ramazan-ı Şerif’i en verimli şekilde idrak ve ihya etmeye çalışacağız.
Bilhassa belediye başkanlarımızdan çok büyük bir gayret bekliyorum. Havalar soğuk, kış mevsiminin tam ortasındayız. Sizler de görev yaptığınız illerin şehreminisi durumundasınız.
Ramazan-ı Şerif’te tenceresi kaynamayan, ocağı yanmayan tek bir ev bile varsa bunun vebali önce bizlerin üzerindedir, bunu bileceğiz. Allah korusun hiçbirimiz ne bu dünyada ne de yarın Hakk’ın divanında bunun hesabını veremeyiz.
Unutmayın Hazreti Ömer’in kapıları nasıl çaldığını, içeriden ağlayan ses var mı yok mu diye nasıl dinlediğini. Biz de o ümmetin bir mensubu olarak bu konularda çok hassas olmaya mecburuz.
Onun için sizlerden o evleri mutlaka bulmanızı özellikle istiyorum.
Yoksul mahallelerin sessiz sakinlerini ziyaret etmenizi, benim selamımı götürerek her bir kardeşimle yakından ilgilenmenizi, onlarla hemhal ve hemdert olmanızı özellikle rica ediyorum.
"ENFLASYONU BÜYÜK ORANDA SİLMEYİ BAŞARDIK"
Enflasyonu büyük oranda silmeyi hamdolsun başardık. Afet konutlarının ödeme planıyla ilgili müjdelerimizi halkımızla paylaştık.
Ana muhalefet partisi öncesinde boş senet imzalatıyorlar gibi zırvalarla milletimizi galeyana getirmeye çalıştı.
Faizle afet konutu satıyorlar diyerek milletin gözünün içine baka baka açıkça yalan söylediler.
Deprem bölgesine bir çivi çakmadıkları halde bir de çıkıp abuk sabuk iddialarla depremzedelerimizi hükümetimize karşı kışkırtmaya çalıştılar.
Bakın şurası çok enteresan: 1939 Erzincan depremi olduğunda dönemin iktidarı vatandaşa yardım namına sadece sekiz çivi tevzi etmiş fakat bu sekiz çivi ile ev inşa etmenin sırrını milletimize öğretmemişti.
Aradan 87 yıl geçti, Türkiye değişti, gelişti, güçlendi ama CHP’nin afetlere karşı yaklaşımında hiçbir değişim yaşanmadı.
Dün sekiz çivi vermeyi başarı gören zihniyet bugün de çöp konteynerleriyle, kilit taşıyla, sayısı bir elin parmaklarını geçmeyen pikapla övünüyor.
Depremin üzerinden üç yıl geçmiş olmasına rağmen hala ortada doğru düzgün eserleri yok.
Aslında 455 bin konuta kara çalmasalar, çöp konteyneri ile övünmelerini bir yere kadar anlayışla karşılarız, çapları bu kadarmış der geçeriz. Ama bu erdemi de göstermiyorlar.
"NE İŞ YAPIYORLAR NE DE BİZİM İŞ YAPMAMIZI İSTİYORLAR"
Ne iş yapıyorlar ne de bizim iş yapmamızı istiyorlar. Ne hizmet ediyorlar ne de bizim millete hizmet etmemizi istiyorlar.
Kendilerini devletin yegane sahibi olarak görme huylarından bir türlü vazgeçmediler. Ey CHP, biz sizin cemaziyel evvelinizi çok iyi biliriz.
Ben belediye başkanlığından geliyorum ve İstanbul’u çöp, çukur, çamur bataklığından devralan bir belediye başkanıyım.
İstanbul’u bu halde devraldık. 140 kilometre öteden Istranca Dağları’ndan İstanbul’a suyu elhamdülillah biz getirdik.
"KENDİ UYDURDUKLARI YALANLARI KÖPÜRTMEYE DOYAMADILAR"
Değerli kardeşlerim, biraz önce de söyledim, deprem konutları meselesinde günlerdir kendi uydurdukları yalanları köpürtmeye doyamadılar. Sonuçta ne oldu. Yalancının mumu yatsıya kadar yandı.
Gizlemeye çalıştıkları hakikatler tek tek gün yüzüne çıktı. Dün açıkladık. Ne faiz söz konusu ne de vatandaşımızı mağdur ediyoruz. İnşa edilen tüm konutların altyapı bedellerini devletimiz ödüyor.
Kalan fiyat üzerinden vatandaşlarımıza yüzde 50 indirime gidiyoruz. Altyapıyı da dahil edince konut fiyatlarının yüzde 65’ini devlet karşılıyor.
İki sene hiçbir ödeme almayacağız. Dahası ödemeler 18 yıl boyunca aynı fiyattan yapılacak. Üç artı bir konutlarımız için aylık taksit tutarımız 8 bin 750 lira. Bu fiyat değişmeyecek, 18 yıl boyunca sabit kalacak.
"KİMSEYİ SIKINTIYA DÜŞÜRMEDEN HAK SAHİPLERİNE KONUTLARINI TESLİM EDİYORUZ"
Bay Özgür duydun mu? Bak bir şey daha söyleyeyim sana. Peşin ödemek isteyen kardeşlerimiz 484 bin liradan neredeyse dörtte biri fiyatına evini satın alabilecek. Köy evlerimizde de şartlar aynı.
18 yıl boyunca 8 bin 100 lira sabit taksitle ödemeler yapılabilecek. Peşin ödemek isteyen olursa da 448 bin liradan alabilecek.
Velhasıl kimseyi mağdur etmeden, kimseyi sıkıntıya düşürmeden devlet olarak hak sahiplerine konutlarını teslim ediyoruz. Tekrar hayırlı uğurlu olsun diyorum.
"AK PARTİ VE CUMHUR İTTİFAKI DEPREM BÖLGESİNDE OMUZ OMUZA DESTAN YAZDI"
Bu vesileyle deprem bölgesinde devletimizin kurumlarıyla omuz omuza adeta destan yazan AK Partimizin ve Cumhur İttifakımızın belediyelerini canıgönülden tebrik ediyorum.
Altyapı, üstyapı ve restorasyon çalışmalarıyla birlikte atık su ve içme suyu isale hatlarının yapım ve onarımına kadar her alanda belediyelerimiz canla başla çalıştılar. Depremzede kardeşlerimizi yalnız bırakmadılar.
Bizleri deprem bölgesindeki kardeşlerimize karşı mahcup etmediğiniz için sizlere teşekkür ediyorum. Rabbim sizlerden razı olsun. İnşallah hayra tebdil eylesin.
Sözlerime burada son verirken genişletilmiş il başkanları toplantımızın hayırlara vesile olmasını diliyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum. Sağ olun, var olun, Allah’a emanet olun.