Cumhurbaşkanı Erdoğan: İstanbul'un bir fetret devrini daha yaşamasına gönlümüz razı değil

Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi Açılışı'na katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada yaptığı açıklamada İstanbul'un tarih ve medeniyet şuurundan yoksun kişilere bırakmayacaklarını söyleyerek "İstanbul'un bir fetret devrini daha yaşamasına gönlümüz razı değil" dedi.

Tarayıcınız video desteklemiyor!

İstanbul'a nefes aldıracak projede tarihi gün...

Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi'nin açılış töreni gerçekleştiriyor. 

Törene, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da katıldı. 

Burada konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. 

İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkan satırbaşları:

"İSTANBUL'UMUZU TÜRKİYE YÜZYILI'NA HAZIRLIYORUZ"

Sizlerin şahsında, İstanbul’daki on altı milyon vatandaşımın her birine, şehri İstanbul’un havasını soluyan tüm kardeşlerime selamlarımı ve sevgilerimi gönderiyorum.

Huzuruyla, enerjisiyle bizleri güçlendiren siz değerli kardeşlerime, bilhassa da genç kardeşlerime gönülden teşekkür ediyorum. Programımıza teşrif eden, gurur ve sevincimize ortak olan misafirlerimize de 'Hoş geldiniz, sefalar getirdiniz' diyorum.

Aşkımızı yepyeni eserlerle, hizmetlerle, tarihî yatırımlarla göstermeye devam ediyoruz. Projelerimize her gün bir yenisini ekliyoruz. Tüm sabotaj girişimlerine rağmen, İstanbul’umuzu çok daha güçlü bir şekilde Türkiye Yüzyılı’na hazırlıyoruz.

"BU AZİZ ŞEHRİN FETRET DEVRİNİ BİR DAHA YAŞAMASINA GÖNLÜMÜZ RAZI DEĞİL"

Özellikle İstanbul’umuzu; iş bilmez, kadir kıymet bilmez, tarih ve medeniyet şuurundan yoksun kifayetsizlerin insafına terk etmiyoruz. İstanbul, bizim göz bebeğimizdir.

Gençler, şunu herkes bilsin ki; bu aziz şehrin bir fetret devrini daha yaşamasına gönlümüz asla razı değildir.

"DEV BİR ESERİ DAHA MİLLETİMİZE KAZANDIRIYORUZ"

Birazdan, yapımı tamamlanan Atatürk Havalimanı Millet Bahçemizin, bu devasa eserin açılışını sizlerle birlikte gerçekleştireceğiz. Dev bir eseri daha milletimize kazandırmış olacağız.

Çevre Bakanlığımızı, TOKİ’mizi, yüklenici firmamızı; işçisinden mimarına, mühendisinden yöneticisine kadar bu muhteşem eserde emeği geçen herkesi yürekten tebrik ediyorum. Şehrimize imzamızı attığımız bu eserin, İstanbul’umuza ve ülkemize hayırlı, uğurlu olmasını temenni ediyorum.

Daha nice eserleri, nice hizmetleri İstanbul’umuzla birlikte 81 vilayetimizin tamamıyla buluşturmayı Mevla bizlere inşallah nasip eylesin.

"TIPKI İNSANLAR GİBİ ŞEHİRLERİN DE RUHU VARDIR"

Projelerimize her gün bir yenisinin ekliyoruz. Tüm sabotajlara rağmen İstanbul'umuzu Türkiye yüzyılına hazırlıyoruz. Yeni millet bahçemiz ile şehrimize nefes aldıracak dev bir eseri daha milletimize kazandırmış olacağız. Bu eserde emeği geçen herkesi yürekten tebrik ediyorum. Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi'nin ülkemiz için hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum. 

Çok önemli bir hususu sizlerle paylaşmak isterim. Tıpkı insanlar gibi, şehirlerin de bir ruhu vardır. Tabiatıyla, mimarî dokusuyla, kültürel zenginliği ve tarihî kimliğiyle şehirler yaşayan varlıklardır. Şehirlerde insanı okursunuz, maziyi görürsünüz, bugünü anlarsınız.

Merhum Nurettin Topçu Üstadımız bu gerçeği şöyle dile getirmiştir: "Bir belde bir manadır, şehir bir insandır. Onda bir insan çehresi görülür, bir ruh saklanır, bir kalp çarpar."

"ŞEHİR İÇİN ASLOLAN İNSANDIR İNSAN"

Geçmiş ve gelecek, birbiriyle adeta bütünleşmiş kavramlardır. Biz şuna inanıyoruz: Sadece betondan ibaret bir şehir, ruhsuz ve kimliksiz bir şehirdir. Sadece asfalttan, demirden müteşekkil bir şehir ise mekanik bir şehirdir.

Çünkü bir şehri şehir yapan; binalar, yollar, köprüler değildir. Bunlar tabii ki önemlidir, tabii ki vazgeçilmezdir. Ama aslolan insandır, insan.

İnsan, yaşadığı yere bir değer katıyor. En azından aldığı kadarını şehrine geri veriyorsa, şehrini mamur ediyor demektir.

Eğer kişi yaşadığı şehri sadece tüketiyor, sadece kirletiyorsa, o kişi şehrine ihanet ediyor demektir.

"ŞEHİRLERİMİZİN KİME OY VERDİĞİYLE İLGİLENMİYORUZ"

Merhum Turgut Cansever’in söylediği gibi: "Şehri imar ederken nesli ihya etmeyi ihmal ederseniz, ihmal ettiğiniz nesil, inşa ettiğiniz şehri tahrip eder."

İşte bu yüzden ecdadımız, asırlar boyunca bir yandan şehirleri imar ederken, diğer yandan da nesilleri inşa etmiştir.

Yaşadığı, ilham aldığı o güzel şehirleri aynı şekilde imar etmek için canla başla çalışıyoruz. Hem İstanbul’u hem de diğer illerimizi mamur ediyor, eksiklerini gideriyor, yatırımlarımızla sorunlarına çözüm buluyoruz.

Bu konuda asla siyasi ayrımcılık içinde değiliz. Şehirlerimizin kime oy verdiğiyle ilgilenmiyoruz. Seksen altı milyonun her bir ferdini, her alanda birinci sınıf hizmetlerle buluşturmanın gayretindeyiz.

"İNŞA EDİLECEK 500 BİN KONUTUN 100 BİNİ İSTANBUL'DA OLACAK"

İmkânlarımızı İstanbul için seferber etmiş durumdayız. Ana muhalefet meydanlarda içi boş sloganlar atarken, biz İstanbul için, sizler için, seksen altı milyonun tamamı için koşturuyoruz.

Güvenli ve konforlu yeni yapılarla; millet bahçelerimiz, kütüphanelerimiz, gençlik merkezlerimiz ve spor tesislerimizle İstanbul’un güzelliğini ortaya çıkarıyoruz. Sizler de takip ediyorsunuz; hemen her hafta yeni bir yatırımın, bir proje ve eserin müjdesini veriyoruz.

Geçtiğimiz hafta halkımızda büyük heyecan uyandıran Yüzyılın Konut Projesinin tanıtımını yaptık. Ülkemiz genelinde tam 500 bin konut inşa edeceğiz. Bunlardan 100 bin tanesi İstanbul’umuzda yapılacak. Seksen bir ilimizin her birine, depreme karşı dirençli, modern ve konforlu toplam 500 bin konut kazandıracağız.

İSTANBUL'DAKİ KİRA SORUNU İÇİN MÜJDELİ HABER

Yetmez! İstanbul’da yüksek seyreden kira fiyatlarının hepimiz farkındayız. Bu sorunun çözümüne katkı sunacak bir projeyi devreye alıyoruz. TOKİ eliyle 15 bin konutu uygun şartlarda İstanbul’da kiraya vereceğiz.

Dar gelirli vatandaşlarımızın ihtiyacını karşılamak için süratle işe koyulacak, mümkün olan en kısa sürede sosyal konutları tamamlayacağız.

SINDIRGI'DA YAŞANAN DEPREM 

Şunu da ifade etmek isterim: Biliyorsunuz, geçen hafta Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde 6,1 büyüklüğünde bir depremle sarsıldık. Allah’a hamdolsun, herhangi bir can kaybımız olmadı. Ancak bu deprem, bize afetlere hazırlık meselesinin aciliyetini bir kez daha hatırlattı.

Kentsel dönüşüm konusunun asla ihmale gelmeyeceğini orada bir kez daha gördük. Devlet, belediye ve vatandaş el ele verip bu işi süratle halletmek zorundayız. Aksi takdirde, sırf tedbirsizlik yüzünden yüreklerimize yeni ateşler düşmesine engel olamayız.