Cumhurbaşkanı Erdoğan: Enflasyon son 49 ayın en düşük seviyesine indi
Yurt Dışı Müteahhitlik Hizmetleri Başarı Ödülleri Töreni'ne katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, burada yaptığı açıklamada enflasyonun yüzde 30,89 ile son 49 ayın en düşük seviyesine indiğini belirtirken 273,4 milyar dolarla Cumhuriyet tarihinin mal ihracatı rekorunun kırıldığını söyledi.
Tarayıcınız video desteklemiyor!
Yurt Dışı Müteahhitlik Hizmetleri Başarı Ödülleri Töreni gerçekleştirildi.
Törene katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, burada kameraların karşısına geçerek gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.
Enflasyon ve hayat pahalılığı ile mücadeleye ilişkin önemli mesajlar veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, açıklamalarında şunları kaydetti:
"FİRMALARIMIZI VE TEMSİLCİLERİMİZİ TEBRİK EDİYORUM"
Sizleri en kalbi duygularımla, sevgiyle, saygıyla ve hürmetle selamlıyorum.
Öncelikle bu anlamda ödül töreni vesilesiyle bizleri bir araya getiren ve hasret gidermemize vesile olan Türkiye Müteahhitler Birliği'ne teşekkürlerimizi sunuyorum. Birazdan yüz yüze takdim edeceğimiz firmalarımızı ve temsilcilerini tebrik ediyorum.
Ülkemize ve milletimize bu gururu yaşattıkları için her birine, onların şahsında tüm müteahhitlerimize kalpten teşekkür ediyorum. Türk Müteahhitleri aynı zamanda güçlü mühendislik birikimimizi, iş yapma kültürümüzü ve güvenilirliğimizi de dünyanın farklı ülkelerine taşıyor.
"12 BİN 816 PROJE KAPSAMINDA 557 MİLYAR DOLARDAN FAZLA İŞ ALDIK"
Türk inşaat şirketleri, son yıllarda yurt dışında gerçekleştirdiği projelerle dünyanın en prestijli firmaları arasında yer almayı başarmıştır. Firmalarımızın iş disiplini, örnek iş ahlakı ve kalite anlayışı şirketlerimizi küresel ölçekte aranan iş ortakları haline getirmiştir. Türk inşaat sektörünün 1972 yılında başlayan yurt dışı faaliyetleri aradan geçen 54 yılda başarıdan başarıya koşarak bugün hepimizi gururlandıran bir seviyeye ulaşmıştır.
Şimdiye kadar yüzde 90'ı bizim iktidarlarımızda olmak üzere dünyanın 138 ülkesinde 12 bin 816 proje kapsamında 557 milyar dolardan fazla iş almış durumdayız. Yakaladığımız bu ivmeyi küresel ekonomideki olumsuzluklara rağmen hamdolsun kararlı bir şekilde sürdürüyoruz.
Dünyanın en büyük 250 uluslararası müteahhitlik firması listesi, Türk müteahhitlik sektörünün başarısını bir kez daha tescillemiştir. Listede yer alan firma sayıları itibarıyla dünyada ikinci olduk. Önceki yıl listede 43 firmamız varken, bu yıl aynı listede 45 firmayla temsil edildik. Bir başka çarpıcı rakam ise şudur: İlk 100 firma arasına 8 Türk firması girmiş, bunlardan ikisi ilk 50 içinde yer almıştır. Türkiye, mühendislik sıralamasında ise bu birinci sıraya yerleşmiştir. 45 Türk firmamızın uluslararası projelerden elde ettikleri gelir 21,8 milyar doları bulmuştur.
"ENFLASYON SON 49 AYIN EN DÜŞÜK SEVİYESİNE İNDİ"
Son 4-5 yıldır dünya ekonomisi gerçekten sancılı süreçlerden geçiyor. Son asrın en büyük sağlık krizi olarak tanımlanan koronavirüs salgınının artçı sarsıntıları henüz dinmedi. Tedarik zincirinde meydana gelen kırılmalar tam manasıyla onarılmadan bir de bunlara sıcak çatışmalar ve ticaret savaşları ekleniyor.
Çevremize şöyle bir baktığımızda.; bizden güneye etrafımızın adeta bir yangın yeri olduğunu hepimiz görebiliyoruz. Bilhassa 2025 yılı küresel ölçekte belirsizliklerin arttığı, jeopolitik risklerin, korumacı ticaret politikalarının ve zayıflayan dış talebin dünya ekonomisini zorladığı bir dönem olarak kayıtlara geçti. Burada şunu büyük bir gururla söylemek isterim.
Küresel ticaret, diplomasi ve güvenlikte ezberlerin bozulduğu bir dönemde Türkiye ekonomisi dikkat çekici bir performans sergilemiştir. 2025 yılı ekonomide hedeflerimize büyük ölçüde ulaştığımız, dengelerin tekrar yerine oturduğu, enflasyonla mücadelede önemli kazanımların elde edildiği, bilhassa ihracat ve turizmde rekorlar kırdığımız bir yıl olmuştur. Enflasyon yüzde 30,89 ile son 49 ayın en düşük seviyesine indi. Merkez Bankası rezervlerimizdeki artış, aynı şekilde devam ediyor.
"MAL İHRACATINDA 273,4 MİLYAR DOLARLA CUMHURİYET REKORUNU KIRDIK"
Bankamızın rezervleri, tarihimizde ilk defa 200 milyar dolar bandını aştı. 2002 yılında sadece 27,5 milyar dolardan devraldığımız rezervleri, geçen hafta itibariyle 205 milyar 177 milyon dolara çıktı. İstihdamda da aynı tabloyu görüyoruz. Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranımız son 31 aydır tek haneli seyrini koruyor. Yatırım, üretim, istihdam ve ihracat odaklı büyüme stratejimizin olumlu etkilerine pek çok alanda şahit oluyoruz. Bakın değerli kardeşlerim, ekonomideki bu olumlu görünüm doğal olarak ticaret performansımıza da yansımaktadır.
Küresel talebin zayıfladığı ve korumacılığın arttığı 2025 yılında Türkiye üretim gücünü ve rekabetçiliğini koruyarak mal ihracatında 273,4 milyar dolarla Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırmıştır. 2025 yılında ihracatımız bir önceki yıla kıyasla net 11,7 milyar dolar artış göstermiştir. 2024 yılında 115 milyar dolar olan hizmet ihracatı hedefimizi 117,2 milyar dolarla geride bırakmıştık. 2025 yılında 121 milyar dolar hizmet ihracatı hedefimize, yıllıklandırılmış olarak daha eylül ayında ulaştık.
Hizmetler ihracatımızın 2025 yılı hedefimizi aşarak inşallah 122,5 milyar doları bulacağına inanıyoruz. Hizmetler sektöründeki başarılarımıza imza atan lojistik ve taşımacılıktan turizme, bilişim ve yazılımdan dizi ve film yapımlarına, eğitimden sağlık turizmine, müteahhitlikten fuarcılık çalışmalarına kadar çeşitli hizmet sektörlerinde faaliyet gösteren tüm ihracatçılarımızı kutluyorum, her birinize müteşekkirim, her birinizi yürekten tebrik ediyorum.
"MÜŞAVİRLİK FİRMALARIMIZI VE SEKTÖRÜMÜZÜ CANIGÖNÜLDEN TEBRİK EDİYORUM"
Mühendislik ve tasarım ayağında da şirketlerimiz ciddi ilerleme gösterdi. Rakamlar bu gerçeği çok açık biçimde ortaya koymuştur. Teknik müşavirlik şirketlerimiz bugüne kadar 138 farklı ülkede 3127 adet proje üstlendiler. Yürütülen projelerin büyüklüğü ise 3,7 milyar doları aştı. Dünya dergisinin ilk 225 tasarım ve mühendislik şirketleri sıraladığı 225 yılı listesinde bu sene de 8 şirketimiz yer aldı. Şirket sayısı itibariyle Geçen yıla göre bir sıra yükselerek dünyada altıncı sıraya yerleştik. 2017 yılında listeye yalnızca dört firmamız girebiliyorken, aradan geçen sekiz yılda bu sayı iki katına çıktı.
Bu gurur tablosundan ötürü teknik müşavirlik firmalarımızı ve sektörümüzü de canıgönülden tebrik ediyor, sizlerden göğsümüzü kabartan daha nice başarılar beklediğimizi burada özellikle ifade etmek istiyorum. İnşallah biz de bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da sizin önünüzü açmaya, size destek vermeye, sizinle bu yolda omuz omuza yürümeye devam edeceğiz. Değerli kardeşlerim; Türk müteahhitlerinin küresel ölçekte elde ettiği bu başarılar, mevcut ekonomik konjektürde çok daha anlamlı hale geliyor.
"BENZER EKONOMİLERDEN KALICI BİÇİMDE POZİTİF OLARAK AYRIŞACAĞIZ"
Geçtiğimiz yıl, 2025 yılı için mal ve hizmet ihracatına yönelik hedefimizi 390 milyar dolar olarak belirlemiştik. Bugün geldiğimiz noktada, güncel tahminler mal ve hizmet ihracatımızın 392 milyar dolarla bu hedefi aştığını göstermektedir. Bu başarıda emeği geçen tüm arkadaşlarımıza, ihracatçılarımıza, yatırımcılarımıza, müteahhitlik ve teknik müşavirlik sektöründe faaliyet gösteren tüm iş insanlarımıza ülkem ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum.
Bütün bunları hep birlikte başardık. El birliğiyle Türkiye’yi bu seviyelere taşıdık. İnşallah çok daha iyi, çok daha güzel noktalara ulaşacağız. Enflasyon düştükçe, mali disiplini sürdürdükçe, cari fazlaya doğru emin adımlarla ilerledikçe ve reformlarımızı kararlılıkla hayata geçirdikçe Türkiye, benzer ekonomilerden kalıcı biçimde pozitif yönde ayrışacaktır.
Bu sayede büyüme; birilerinin iddia ettiği gibi sadece belirli kesimlerle sınırlı kalmayacak, çalışanın, üretenin, yatırımcının, gençlerin, kadınların, emeklilerin, kısacası 86 milyon vatandaşımızın refahına doğrudan yansıyacaktır.
"TÜRKİYE BÜYÜK MESAFELER KATETMİŞTİR"
Değerli misafirler, kıymetli kardeşlerim; bu verileri yalnızca rakamlardan ibaret görmek, başta burada bulunan sizler olmak üzere ihracatçılarımıza büyük bir haksızlık olur. Gerek yurt içi gerek yurt dışı müteahhitlik ve hizmet faaliyetlerinde elde edilen bu başarıların arkasında 23 yıllık büyük bir emek bulunmaktadır. Türkiye; ekonomik ve ticari iş birliklerinin yanı sıra siyasi, diplomatik ve uluslararası ilişkiler alanında da ciddi mesafeler katetmiştir.
Ülke içinde istikrarı ve güveni pekiştirirken, dışarıda 360 derecelik bir vizyonla tüm dünyaya ulaşmaya devam ediyoruz. Ekonomiden ticarete her alanda Türkiye’yi güçlendirmek için birlikte zorlukların üstesinden geldik, kıtalar aştık, daha önce ayak basılmamış coğrafyalara iş insanlarımızı taşıdık. Şimdi, emeklerimizin ve sabrımızın karşılığını almaya başladığımız yeni bir döneme giriyoruz. Türkiye’nin önünde yeni kapılar, yeni fırsatlar açılıyor.
Şunu özellikle ve samimiyetle ifade ediyorum: Gazze’de mazlumların yanında durmamızın, Suriye’de 13,5 yıl boyunca kardeşlerimize kucak açmamızın, küresel siyasette ilkeli, onurlu ve vicdanlı bir duruş sergilememizin bereketini inşallah önümüzdeki dönemde daha net göreceğiz. Suriye istikrara ve güvene kavuştukça bunun olumlu etkileri başta ülkemiz olmak üzere tüm bölgeye yayılacaktır. Ticaret canlanacak, yatırımlar artacak, ardından turizm gelişecektir.
"SURİYE AYAĞA KALKTIKÇA FARKLI BİR İKLİM HAKİM OLACAKTIR"
İnşallah Suriye’nin tamamında, özellikle de eski rejimin varil bombalarıyla enkaza çevirdiği yerleşim yerlerinde büyük bir inşa ve ihya seferberliği başlayacaktır. Milyona yakın insanın hayatına mal olan zulmün izleri silindikçe, Türkiye’nin destekleriyle Suriye yeniden ayağa kalktıkça bölgemizde çok farklı bir iklim hâkim olacaktır. Bunun emarelerini şimdiden görüyoruz.
8 Aralık devriminin üzerinden henüz bir yıl geçmişken Suriye’de daha önce hayal dahi edilemeyen adımlar atılmıştır. Ekonomik yaptırımlar kaldırılmış, çöken devlet sistemi toparlanmaya başlamış, Suriye ekonomisi uluslararası sisteme entegre olma sürecine girmiştir. 600 bini ülkemizden olmak üzere milyonlarca Suriyeli muhacir vatanlarına geri dönmüştür.
Sosyal ve siyasal alanda da umut verici gelişmeler yaşanmaktadır. Cumhurbaşkanı tarafından yayımlanan son kararnameyle, Esad rejimi döneminde vatandaş bile sayılmayan Kürt kardeşlerimizin temel haklarının güvence altına alındığını görmekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Uzun süredir terör örgütlerinin işgali altında bulunan petrol sahalarının Suriye hükümetine devredilmesiyle bu sürecin daha da hızlanacağına inanıyoruz.
"SURİYELİ KARDEŞLERİMİZ ÇATIŞMALARDAN YORULMUŞTUR"
Suriye halkının refahı için kullanılması gereken kaynaklar artık yer altında tüneller kazmaya değil; yer üstünde okul, hastane, yol, tarım ve sanayi yatırımları yapmaya harcanacaktır. Suriye’nin zenginlikleri terör tahkimatı için değil, eğitim, sağlık ve halkın yaşam standartlarını yükseltecek projeler için kullanılacaktır.
Herkesin şunu açıkça görmesi ve kabul etmesi gerekiyor: Suriyeli kardeşlerimiz çatışmalardan ve yıkımdan yorulmuştur. Suriye halkı barış, huzur ve kardeşlik istemektedir. Arap'ıyla, Türkmen'iyle, Kürt'üyle, Nusayri'siyle yan yana yaşamak istemektedir. Yıllarca çatışmaların yükünü omuzlarında taşıyan Suriyeli çocuklar artık silah ve bomba sesi duymak istememektedir.
Gelinen noktada, kimsenin Suriye halkına yeni bedeller ödetmeye hakkı yoktur. Terörün, şiddetin ve silahın devri kapanmıştır. Çocukları öne sürerek, onların kanı ve canı üzerinden sonuç alma dönemi bitmiştir. Devlet içinde devlet olmaz, ayrı silahlı yapılar olmaz, paralel ordular olmaz. Meseleyi anlaşmanın ruhuna uygun şekilde, sulh yoluyla çözmek yegâne çıkış yoludur. Biz konuda aklı selimin hırsa ve ihtirasa galip gelmesini temenni ediyoruz.
"BU DEVLET, GÖZLERİ UMUTLA PARILDAYAN HERKESİN DEVLETİDİR"
Kürt kardeşlerimden rica ediyorum aramızdaki kardeşliği bozmaya çalışanlara kulak asmayın. İstismarcılara prim vermeyin. Fitneyi, fesadı, ayrışmayı, nefreti körüklemeye çalışanlara lütfen itibar etmeyin. Türkiye Cumhuriyeti 86 milyon vatandaşıyla, özellikle önünü ve yönünü kendisine dönmüş 10 milyonların da en güvenli sığınağıdır, yuvasıdır, güvencesidir.
Bu devlet, adını duyunca gözleri umutla parıldayan herkesin devletidir. Türkiye sadece sınırlarının ötesinde değil, dünyanın hiçbir yerinde dost ve kardeşlerinin sıkıntı çekmesine kayıtsız kalmaz, seyirci kalmaz.
Biz tarihimiz boyunca ihtiyaç sahiplerini hiçbir ayrım yapmadan bağrına basan bir millet olduk, bugün de aynı samimiyetle hareket ediyoruz. Sınırımızın ötesinde yaşayan Kürt kardeşlerimizden gelen insani yardım taleplerini, Suriye hükûmetiyle yakın işbirliği içinde karşılıyoruz. AFAD'ımızın, Kızılay'ımızın yanı sıra insani yardım kuruluşlarımız da Suriye'nin kuzeyindeki ihtiyaç sahiplerine el uzatıyor, yardım ulaştırıyor.