'Kazova Tekstil Davası'nda karar: Şükrü Genç'e 7 yıl 6 ay hapis cezası

Eski Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç'in de aralarında bulunduğu 25 sanıklı 'Kazova Tekstil' davasında karar açıklandı. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, Genç hakkında 7 yıl 6 ay hapis cezasına hükmederken İsmail Erdem ve Kalender Özdemir'in tahliyesine karar verdi.

Tarayıcınız video desteklemiyor!

DHKP/C silahlı terör örgütüne finans sağladıkları gerekçesiyle çeşitli belediyelerde başkan yardımcılığı yapmış isimlerin de bulunduğu 25 sanık, hakim karşısına çıktı.

Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'ndaki 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde davanın karar duruşması görüldü.

25 SANIK HAKKINDA TERÖR ÖRGÜTÜNE FİNANS SAĞLAMAK SUÇUYLA İDDİANAME HAZIRLANDI

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, eski Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç, eski Ataşehir Belediye Başkan Yardımcısı Abdullah Der, eski Şişli Belediye Başkan Yardımcısı Emir Sarıgül, eski Şişli Belediye Başkanı Hayri İnönü, eski Şişli Belediye Başkan Yardımcısı Erdoğan Yıldız, eski Maltepe Belediye Başkan Yardımcısı Haydar Battal, eski Ataşehir Belediye Başkan Yardımcısı Kalender Özdemir, eski Şişli Belediye Başkan Yardımcısı Mehrali Seçme ve eski Maltepe Belediye Başkan Yardımcısı, aynı zamanda mevcut Manisa Şehzadeler Belediye Başkan Yardımcısı Melih Morsümbül'ün de aralarında bulunduğu şüpheliler hakkında, 'terör örgütüne finans sağlamak' suçlamasıyla iddianame hazırlanmıştı.

KARAR DURUŞMASI GÖRÜLDÜ

8 şüpheli hakkında 27 yıl 6 aya kadar, 17 şüpheli hakkında ise 17 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edilmişti.

Görülen davada, mahkeme kararını açıkladı.

ŞÜKRÜ GENÇ'E 7 YIL 6 AY HAPİS CEZASI

Mahkeme heyeti, eski Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç ile Mahmut Serdar Kızılay hakkında 'terör örgütüne finansman' suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezasına hükmetti.

Sanıklar Orhan Beğenmiş, Mehrali Seçme, Erdoğan Yıldız ve Abdurrahman Emin'e 'Terör örgütüne finansman' suçundan 1 yıl 13 ay; Zafer Eskiköy, Sinan Çetiz, Necati Demirci, Muhittin Yetimler, Melih Morsünbül, Kaya Emir Dönmez, İsmail Yalnız, ve Haydar Battal'a ise yine 'Terör örgütüne finansman' suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası verildi.

2 ŞÜPHELİ TAHLİYE, 4 ŞÜPHELİYE BERAAT KARARI

Sanıklar İsmail Erdem ve Kalender Özdemir hakkında, hükümle birlikte tahliye kararı verildi.

Abdullah Der, Deniz Kutlu, Hatice Yazlık ve Haydar Özgül hakkında ise beraat kararı alındı.

"BEN SUÇLU DEĞİLİM"

CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik'in de takip ettiği duruşmada, sanıklara son sözleri soruldu.

Tutuklu sanık İsmail Erden, şöyle konuştu:

"Söylenecek her şey söylendi. Benimle ilgili söylenen her şey yok hükmündedir. Bilerek ve isteyerek kimseyle iletişimde bulunmadım, suç işlemedim. Bu görevimde gece gündüz çalıştım. Bu yaşıma geldim, herhangi bir terör örgütüyle iletişime geçmedim. Benim 11 aydır burada olmam aileme ve ülkeme zarar veriyor. Biz üreten insanlarız. Ben suçlu değilim; terörizmle ilgili hiçbir cümle kurulamaz. Sadece tek bir şeyi kabul ediyorum: Evet, biz bir ihale yaptık. Onca yaptığımız işten biridir ama en küçüğüdür."

"BEN SUÇSUZUM VE HAYATİ RİSKİM VAR"

Kalender Özdemir ise şunları söyledi:

"12 celsedir suçsuzluğumuzu ispat etmeye çalışıyoruz. Hiçbir suçlamada bile yer almadım. Benim yaşantım bellidir. Böyle bir örgütün finansmanına destek sağlamadım. Bu suçların hiçbirini işlemedim. 4,5 ay önce kalp krizi geçirdim. Üç damarım değişti. Ben suçsuzum ve hayati riskim var."

"ÖZGÜRLÜĞÜMÜ İSTİYORUM"

Şükrü Genç de son sözlerinde şu ifadelere yer verdi:

İnşallah son sözümüz olur ama bizim sonumuz olmaz. Temel'e idam cezası vermişler, 'son sözün ne?' demişler; 'ha bu bana ders olsun' demiş. Ben buradan nasıl ders çıkaracağımı bilmiyorum. Tam 316 gündür tutukluyum. Her daim serzenişte bulunduğum bir suçtan cezaevindeyim. Vatandaş adalete güvenmezse tutunacak dalı kalmaz. Ben umudumu hiç kaybetmedim.

Hak ve hukukun mutlaka tecelli edeceğini biliyorum. İçinde bulunduğum sağlık sorunlarımın daha da artabileceği endişesini yaşadım. Eğer bir umutsuzluğum olsaydı buralara kadar gelemezdim. Davamıza benzer bir davada çok güzel bir söz vardı. Bir avukat demişti ki: 'Son söz olamaz; biz hukukçular yaşadıkça konuşmalıyız. Son söz ancak sizde olabilir' Sayın Başkanım, son söz sizlerindir. İnancım, bizleri sarıp sarmalayacaktır. Özgürlüğümü istiyorum.