Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Batuhan Mumcu, Hacı Yakışıklı'ya cevap verdi
Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı olarak faaliyet gösteren Devlet Opera ve Balesi'yle ilgili eleştirel bir yazı kaleme alan Hacı Yakışıklı'ya cevap Bakan Yardımcısı Batuhan Mumcu'dan geldi. Bale ve Opera'nın tarihteki yerine vurgu yapan Mumcu, Yakışıklı'yı yeni sezondaki temsillerden birine davet etti.
Gazeteci Hacı Yakışıklı, Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı olarak faaliyet gösteren Devlet Opera ve Balesi'yle ilgili bir yazı kaleme aldı.
Yakışıklı yazısında bale etkinliği sevmediğini belirtti.
Yakışıklı yazısında, “Çocuklarınızı baleye göndermeyin diyebilirim, gidilmemesini tavsiye edebilirim. Ama ötesine geçemem; gidenlere ‘hakaret’ edemem, onları ‘ilkel, çağdışı’ diye yaftalayamam! Yalnız ben ‘Devlet Opera ve Balesi’ diye bir şeyin olmasına karşı çıkarım. Bizim kültürümüzde olmayan bir şeyi koskoca Türkiye Cumhuriyeti Devleti niye sahipleniyor?” görüşünü savundu.
Hacı Yakışıklı'nın yazısına ise yanıt Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Batuhan Mumcu'dan yanıt geldi.
"Desteklemeyi sürdüreceğiz"
Mumcu, Yakışıklı'ya ithafen paylaştığı gönderisinde ülkemizin köklü bir opera ve bale geleneğine sahip olduğunun altını çizdi.
Opera ve baleyi desteklemeyi sürdüreceklerini de sözlerine ekleyen Mumcu, daha sonra Yakışıklı'yı yeni sezondaki temsillerden birine davet etti.
"Yeni sezonda temsillerimizin birinde sizi de misafir etmek isterim"
Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Batuhan Mumcu'nun ifadeleri şu şekilde:
Hacı Bey, sanat evrenseldir ve devlet sanatı destekler. Türk kültüründe seyirlik oyunlar önemli bir yer tutar. Osmanlı, devlet geleneğinin önemli bir ayağı olan sanatı himaye etme, sanatçıyı koruma ve destekleme konularında hâmilik sıfatı ile sanatçılara ve sanat kurumlarına karşı maddi ve manevi olarak büyük bir destek vermiştir. Düşündüğünüzün aksine köklü bir opera ve bale geleneğine de sahibiz. 1800’lü yıllardan itibaren Osmanlı padişahlarımız, dünyaca ünlü bestecileri kadim kültür başkentimiz İstanbul’a davet ederek pek çok opera ve bale eserinin bu topraklarda sahnelenmesinin önünü açmıştır. Kıymetli kurumlarımızla sanat ve sanatçıları desteklemeye devam edeceğiz. Yeni sezonda temsillerimizin birinde sizi de misafir etmek isterim.
Osmanlı'da opera ve bale sanatının geçmişi
Öte yandan Osmanlı döneminde de opera ve baleden esentiler olduğu bilinmektedir.
Osmanlı döneminde ilk kez 1524 yılında Kanuni Sultan Süleyman’ın izni ile İstanbul’da Venedik elçisinin evinde müzik, dans ve şarkılı gösteriler yapılmıştır.
Daha sonra tahta çıkma, evlenme ve sünnet düğünü gibi önemli sosyal olayları kutlama geleneğinin bir parçası olarak bu tip halka açık gösteriler düzenlenmiştir.
Operaya benzer ilk şarkısı danslı temsil ise 1594 yılında oynandı
Operaya benzer şarkılı, danslı ilk temsil 1594 yılında oynanmıştır. 1797 yılında Topkapı Sarayında ise halka kapalı şekilde yapılmıştır.
1828 yılında II. Mahmut tarafından İstanbul’a davet edilen dünyaca ünlü besteci İtalyan Gaetano Dınizetti’nin ağabeyi Giuseppe Donizetti hem besteler yapmış hem de birçok opera, operet ve bale eserlerinin sahnelenmesini sağlamıştır.
Osmanlı döneminde Avrupa'daki sanatlar yakından takip edildi
Müzik eğitiminin yanı sıra haremde Batı müziği eşliğinde dans eğitimi de verilmeye başlanmıştır. Tarihimizin sahnelenen ilk operası olarak, Donizetti’nin 1842 yılında temsil edilen “Belisario” adlı operası kabul edilmektedir. Osmanlı bu dönemde birçok devlet adamını Avrupa’daki sanat ve müzik gelişmelerini incelemeleri için yollamıştır.
Osmanlı'da balenin tarihi 16. yüzyıla kadar uzanıyor
Bunun yanı sıra yine Osmanlı döneminde balenin geçmişi çok öncesine dayanmaktadır.
Geçmişi 16. yüzyıla dayanan bale, İngiliz dans tarihçisi Cyril W. Beaumont'un ortaya çıkardığı sonuçlara göre 1524 yılında İstanbul'daki İtalyanlar'ın Venedik Balyosu'nun evinde bir bale gösterisi düzenlenmiştir.