Mahmut Arıkan: Saç örme eylemine saygı duymak gerek
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Suriye ordusunun SDG/YPG'ye yönelik askeri operasyonları sonrası başlatılan saç örme eylemini destekledi. Arıkan, "Eylemler insanların en doğal hakkıdır. Saç örme eylemine saygıyla yaklaşmak gerekir" yorumunda bulundu.
Tarayıcınız video desteklemiyor!
Gündem Suriye'deki gelişmeler...
DEM Parti'nin saç örme olayı, Suriye'de yaşananlara tepki olarak ortaya çıktı.
SORULARI YANITLADI
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, TBMM'de parlamento muhabirleri ile kahvaltıda bir araya gelerek gündeme ilişkin soruları yanıtladı.
Konuşmasında dünyadaki gelişmelere dikkat çeken Arıkan, "Çemberin hızlı bir şekilde daraldığını ve bizimle ilintili olan gerek inanç anlamında, gerek kültürel anlamda bağımız olan coğrafyalarda çok hızlı savaşların çıktığına, iç kargaşaların yaşandığına şahit oluyoruz” dedi.
"SIKINTILARI BERABER YAŞIYORUZ"
Türkiye'nin krizlerden etkilendiğine vurgu yapan Arıkan, "Ülkemizdeki durum da çok farklı değil. Ekonomik manadaki sıkıntıları beraber yaşıyoruz. Sıkıntılar, problemler saklanamayacak noktaya geldi. 'Terör meselesi yok' demekle ortadan kalkmadığını bugünlerde yaşanan hadiselerde gördük. Kürt meselesinin 'hadi çözüyoruz' deyince bir masaya oturulduğunda çözülemediğine de, üzülerek bugünlere şahitlik etmekteyiz. Hem devlet kurumlarının hem özel sektörün, ilan edilmemiş olsa bile iflasla karşı karşıya kaldığını görüyoruz" diye konuştu.
SAÇ ÖRME EYLEMLERİNİ DESTEKLEDİ
Arıkan, Suriye'de devam eden son süreçte Suriye ordusunun terör örgütünü temizleme harekatında duruma tepki amacıyla Türkiye’de de süren saç örme protestosuna yönelik soruyu, "Eylemler insanların en doğal hakkıdır" sözleri ile yanıtladı.
Arıkan, şöyle devam etti:
"Köklü bir siyasi geleneğimiz var ve Kürt meselesinde Türkiye’de ilk bedeli ödeyen parti, Milli Görüş Hareketi’nin partileri oldu. Hatırlar mısınız bilmiyorum; 1990’lı yıllarda Necmettin Erbakan Hocamız Bingöl'de tarihi bir konuşma yapmıştı ve ceza almıştı. Yine 1996 yılında Van Milletvekilimiz Fethullah Erbaş, PKK'nın kamplarına gitmişti, orada esir olan askerlerimizi getirmişti ve bunun bedellerini o dönem ödemişti. Biz hep şunu söylüyoruz: Bir ülkede yaşayan ne kadar Kürt varsa, ne kadar Türk varsa; bu coğrafya Türk'ün olduğu kadar Kürt’ün de coğrafyasıdır, bütün yaşayan insanların coğrafyasıdır. Ne kadar Sünni’nin hakkı varsa, Alevi’nin de bu topraklar üzerinde o kadar hakkı olduğu inancındayız. Çoğunluğun Türk olması, Kürdün haklarını görmezden gelmemeyi gerektirir. Aynı şey, tersi durumda da geçerlidir."
"HERKESİN TÜRKİYE'DE EYLEM HAKKI OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM"
Şunu da hep söylüyorum: Çoğunluğun yaptığı milliyetçilik olarak tanımlanırken, azınlığın haklarını savunması 'bölücülük' olarak tanımlanırsa, orada bir çıkmaza gireriz. Hiçbir zaman çokluk, meşruluğun ve hakkın karşılığı olamaz. Suriye’de de hepimizin içini acıtan çok sıkıntılı bir süreç var. Bugün son bir ay içerisindeki gelişmelere bakarak değerlendirme yaparsak eksik olur. Büyük resme baktığımızda, Esad’ın ilk günlerinden bu yana coğrafyanın dizayn edilmeye çalışıldığını görüyoruz. O dönem SDG'nin yanında olan Amerika vardı. Bir yapılanma söz konusuydu. Sonra Amerika ne oldu da, ne görüşüldü de, hangi karşılıklı anlaşmaya varıldı da SDG'den desteğini çekti? Şimdi orada bir bombalama durumu söz konusu. Eylemler insanların en doğal hakkıdır. Saç örme eylemi olur, başka eylemler olur; bunlara saygıyla yaklaşmak gerekir. Herkesin Türkiye'de eylem hakkı olduğunu düşünüyorum."