Suriye'de Kadem İstasyonu'nun değerli parçaları, devrik gejim güçleri tarafından yağmalandı

Osmanlı mirası Kadem İstasyonu, rejim güçleri tarafından sivil yerleşimlere yönelik saldırılar için bir üs haline getirilirken, istasyondaki asırlık trenlerin paha biçilmez parçaları da yağmalandı.

Tarayıcınız video desteklemiyor!

Suriye’nin başkenti Şam’da Osmanlı’nın miraslarından biri olan Kadem İstasyonu, devrik Baas rejimi güçlerinin saldırılarıyla büyük tahribata uğradı. Hicaz Demir Yolu’nun en önemli duraklarından biri olarak kabul edilen ve bir zamanlar hacı adaylarının kutsal topraklara yolculuk öncesi buluşma noktası olan bu tarihi istasyon, yağmalanarak harabeye çevrildi.

Sultan II. Abdülhamid’in himayesinde temeli 1 Eylül 1900’de atılan, Şam’dan Medine’ye uzanan Hicaz Demir Yolu, 1 Eylül 1908’de hizmete açılmış ve askeri, siyasi, ekonomik ve sosyal açılardan büyük önem arz eden bir ulaşım ağı haline gelmişti. Kadem İstasyonu ise yalnızca bir durak olmanın ötesinde, bünyesinde barındırdığı bakım ve onarım tesisleriyle hattın bel kemiği görevini üstlenmişti.

İSTASYON TAHRİP EDİLDİ, BİRÇOK PARÇA YAĞMALANDI

Osmanlı döneminde burada trenlerin bakımı ve yedek parça üretimi gerçekleştirilirken, 2012 yılında Baas rejimi güçlerinin bölgeye konuşlanmasıyla istasyonda çalışan yüzlerce görevli zorla çıkarıldı. Rejim askerleri, burayı sivil yerleşimlere saldırı düzenlemek için bir üs haline getirirken, Hicaz Demir Yolu’nda uzun yıllar hizmet vermiş eski lokomotiflerin sergilendiği alanları da talan etti. Tarihi lokomotiflerin değerli parçaları ve üzerlerindeki bakır levhalar yağmalanırken, 2008 yılında kurulan Kadem Müzesi de tamamen boşaltıldı.

Bütün bu yıkımın en acı sembollerinden biri ise Sultan II. Abdülhamid Han’a ait ahşap vagonun rejim güçlerince ateşe verilerek yok edilmesi oldu. Bir zamanlar hacı adaylarını kutsal topraklara taşıyan ve Osmanlı’nın ulaştırma vizyonunun en büyük eserlerinden biri olan Kadem İstasyonu, bugün kaderine terk edilmiş, raylarda çürüyen vagonlar ve harap haldeki binalarla geçmişin görkeminden uzak, sessiz bir tanık olarak ayakta kalmaya çalışıyor.

AA ekibinin drone ile görüntülediği istasyon, ihmalkârlık ve tahribatın izlerini taşırken, bu tarihi mirasın korunması adına uluslararası çabalara duyulan ihtiyacı da gözler önüne seriyor.

"1908'DE BURADAN MEDİNE'YE İLK TREN SEFERİ YAPILDI"

Tam 57 yıldır Kadem İstasyonu’nda görev yapan Yahya El-Hulvani, AA muhabirine istasyonu gezdirerek yaşanan tahribatı gözler önüne serdi. Bir zamanlar trenlerin ve vagonların bakım merkezi olan bu tarihi alan, artık savaşın izlerini taşıyan bir enkaza dönüşmüş durumda.

Tekniker olarak istasyonda çalışan Hulvani, bombalanan yapıları göstererek  şu ifadeleri kullandı:

Burası trenlerin onarım üssüydü. Şu gördüğünüz hangarın köşesine bir uçak isabet etti, hâlâ izleri duruyor. Aynı saldırıda vagonlar da alev aldı, büyük zarar gördü.

2012’de devrik Baas rejimi güçlerinin tanklarla istasyona saldırdığını hatırlatan Hulvani, şunları söyledi:

Rejim askerleri burayı ele geçirdikten sonra çevredeki yerleşim bölgelerini vurmaya başladı. Asali ve Cura mahalleleri en çok hedef alınan yerlerdi.

Hicaz Demir Yolu’nun tarihi hakkında da bilgi veren Hulvani, sözlerini şöyle sürdürdü:

1908’de buradan Medine’ye ilk tren seferi yapıldı. Ondan önce hacı adayları ve tüccarlar develerle üç ay süren zorlu bir yolculuğa çıkmak zorundaydı. Trenle bu süre üç güne indi. O dönemde büyük bir devrim olarak karşılandı, herkes hayranlıkla anlatırdı.

Aynı zamanda hattın sadece yolcu taşımacılığı için değil, hububat ve ticari ürünlerin nakliyatı için de kullanıldığını vurguladı.

"BURAYA ÇOK ZARAR VERDİLER, HER ŞEYİ TALAN ETTİLER"

Kadem İstasyonu’ndaki bakım merkezinin Osmanlı’dan bu yana binlerce ustaya ev sahipliği yaptığını anlatan Hulvani, burada demir dökümden marangozluğa kadar geniş bir üretim alanı bulunduğunu belirtti:

Buharlı trenler için özel bakım bölümlerimiz vardı. Tornacı, dökümcü, demirci atölyeleri burada faaliyet gösterirdi. Buharlı trenlere ihtiyaç duyulan tüm parçaları kendi bünyemizde üretiyorduk.

Ancak 2010’un sonlarına doğru Suriye’de olayların başlamasıyla istasyonun çöküş süreci hızlandı. Hulvani, yaşanan yıkımı şu sözlerle anlattı:

Ordu bizi fabrikadan çıkardı ve istasyonu kaderine terk etti. Ardından her şey yağmalandı. Trenlerdeki tüm bakır parçalar söküldü, depolarda yıllardır saklanan yedek parçalar çalındı. Oysa bu parçalar paha biçilemezdi, çünkü dünyada yalnızca Suriye’de kalan Osmanlı dönemine ait buharlı trenler hâlâ çalışıyordu. Şimdi ise onları tekrar faaliyete geçirmek çok uzun zaman alacak.

İstasyonun marangozhane bölümüne geldiğinde derin bir iç çeken Hulvani, en büyük kayıplarından birinin Sultan II. Abdülhamid Han’a ait özel vagon olduğunu söyledi. Bir zamanlar zarif ahşap işçiliğiyle göz kamaştıran bu vagonun, rejim güçlerinin elinde yok olduğunu belirten Hulvani, yanan iskeleti göstererek, şunları söyledi:

Tamamen restore etmiştik. İçinde yemek salonu, karşılama bölümü, mutfak ve banyo vardı. Kusursuzdu. Ama şimdi bakın… Geride yalnızca yanmış bir iskelet kaldı. Paramparça ettiler, ateşe verdiler.

KADEM MÜZESİ DE YAĞMALANDI

Hicaz Demir Yolu Müzeleri Başkanı Manal Halife, 2008 yılında kurulan Kadem Müzesi’nin, Baas rejimi güçlerinin saldırılarıyla büyük hasar gördüğünü belirtti. Bir zamanlar Hicaz Demir Yolu’nun farklı istasyonlarından titizlikle toplanan tarihi parçaların sergilendiği müze, bugün büyük ölçüde talan edilmiş durumda.

Halife, yaşanan tahribatı anlatırken derin bir üzüntü duyduğunu ifade ederek, şunları söyledi:

Burada demir yolunun tarihine ışık tutan sayısız parça bulunuyordu. Hepsi büyük bir özenle korunmuş, temizlenmiş ve buraya getirilmişti. Ancak bugün geriye kalan sadece birkaç parça var.

Rejim güçlerinin istasyonu ele geçirmeden önce müzeyi de bombaladığını dile getiren Halife, şu ifadeleri kullandı:

Sadece müze değil, istasyonun tüm tesisleri büyük zarar gördü. Değerli eşyalar yağmalandı, yıllarca verilen emek bir anda yok oldu. Böyle köklü bir kurumun bu hale düşmesi yürek burkuyor.

Baas rejiminin çöküşünün ardından müzeyi yeniden ayağa kaldırmak için onarım çalışmalarına başladıklarını belirten Halife, tarihi istasyonun önemini vurgulayarak şunları söyledi:

Kadem İstasyonu’nun adı geçtiğinde insanlar 100-125 yıl öncesine, Osmanlı dönemine gidiyor. Burası Hicaz Demir Yolu’nun en köklü duraklarından biri ve biz bununla gurur duyuyoruz. Yıkılan her şeyi yeniden inşa edeceğiz. Kadem, tekrar ziyaretçilerini ağırlayan, turistlerin uğrak noktası olan bir tarih kapısı olacak.

Müzenin bugünkü halini tarif ederken derin bir iç çeken Halife,

Burada Hicaz Demir Yolu’na ait eşyaların geri kalanını görüyorsunuz… Acı verici bir manzara. Sayısız eser ya yok oldu ya da büyük zarar gördü. Ama biz pes etmeyeceğiz. Müzeyi temizleyip restore edeceğiz ve eşyaları ait oldukları yerlere geri koyacağız. Şu an sadece bir moloz yığını gibi görünse de burası yeniden tarih kokan bir mekâna dönüşecek.

diyerek Kadem Müzesi’ni eski ihtişamına kavuşturma konusundaki kararlılıklarını dile getirdi.