Adil Yıldırım'dan bir yüzleşme romanı: Şeytan Tüyü
Şeytan Tüyü, Adil Yıldırım'ın insan ruhunun karanlık yüzünü cesurca ele aldığı, sarsıcı bir roman olarak okuyucularla buluşturuyor. Yıldırım; "Hepinizi bu karanlık koridorlardan geçmeye davet ediyorum" diyor.
Adil Yıldırım, karakter derinlikleri ve toplumsal normları sorgulatan üslubuyla, modern çağın narsist anti-kahramanını yaratıyor. Şiddetin, arzuların ve ahlaki çatışmaların hakim olduğu bu roman, okuyucuyu karakterlerin karmaşık ve çelişkili dünyasına çekiyor.
Yazarın daha önceki eserlerinde olduğu gibi, bu romanda da psikolojik analizler ve güçlü anlatım teknikleri ön planda. Yıldırım, bireyin içsel savaşlarını ve bu savaşların çevresiyle olan ilişkisine yansımalarını derinlemesine işlerken, okuyucusunu adeta bir zihinsel yolculuğa çıkarıyor.
Adil Yıldırım kitabını şöyle anlatıyor;
"DAVET EDİYORUM..."
"Yazmak, ruhun karanlık koridorlarında dolaşırken duyulan tek ışık kaynağıdır. Şeytan Tüyü’nde okuyucuyu, bu karanlık koridorlardan geçmeye davet ediyorum."
Sayfa: 192
BİR YÜZLEŞME ROMANI
Bir insanın ruhundaki kötülük potansiyeli nedir? Bir erkeğin sahip olduğu o tuhaf çekicilik, ya bir şeytana aitse? Peki bizler içimizdeki cehennem potansiyelinin farkında mıyız?
Ünlü yazar ve ilişki koçu Adil Yıldırım, Şeytan Tüyü isimli romanında zengin, güçlü, kırklı yaşlarındaki bir adamın kendi şeytanıyla olan ilişkisini aktarırken, okuyucuların da ne kadar “şeytani” özelliklere sahip olabileceğine dair kendileriyle yüzleşmelerini sağlıyor.
KİTAPTAN...
"Benim hayat anlayışım hedonizmdir. Özel hayatım genel olarak ya yatakta ya da restoranda geçiyor. Ya sevişiyorum ya da bunu yapabilmek için yeterince besleniyorum. Benim en büyük zevkim kadınlar. Evli olmam, hatta karımı hâlâ seviyor olmam buna engel değil. Hayatımın amacı farklı kadınların lezzetine ulaşmak, onları keşfetmek, onlarla olmak ama sadece cinsellik değil; ruhlarını ele geçirmek, onları bana bağlı hatta bağımlı hale getirmek.”