Aşk, yas ve mekan üzerine bir roman: Duvarların Arasında
Sevilen öykülerin yazarı Ferhat Özkan, ilk kitabı Duvarların Arasında ile çağdaş Türk edebiyatına katkıda bulunuyor ve etkileyici bir yapı daha ekliyor.
Gerek bireysel yıkımlarla parçalanan toplumsal hafızayla örülü bu roman, mimarlık, yas, aile, aşk, mekân ve hafıza değişiminde şekillenen parçalı bir anlatıyla ilerliyor.
Özkan'ın dilindeki dinginlik ve içtenlik, okuru yavaş yavaş içine giren bir iç dünyaya taşıyor; gösterilen bir mimarın duvarları teker teker gerçekleştirmesi gibi. Yazarın geçmişteki öykü kitaplarından tanıdığımız ayrıntılara ve duygulara mesafeli yaklaşımı, bu kitapta daha da olgunlaşmış olarak ortaya çıkıyor.
Duvarların arasını, hayatlarını, mekânlarını ve ilişkilerini restorasyon üzerinden anlayabilen çalışan karakterlerin izinde, kimliğini, yardımlaşmasını ve yitirilen zaman üzerine düşünerek onu yaştan okura hitap ediyor. Anlatının parçalılığı ve şiirselliği, hem günlük hayatın detaylarına hem de büyük analizlerin yer aldığı Ferhat Özkan'ın yeni romanı, Everest Yayınları'nın Türk Edebiyatı dizisinde önemli bir yapı taşı olarak piyasalardaki yerini hak ediyor.
Sayfa: 256
ROMANA DAİR...
İstanbul'da sadece duvarları yıkılmış yıkık bir konağın onarım çalışmaları için kapsamlı orijinal planlar ve hikâyeler araştırılmaktadır. Mimar Murat için ise o günlerde her şey oluşur; işiyle eş zamanlı olarak hayat onu geçmişle hesaplaşıp gelecekle yüzleşmeye zorlar. Ama hikâyeler duvarların deliklerine, Ayasofya'nın kubbelerine, kahvelerin köpüklerine kadar girip yerleri doldurur.
Bedenleri bozarak ruhları tedavi eden bir hekim, hayatlarına birlikte son ödeme kararlaştırdıkları karısının “yoldaş” olmadığını öğrenen bir devrimci, küçük eylemlern hukukuyla uğraşan bir avukat, konakla ilgili farklı zamanlara ait bir hikâyenin parçaları haline gelir.
Yazar Ferhat Özkan
YAZARIN İLK ROMANI
Kalıpların dışarıdaki öyküleriyle tanıdığımız Ferhat Özkan, bu ilk romanında duvarların arasındaki insanı anlatıyor: İlk evi olan anne karnından ruhun dağılmasına, koğuşlardan uzağa, kurtarılmış bölgelerin mezarına, hep duvarların arasındaki insanı…
“Hayatın bu sakin tarafını daha önce öğrenemediğim için üzülüyorum. Çok sonraları, Dolaylı evlerde dolaylı hayatlar yaşamışım meğer diye özetleyerek anlatıyorum Metin'e. “Konforlu geliyor, çatılı mezarlar, çok odalı koğuşlar.”