İstanbul 19°C
Ankara 15°C
İzmir 22°C

Hürriyet yazarı Ayşe Arman bugün kaleme aldığı yazısında Galata Kulesi civarında yaşanan rezalate ışık tuttu. Bu konu ile ilgili olarak geçmiş dönemde Hürriyet gazetesinde birlikte çalıştığı Neyyire Özkan'ın mektubuna yer veren Arman, kule civarındaki rezaleti 'Galata'da her gece toplu taciz' başlığıyla verdi.
Galata'da her gece toplu taciz
Son zamanlarda yükselen bir "şehir tartışması" var.
Tam da bu tartışmanın ortasında, Neyyire Özkan'dan, Galata'da oturan bir "mahalleli" olarak şikâyet mail'i aldım.Virgülüne dokunmadan yayınlıyorum.
Bütün görüşlere açığım, tersini düşünenler varsa, onların görüşlerine de açığım...
Bu arada Neyyire, Hürriyet'in yan yayınlar yönetmeniydi, yıllarca Hürriyet eklerini çıkardı, çok sıkı gazetecidir, birlikte olağanüstü güzel işlere imza attık, en uzun çalıştığım insanlardan biri.
Neyyire şimdi NTV yayınlarında, Hürriyet eklerdeki yolumuza İskender Baydar'la devam ediyoruz, İskender'le de çalışmak keyifli, bir erkekle çalışmanın da başka avantajları var.
Artık Neyyire'yle iş yapmıyoruz, görüşebilirsek şarap içiyoruz :--))
Geçenlerde Neyyire'nin kulenin tam arkasındaki evinden gece yarısı dönerken, gerçekten de aşağıda anlattığı görüntülere tanık oldum, ben tabii misafirim, mahalleli değilim, yürüdüm evime gittim.
Sizi, bugün bir mahallelinin Galata Meydanı'ndan şikâyetiyle baş başa bırakıyorum...
Akşam saatleri. Hava yeni yeni kararıyor. Şehrin o en eski meydanında büyük bir cangıl. Yerlerde irili ufaklı halka halka oturmuş, uzanmış, yayılmış gençler. Kızlı, erkekli. Dünyanın farklı ülkelerinden. Türkiye'nin farklı şehirlerinden. Müzik yapıyorlar, sohbet ediyorlar.
Ellerinde biraları, şarapları...
Özgürler! Medeniler!
Öyle değil mi?
Manzara şahane değil mi?
Herhangi bir akşam saatinde, o 600 yıllık meydandan geçseniz, onlara tebessümle bakıp, "Genç olmak ne güzel!" diye iç geçirirsiniz.
Ama bu görüntüye sakın kanmayın. Çünkü saatler ilerledikçe bu tatlı, genç kalabalık canavarlaşacak. Tıklım tıklım doldurdukları o meydanda, "masum gençler buluşması"ndan çıkıp, bir "toplu taciz" ayinine başlayacaklar.
Buranın bir mahalle olduğunu unutacaklar. Saatler gece yarısını çoktan geçip, sabaha doğru ilerledikçe, yüksek sesle söylenen toplu şarkılara, kavga, gürültü, küfür karışacak. Sonra havada uçuşan şişelerin haddi hesabı tutulamayacak.
Son sesleriyle haykırıp, darbukalara son güçleriyle vuracak, nefesli çalgılarını gırtlakları yırtılıncaya kadar üfleyecekler.
Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte, arkalarında kesif çiş kokuları, her yere dağılmış kırık içki şişeleri, yüzlerce teneke kutu, yiyecek artıkları ve meydanı kaplamış sigara izmaritleri bırakacaklar. Dökülen saçılan yüzünden yapış yapış bir meydan. Bütün bunlar İstanbul'un tam ortasında, tarihi ve turistik Galata'da, her gece ama her gece tekrarlanıyor. Sanırsınız ki, burası şehrin kilometrelerce dışında bir kamp alanı, bir festival yeri. Sanki bu küçük meydan, bir açık hava meyhanesi!
Burası bir semt, evlerin olduğu, ailelerin, esnafın yaşadığı bir mahalle.
Her yaştan mahallelinin ortak bir şikâyeti var:
Meydandaki otel, geceleri, müşterilerine "kulak tıkacı" dağıtıyor, düşünün artık. Duvar dipleri, kapı önleri açık tuvalet halinde. Gece eve dönerken, meydanı yürüyerek geçmek imkânsız. O kalabalığın içine karışan iğrençlikler ayrı konu. Tacizciler, tinerciler, yankesiciler, fırsat yaratıp kızların üzerine çullananlar. Bin türlü rivayet dolaşıyor ortalıkta. Meydanın yan duvarından biri düşüp ölmüş mesela, kapısı açık apartman girişlerini yatak odası sananlar mesela, sızıp kalanlar, sevişenler...
Gece ilerledikçe, iş çığırından çıkıyor, şuursuz kalabalığın mahalleliye yaptığı taciz devasa boyutlara ulaşıyor. Tabii ki mahallelinin de eli armut toplamıyor. Aylardır her türlü yasal yoldan şikâyet ediyor. Valilik, Emniyet, Belediye... Dilekçeler, imzalar. Toplantılar...
Yetkililer geldiler, durumu yerinde tespit ettiler.
Sonuç: Koca bir hiç.
Değişen hiçbir şey olmadı.
Mahalleli, gerilmiş bir yay. Gece tepesi atıp meydana ineni, diğer üç-beş diğer mahalleli sakinleştirmeye çalışıyor. Sinirler laçka. Gerilim had safhada. Kötü şeyler olmadan, bu sorun çözülmeli. Çabuk, hemen... Ve meslektaşlarıma gazetecilere, televizyonculara sesleniyorum.
Haber yapmak istiyor musunuz, gelin Galata'ya...
Çok yönlü, çok argümanlı, dokümanlı, tartışmalı, röportajlı...
Ve de fotoğraflı bir şehir hikâyesi sizi bekliyor...
Gelin, görün, çekin.
Özellikle gece yarısı...
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Adana'da bindiği seçim otobüsünde protestoyla karşılaştı.
Kuzey Güney'in güzel oyuncusu Öykü Karayel'in ikiz kardeşi erkek arkadaşıyla böyle görüntülendi.
Monica Belluci'den rol arkadaşı Yılmaz Erdoğan ve eşi Belçim Bilgin'e jest..
Avukatların hem savunmanlık ücretlerini hem de müvekkillerinin haciz alacaklarını kredi kartıyla tahsil etmelerine onay.
Haftanın en güzel gününde en güzel kahvaltıyı siz hazırlayın.
Emre Belözoğlu'nun menajeri Ahmet Bulut, çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Pınarbaşı'nda şehit düşen polis memuru için Kayseri'de tören düzenlendi. 4 yaşındaki Efe'nin babasına bakışları ağlattı
Başbakan Yardımcısı Babacan'ın kayınçosu 28 bin dolar maaşla Tanıtım Ajansı'nda işe başladı..
Çeşitli ülkelerden öğrencilerin katıldığı Uluslararası Türkçe Derneği Olimpiyatları'nda elemeler başladı.
Kayseri'de Pınarbaşı İlçe Emniyet Müdürlüğü önünde meydana gelen patlamada 2 polis memuru şehit düştü.
Kayseri Pınarbaşı İlçe Emniyet Müdürlüğü önünde patlama meydana geldi. 1 polis şehit oldu.
Askerlik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı kabul edildi.
Bulut: 'Bütün hayatım boyunca ekonomi çalışmalarımda geldiğim bir nokta var; bunu şerefimle söylüyorum, Faiz haramdır'
Memur sendikaları son teklif sonrası Başbakan'ı aradı ama..
Yorumlar
Tüm yorumlar »Gönder