12 bin yıllık miras tarlalarda: Kastamonu’da siyez hasadı başladı
İhsangazi ilçesinde, "buğdayın atası" olarak bilinen ve coğrafi işaretle tescillenen siyez buğdayında hasat sezonu başladı. Yaklaşık 12 bin yıllık geçmişe sahip ata tohumu, doğal üretim yöntemiyle yetiştirilirken işlenerek Türkiye’nin dört bir yanına ulaştırılıyor.
Anadolu’nun en kadim tarım miraslarından biri olan siyez buğdayı, Kastamonu’nun İhsangazi ilçesinde yeniden bereketini gösterdi.
Son yıllarda sağlıklı beslenmeye yönelik ilginin artmasıyla daha fazla değer gören coğrafi işaretli siyez buğdayında üreticiler, ekim ayında toprakla buluşturdukları ürünleri biçerdöverlerle hasat etmeye başladı.
"BUĞDAYIN ATASI" İÇİN HASAT MESAİSİ
Siyez buğdayının anavatanı olarak kabul edilen İhsangazi ilçesinde üreticiler, yaz mevsimiyle birlikte tarlalara indi.
Yaklaşık 100 dönümlük alanda üretim yaptığını belirten çiftçi Sabahattin Ciğerci, bu yıl verimden memnun olduklarını söyledi.
Hasadın yoğun şekilde devam ettiğini ifade eden Ciğerci, sezonun üreticiler açısından bereketli geçtiğini dile getirdi.

YAĞMUR VE KAR SUYUYLA YETİŞİYOR
Üretici Yasin Ciğerci ise siyez buğdayının en önemli özelliklerinden birinin tamamen doğal koşullarda yetiştirilmesi olduğunu belirtti.
Ekim ayında toprağa bırakılan siyezin gelişim sürecinde herhangi bir sulama yapılmadığını vurgulayan Ciğerci, ürünün yalnızca yağmur ve kar sularıyla beslendiğini söyledi.
Bu doğal üretim yönteminin siyezi diğer buğday türlerinden ayıran en önemli özelliklerden biri olduğuna dikkat çeken Ciğerci, geleneksel tarım yöntemlerini sürdürmeye özen gösterdiklerini ifade etti.

KATMA DEĞERLİ ÜRÜNLERE DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR
Hasadı tamamlanan siyez buğdayı, ilçedeki taş değirmenlerde işlenerek farklı ürünlere dönüştürülüyor.
Üreticiler, siyez ununun yanı sıra bulgur, erişte, makarna ve galeta gibi katma değerli ürünler hazırlayarak Türkiye'nin birçok iline gönderiyor.
Bu sayede yalnızca ham ürün satışı değil, işlenmiş ürünlerle bölge ekonomisine daha fazla katkı sağlanıyor.

SİYEZ ARTIK SADECE BİR BUĞDAY DEĞİL
Son yıllarda siyez buğdayına olan ilginin önemli ölçüde arttığını belirten Yasin Ciğerci, bu kadim tahılın yalnızca tarımsal bir ürün olarak görülmediğini söyledi.
Yaklaşık 12 bin yıllık geçmişe sahip siyezin atalardan kalan önemli bir emanet olduğunu vurgulayan Ciğerci, bu mirası gelecek nesillere aktarmak için üretimi sürdürdüklerini ifade etti.

SİYEZ TURİZMİ DE GELİŞİYOR
İhsangazi'de siyez etrafında oluşan ilginin turizme de katkı sunduğunu belirten üreticiler, her yıl yurt dışından araştırmacıların ve ziyaretçilerin ilçeye geldiğini kaydetti.
Bölgenin yalnızca üretim merkezi değil, aynı zamanda siyez kültürünün tanıtıldığı önemli bir destinasyona dönüştüğünü ifade eden üreticiler, bu kadim mirasın ilçeye ekonomik ve kültürel açıdan yeni fırsatlar kazandırdığını belirtti.

ANADOLU'NUN KADİM MİRASI GELECEĞE TAŞINIYOR
Coğrafi işaret tesciliyle koruma altına alınan siyez buğdayı, geleneksel üretim yöntemleri, doğal yetişme koşulları ve yüksek katma değerli ürünleriyle Kastamonu'nun tarımsal kimliğinin en önemli simgelerinden biri olmayı sürdürüyor.
Üreticiler, binlerce yıllık geçmişe sahip bu ata tohumunu yaşatarak hem Anadolu'nun tarım kültürünü koruyor hem de bölge ekonomisine önemli katkı sağlamaya devam ediyor.









