130 yıllık gizem son buldu: 'Yitik Türk Lalesi' Amasya’da yeniden keşfedildi
Amasya’da 130 yıldır doğada görülmediği için kayıp olduğu düşünülen “yitik Türk lalesi” yeniden bulundu. Emektar bir kapıcının doğa gezisi sırasında tesadüfen keşfettiği bitki, bilim dünyasında büyük heyecan yarattı.
Türkiye’nin bitki çeşitliliği açısından en nadir türlerinden biri olarak kabul edilen ve 130 yıldır doğada izine rastlanmayan “yitik Türk lalesi”, Amasya’da yeniden gün yüzüne çıktı. Neslinin tükendiği düşünülürken bulunan bitki, hem bilim dünyasında hem de doğa meraklıları arasında büyük yankı uyandırdı.
TESADÜFEN BAŞLAYAN KEŞİF TARİHE DÖNÜŞTÜ
Amasya’da yaşayan ve bir binada kapıcılık yapan 51 yaşındaki Ercan Eftelioğlu, hafta sonu arkadaşlarıyla çıktığı doğa yürüyüşü sırasında dikkat çekici bir çiçekle karşılaştı. Çiçeklere olan ilgisiyle bilinen Eftelioğlu, gördüğü bitkinin yıllardır kayıp olduğu bilinen “yitik Türk lalesi” olabileceğini fark ederek durumu kayıt altına aldı.
Çektiği fotoğrafları uzmanlara ulaştırmasıyla birlikte süreç hızlandı ve bilim insanları bölgeye yönlendirildi.

UZMANLAR ALANDA İNCELEME YAPTI
Eftelioğlu’nun paylaştığı görüntülerin ardından Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi yetkilileri ile akademisyenler, Amasya’ya gelerek bitkinin bulunduğu bölgede inceleme gerçekleştirdi.
Yapılan değerlendirmelerde bitkinin, bilimsel adıyla Tulipa sprengeri, yani “yitik Türk lalesi” olduğu tespit edildi. Böylece 1896 yılından bu yana doğada görülmeyen türün yeniden varlığı doğrulanmış oldu.
130 YILLIK KAYIP KAYITLARA YENİDEN GİRDİ
Tarihi kayıtlara göre ilk kez 1892’de Avrupa’ya götürülen ve 1896’dan sonra doğada izine rastlanmayan tür, uzun yıllar boyunca kayıp kabul ediliyordu. Avrupa’daki bazı özel koleksiyonlarda süs bitkisi olarak varlığını sürdürse de Anadolu’daki doğal yaşamının sona erdiği düşünülüyordu.
Bu nedenle Amasya’da yapılan keşif, bilimsel açıdan kritik bir gelişme olarak değerlendirildi.

“YAŞADIĞINI GÖRMEK BİZİ ŞAŞIRTTI”
İncelemelerde bulunan akademisyenlerden İsmail Eker, bitkinin uzun yıllar kayıp sanıldığını ancak doğal ortamında yeniden tespit edilmesinin büyük önem taşıdığını belirtti.
Eker, türün yeniden görülmesini “130 yıl sonra aslında kaybolmadığını, yaşadığını görmekteyiz.” sözleriyle değerlendirdi.
DOĞRU NOKTA YILLARCA ARANMAMIŞ OLABİLİR
Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi yetkililerinden Salih Sercan Kanoğlu ise bitkinin tespitinin son derece önemli olduğunu vurguladı.
Kanoğlu, türün yıllarca yanlış bölgelerde arandığını, ancak doğru lokasyonun bu keşifle ortaya çıktığını ifade etti. Bitkiyi bulan kişinin farkındalığının kritik rol oynadığına dikkat çeken Kanoğlu, Eftelioğlu’nun ödüllendirilmesi gerektiğini söyledi.

“130 YIL SONRA BENİM KARŞIMA ÇIKTI”
Kayıp lalenin keşfine imza atan Ercan Eftelioğlu ise yaşadığı şaşkınlığı ve mutluluğu dile getirdi. Doğada karşılaştığı çiçeğin önemini o anda fark ettiğini belirten Eftelioğlu, “130 yıl geçmiş, ilk defa bana denk geldi.” sözleriyle süreci anlattı.
KORUMA ALTINA ALINDI
Uzman ekipler, bitkinin bulunduğu alanın hassasiyetle korunması gerektiğini belirterek konum bilgisinin kamuoyuyla paylaşılmamasına karar verdi. Türün doğal ortamında zarar görmeden yaşatılması için bölge kontrol altına alındı.

BİLİM DÜNYASINDA YENİ UMUT
Yapılan açıklamalarda, yitik Türk lalesinin yeniden keşfinin sadece Amasya için değil, Türkiye’nin biyolojik çeşitliliği açısından da önemli bir gelişme olduğu vurgulandı. Türün korunması ve çoğaltılması için yeni projelerin devreye alınacağı bildirildi.





