“Abayı yakmak” deyimi nereden geliyor: Kökeni bir hırkaya dayanıyor
Günlük hayatta sıkça kullanılan “abayı yakmak” deyimi, aslında çok daha eski ve ilginç bir geçmişe dayanıyor. Birine karşı duyulan yoğun sevgi ya da aşırı bağlanma halini anlatmak için kullanılan bu deyimin kökeni, bir dervişe uzanıyor.
Eski dillerin ve kültürlerin mirası olan deyimler, bazen sandığımızdan çok daha somut olaylara dayanır.
'Abayı yakmak' deyimi de bunlardan biri.
Bugün sadece birine çok aşık olmak anlamında kullanılsa da kökeni asırlar öncesine, dervişlere uzanıyor.
İşte bir dervişin hırkasından gelen deyimin hikayesi…

“ABAYI YAKMAK” DEYİMİN HİKAYESİ:
Eskiden dervişlerin giydiği kaba kumaştan üstlüğe aba denirdi.
Bir rivayete göre dergahlarda hak aşkıyla yanan dervişler, bazen zikir sırasında veya bir düşünceye daldıklarında kendilerinden geçerlerdi.
Bu sırada, ısınmak için yanan ocağa o kadar yaklaşır ya da sırtlarını dönerlerdi. Üzerlerindeki abanın tutuştuğunu bile fark etmezlerdi. Çevredekiler bu hali gördüğünde, dervişin aşkının büyüklüğünü "Bakın, yine biri abayı yakmış" diyerek mühürlerlerdi.