ABD, Yunanistan, Kıbrıs ve İsrail, Doğu Akdeniz için ortaklık başlattı
ABD, Güney Kıbrıs, Yunanistan ve İsrail, Doğu Akdeniz'de enerji iş birliğini kurumsallaştırmak amacıyla yeni bir anlaşmaya imza attı. Bu kapsamda Houston’da Doğu Akdeniz Enerji Merkezi kurulurken bazı enerji yolları konusunda ortak çalışmalar yapılacağı bildirildi.
Doğu Akdeniz'de işler kızışıyor...
Türkiye ile Yunanistan arasında yaşanan yetki tartışmaları tansiyonun sık sık yükselmesine neden olurken Türkiye ile tek başına baş edemeyen Atina yönetimi, bazı müttefikler edinmeye çalışıyor.
Bu ortaklar arasında ilk olarak Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve İsrail yer alırken son olarak ise ABD katıldı.
4 ÜLKE 'DOĞU AKDENİZ ENERJİ MERKEZİ'Nİ KURDU
ABD, Güney Kıbrıs, Yunanistan ve İsrail, Doğu Akdeniz'de enerji iş birliğini kurumsallaştırmak amacıyla yeni bir ortaklık başlattı.
11 Haziran 2026’da ABD’nin Houston kentinde düzenlenen “3+1 Doğu Akdeniz Enerji Bakanlar Diyaloğu” toplantısının ardından taraflar, Doğu Akdeniz Enerji Merkezi’nin (Eastern Mediterranean Energy Center – EMEC) kurulmasını öngören bir Niyet Beyannamesi (Declaration of Intent) imzaladı.

HANGİ ALANLARDA ÇALIŞACAKLARI DA AÇIKLANDI
ABD Enerji Bakanlığı’nın açıklamasına göre ortaklık; doğalgaz geliştirme, ABD sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) altyapısı, enerji taşıma ağları, elektrik şebekesi güvenilirliği, kritik altyapı dayanıklılığı ve yeni teknolojiler gibi öncelikli alanları kapsayacak.
Houston’un merkez konumu olarak seçilmesi, Doğu Akdeniz ülkelerinin yetkililerini ABD enerji sektörü ve teknik uzmanlığıyla bir araya getirme amacını taşıyor.
Taraflar, önümüzdeki aylarda enerji güvenliği, açık deniz doğal gaz geliştirme, altyapı, inovasyon ve araştırma alanlarında hedef ve eylemleri belirleyecek bir yol haritası hazırlamak üzere bir dizi çalışma grubu toplantısına başlayacak.

TÜRKİYE YOK SAYILMAK İSTENİYOR
Girişim, Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin dışında şekillenen Güney Kıbrıs-Yunanistan-İsrail-ABD enerji ekseninin yeni kurumsal ayağı olarak değerlendirilirken Türkiye'nin daha önce olduğu gibi bu konuda bazı adımlar atması bekleniyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, son grup konuşmasında Doğu Akdeniz ile ilgili sert mesajlar vererek kendilerinin yok sayılmasına müsamaha göstermeyeceklerini ifade etmişti.

"KİMSE MACERA PEŞİNDE KOŞMASIN"
Bölgede Türkiye'nin söz sahibi olmadığı bir düzenin düşünülemeyeceğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şimdi Akdeniz’de, özellikle de Kıbrıs Adası’nda bir fitne ateşinin yakılmak istendiğini görüyoruz ve gelişmeleri de çok yakından takip ediyoruz.
İhtirasları cüsselerini fazlasıyla aşan bazı ufak tefek yapılar, İsrail’in fitne kayığına binmişler, Siyonizm’in taşeronluğunu üstlenmişler; güya Doğu Akdeniz’de birtakım ham hayallerin peşine düşmüşler.
Çok açık söylüyorum: Kimse macera peşinde koşmasın. Kimse Siyonist katliam şebekesinin kuyruğuna takılmasın. Eğer Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin ve Kıbrıs Türkü’nün hak ve hukukuna kastedilirse bilinmesini isterim ki cevabımız çok net olur, çok da sert olur." ifadelerini kullanmıştı.

BU İLK DENEMELERİ DEĞİL
Söz konusu anlaşmanın ardından daha önce aynı şekilde Türkiye'nin oyun dışı bırakılmak istendiği ancak Ankara yönetiminin taktiksel hamleleri ile rafa kalkan EastMed (Doğu Akdeniz Doğal Gaz Boru Hattı) projesi yeniden gündeme geldi.
Doğu Akdeniz’deki hidrokarbon kaynaklarını Türkiye’yi tamamen baypas ederek Avrupa’ya taşımayı hedefleyen ve bölgenin en iddialı enerji girişimlerinden biri olarak sunulan EastMed Projesi, Ankara’nın masada ve sahada attığı kararlı adımların ardından tamamen işlevsiz kalarak rafa kaldırılmıştı.

TÜRKİYE'Yİ DIŞLAYAN BİR HATTI İNŞA ETMEK İSTEDİLER
Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ve İsrail üçlüsü tarafından planlanan; Avrupa Birliği ve başlangıçta Amerika Birleşik Devletleri tarafından da hararetle desteklenen projenin, yaklaşık 1900 kilometre uzunluğunda devasa bir deniz altı hattı olması öngörülüyordu.
Doğu Akdeniz gazını Türkiye’nin münhasır ekonomik bölgesinden geçirerek Avrupa pazarına ulaştırmayı hedefleyen bu ittifak, bölgedeki jeopolitik gerçekleri ve Ankara’nın haklarını göz ardı eden bir strateji üzerine kurulmuştu.

LİBYA İLE STRATEJİK ORTAKLIK
Ankara, bu kuşatma girişimine karşı tarihin en kritik diplomatik ve askeri hamlelerinden birini yaparak 2019 yılında Libya ile Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılması Anlaşması’nı imzaladı.
Birleşmiş Milletler tarafından da tescil edilen bu anlaşma ile Doğu Akdeniz’de hukuki bir kalkan oluşturan Türkiye, EastMed’in planlanan rotasını tam ortasından keserek, kendi izni olmadan bu bölgede hiçbir boru hattının inşa edilemeyeceğini uluslararası hukuka uygun şekilde ilan etti.
Eş zamanlı olarak "Mavi Vatan" doktrini kapsamında yerli sondaj ve sismik araştırma gemilerini Türk Deniz Kuvvetleri korumasında sahaya süren Ankara, bölgedeki askeri ve fiili üstünlüğünü dosta düşmana gösterdi.

PROJE İPTAL EDİLDİ
Türkiye’nin kararlılığı, projenin yaratacağı devasa güvenlik risklerini ve yaklaşık 7 milyar dolarlık yüksek maliyetinin ekonomik olarak sürdürülemeyeceğini açıkça ortaya koydu.
Son darbe ise 2022 yılı başında, riskleri gören ABD'nin projeden resmi olarak desteğini çekmesiyle gelirken bu gelişmenin ardından ortaklar geri adım atmak zorunda kaldı ve Türkiye'yi dışlayan EastMed Projesi, bir daha açılmamak üzere tarihin tozlu raflarına gömüldü.