Araştırmalar kalp krizinden haftalar önce ortaya çıkabilen belirtilerin gözden kaçabildiğini gösteriyor

Kalp krizinin her zaman aniden ortaya çıkmadığını belirten uzmanlar, bazı kişilerde günler veya haftalar öncesinden başlayabilen ve çoğu zaman farklı nedenlere bağlanan belirtilere dikkat çekiyor.

Ayşe Sancak Ayşe Sancak
Araştırmalar kalp krizinden haftalar önce ortaya çıkabilen belirtilerin gözden kaçabildiğini gösteriyor
Ensonhaber'i Google'da haber kaynağınız olarak ekleyin

Son yıllarda genç yaşta görülen kalp krizi vakaları kamuoyunda daha fazla dikkat çekmeye başladı. Kalp krizi çoğu zaman göğüs ağrısıyla ilişkilendirilse de araştırmalar, bazı kişilerde haftalar öncesinden farklı belirtilerin ortaya çıkabildiğini gösteriyor.

Üstelik bu belirtiler her zaman kalple ilişkilendirilmiyor; yorgunluk, nefes darlığı veya sindirim sorunları gibi yakınmalar çoğu zaman günlük yaşamın olağan bir parçası olarak görülebiliyor. Uzmanlar bu nedenle kişinin kendi normalindeki değişimleri fark etmesinin önemli olduğunu vurguluyor.

GÖĞÜS AĞRISINDAN ÖNCE YORGUNLUK DİKKAT ÇEKİYOR

Kalp krizinin en bilinen belirtisi göğüs ağrısı olsa da araştırmaların ortaya koyduğu tablo, bundan biraz farklı. Bu konudaki en dikkat çekici çalışmalardan birinde, kalp krizi geçiren kişilerin önemli bölümünün, olaydan haftalar önce çeşitli belirtiler yaşadığı görüldü.

Araştırmada en sık bildirilen erken belirti, olağandışı yorgunluk oldu. Katılımcıların yaklaşık yüzde 70’i alışılmışın dışında bir yorgunluk hissi yaşadığını belirtirken uyku bozuklukları, nefes darlığı, hazımsızlık ve kaygı hissi de sık bildirilen yakınmalar arasında yer aldı. Bu sonuç, kalp krizinin her zaman klasik belirtilerle ilerlemediğini gösteren önemli bulgulardan biri olarak değerlendiriliyor.

Kardiyologlar da özellikle kişinin normal yaşam düzeniyle açıklayamadığı yorgunluk hissinin dikkate alınması gerektiğini belirtiyor. Daha önce zorlanmadan yaptığı günlük işlerde belirgin güçlük yaşamaya başlayan veya yeterince dinlenmesine rağmen kendini sürekli bitkin hisseden kişilerde bu durum, farklı nedenlerle birlikte değerlendirilmesi gereken bir işaret olabiliyor.

BELİRTİLERİN KALPLE İLİŞKİSİ GÖZDEN KAÇABİLİYOR

Araştırmaların ortaya koyduğu en dikkat çekici noktalardan biri de bu belirtilerin çoğu zaman ciddi bir sağlık sorunu olarak görülmemesi. Kişi yaşadığı yorgunluğu yoğun çalışma temposuna bağlayabiliyor. Nefes darlığını hareketsizliğe yorabiliyor. Uyku sorunlarını stresle ilişkilendirebiliyor. Mide şikayetleri ise çoğu zaman sindirim sistemi problemleri olarak değerlendiriliyor.

Uzmanlara göre kalp krizinden önce görülebilen belirtilerin önemli bir kısmı fark edilmediği için değil, farklı nedenlerle açıklanmaya çalışıldığı için gözden kaçıyor. Bu nedenle bazı kişiler, ancak kalp krizi geçirdikten sonra geriye dönüp baktıklarında haftalar boyunca kendilerini “eskisi gibi hissetmediklerini” fark ettiklerini ifade ediyor.

GÜNLÜK İŞLER DAHA ZORLAYICI HALE GELEBİLİYOR

Uzmanların üzerinde durduğu bir diğer konu da açıklanamayan nefes darlığı. Daha önce rahatlıkla çıkılan merdivenlerin zorlayıcı hale gelmesi, kısa yürüyüşlerde nefes nefese kalmak veya günlük aktiviteler sırasında alışılmadık bir efor hissedilmesi bazı kişilerde kalp krizinden önce bildirilen değişiklikler arasında yer alabiliyor.

Kardiyologlar, özellikle kişinin kendi normaline göre belirgin bir performans düşüşü yaşamasının dikkate alınması gerektiğini belirtiyor. Çünkü aynı belirti farklı sağlık sorunlarında da görülebilse de, sonradan ortaya çıkan değişimler kalp sağlığı açısından değerlendirilmesi gereken ipuçları verebiliyor.

MİDE ŞİKAYETLERİ HER ZAMAN SİNDİRİMLE İLGİLİ OLMAYABİLİYOR

Son yıllarda sosyal medyada kalp krizinden önce mide bulantısı, hazımsızlık veya bağırsak sorunları yaşandığına ilişkin çok sayıda paylaşım yapılıyor. Uzmanlara göre bu iddiaların tamamen temelsiz olduğu söylenemez. Bazı kişilerde hazımsızlık hissi, mide rahatsızlığı, bulantı veya üst karın bölgesinde rahatsızlık görülebiliyor. Özellikle kadınlarda bu tür belirtilerin, göğüs ağrısından daha dikkat çekici olabildiği belirtiliyor.

Ancak uzmanlar, burada önemli bir uyarı yapıyor: Hazımsızlık ve mide şikayetleri toplumda son derece yaygın yakınmalar arasında yer alıyor. Bu nedenle tek başına mide rahatsızlığı yaşamak yaklaşan bir kalp krizi anlamına gelmiyor. Önemli olan, kişinin alışık olmadığı belirtilerin ortaya çıkması ve bunlara başka yakınmaların eşlik etmesi.

KADINLARDA BELİRTİLER DAHA KOLAY GÖZDEN KAÇABİLİYOR

Kalp krizine ilişkin araştırmaların önemli bir kısmı kadınlara odaklanıyor. Bunun nedeni, kadınlarda belirtilerin her zaman beklenen şekilde ortaya çıkmaması.

Uzmanlara göre bazı kadınlarda nefes darlığı, mide bulantısı, sırt ağrısı, çene ağrısı veya açıklanamayan halsizlik gibi yakınmalar göğüs ağrısından daha belirgin olabiliyor. Bu durum belirtilerin stres, hormonal değişiklikler veya günlük yaşamın yoğunluğuyla ilişkilendirilmesine neden olabiliyor.

Bu nedenle son yıllarda kadınlarda kalp krizi belirtilerine yönelik farkındalık çalışmalarına daha fazla ağırlık veriliyor. Çünkü kadınlarda görülen belirtiler, erkeklerde daha sık anlatılan klasik tabloyla her zaman örtüşmeyebiliyor.

TEK BİR BELİRTİYE ODAKLANMAK YETERLİ OLMAYABİLİYOR

Haberde yer alan belirtilerin hiçbiri, tek başına kalp krizi anlamına gelmiyor. Yorgunluk, nefes darlığı, uyku bozukluğu veya mide şikayetleri birçok farklı nedenle ortaya çıkabiliyor. Bu nedenle uzmanlar, tek bir belirtiye bakarak sonuca varmanın doğru olmadığını belirtiyor.

Bunun yerine kişinin kendi normalindeki değişimlere dikkat etmesi öneriliyor. Daha önce yaşanmayan belirtilerin ortaya çıkması, mevcut şikayetlerin giderek belirginleşmesi veya birden fazla yakınmanın birlikte görülmesi daha anlamlı ipuçları verebiliyor.

Uzmanlar ayrıca yüksek tansiyon, diyabet, kolesterol yüksekliği, sigara kullanımı, obezite veya ailede erken yaşta kalp hastalığı öyküsü bulunan kişilerde bu tür değişikliklerin daha dikkatli değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.

Kaynak: Ensonhaber Haber Merkezi