Avcılar'da 9 yıl sonra oğlunun cenazesine ulaşan anne: Belki gelir diye bekledim

Avcılar'da 2017'de kaybolan 22 yaşındaki Oğuzhan Tekin'in, 12 gün sonra denizde bulunan ve kimsesizler mezarlığına defnedilen cenazesinin 9 yıl sonra ailesine ait olduğu belirlendi. Anne Necla Tekin, "9 yıldır belki gelir diye bekliyordum" dedi.

Ensonhaber / DHA
Avcılar'da 9 yıl sonra oğlunun cenazesine ulaşan anne: Belki gelir diye bekledim
Ensonhaber'i Google'da haber kaynağınız olarak ekleyin

İstanbul'un Avcılar ilçesinde 16 Aralık 2017'de evinden çıktıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan Oğuzhan Tekin'in ailesinin 9 yıllık arayışı, yapılan DNA incelemesiyle sona erdi. Tekin'in kaybolmasından 12 gün sonra Avcılar Sahili'nde bulunan ve kimliği belirlenemediği için kimsesizler mezarlığına defnedilen erkek cesedinin, aileden alınan DNA örnekleriyle yüzde 99,9 oranında eşleştiği öğrenildi.

Aile, Tekin'in cenazesinin 9 yıl boyunca kimsesizler mezarlığında bulunduğunu bu süreçte öğrendi. Baba Adem Tekin ise belgelerde ölüm nedenine ilişkin farklı ifadeler bulunduğunu belirterek fethi kabir işlemi yapılmasını talep etti.

"9 YILDIR 'BELKİ GELİR' DİYE BEKLİYORDUM"

Oğlunun kaybolduğu günden bu yana umutla beklediğini anlatan anne Necla Tekin, oğlunun dürüst, merhametli ve ailesine bağlı olduğunu söyledi:

"Oğlum çok dürüsttü, bana karşı hep saygılıydı, hep sevgiliydi, hep merhametliydi. Karıncayı bile incitmezdi. İşinde gücünde çalışıyordu. Kardeşlerini çok seviyordu. Oğlumun hayalleri evlenmek, yuva kurmaktı. 9 yıl oldu. 9 yıldır 'Belki gelir' diye bekliyordum. Kesin başına bir şey geldi diyordum. Bana kıyamazdı, babasına, kardeşlerine kıyamazdı."

Oğlunun evlenmesini ve yuva kurmasını istediğini belirten Tekin, "Keşke sağ salim çıksaydı da bir sarılsaydım, öpseydim, koklasaydım ama çıkmadı. Ben onu çok seviyordum. O ilk göz ağrımdı. Onunla birlikte büyüdüm. Ben 17 yaşında anne olmuştum, çocuktum. Ne yokluklarla büyüttüm onu, ne zorluklarla büyüttüm. İçim çok acıyor." diye konuştu.

Tekin, oğlunun kimsesizler mezarlığına defnedilmesine de tepki göstererek, "Benim yavrum kimsesiz değil. Kimsesizler Mezarlığı'na gömmüşler. Onun o kadar akrabası var, biz varız. 9 yıldır yavrum orada yatıyormuş, bizim haberimiz yok." dedi.

"DIŞARIDA İNSANLARIN YÜZÜNE BAKARAK OĞLUMU ARADIM"

Baba Adem Tekin de oğlunun kaybolmasının ardından savcılık ve karakollara başvurduklarını, yıllarca farklı yerlerde arama yaptıklarını anlattı:

"9 yıldır çocuğumuzu arıyoruz. Gitmediğimiz yer kalmadı. Bir anlık kayboluşunun ardından aramalarımız oldu, araştırmalarımız oldu, anında başvurularımız oldu. Savcılıklar olsun, karakollar olsun. Ben bugün, yarın çıktı, geldi, gelecek, belki kapı açılır, 'işte geldi' dediğim, telefon çalar, 'Oğuzhan mı aradı acaba' dediğim çok zaman oldu."

Yıllar boyunca sokakta insanların yüzlerine bakarak oğlunu aradığını belirten Tekin, "Dışarıda geziyorum, insanların yüzüne bakıyorum. Tabii insanlar da tuhaf olarak bize bakıyor, niye bakıyor diye yadırgayarak bakıyorlar. Ben çocuğumu arıyordum." dedi.

"BENİM ÇOCUĞUM OLDUĞUNA DAİR İNANCIM YOK"

Adli Tıp Kurumundan kendilerine verilen raporda ölüm sebebinin "bulaşıcı olmayan hastalık" şeklinde yer aldığını belirten baba Tekin, bunun denizden çıkarılan cesetle ilgili bilgilerle çeliştiğini savundu.

Oğlunun herhangi bir fiziksel veya ruhsal hastalığının bulunmadığını söyleyen Tekin, "Feth-i Kabir de yapacağım. Benim çocuğum sahipsiz değil. Çocuğumu ben Kimsesizler Mezarlığı'nda bırakmayacağım. Eğer benim çocuğumsa bunun hesabını kimler verecek şimdi, ben bunun hesabını kimlere soracağım? Ben bu olayın arkasındayım. Sonuna kadar da takipçisiyim." diye konuştu.

DNA eşleşmesine rağmen cesedin oğluna ait olduğuna dair şüphelerinin bulunduğunu ifade eden Tekin, "Ceset resimlerini görmeme rağmen onun benim çocuğum olduğuna dair hiçbir inancım yok. 'Bulaşıcı olmayan hastalık' yazıyor, denizden çıkarıyor. Bu nasıl bir çelişki? Ben hangisine inanacağım?" ifadelerini kullandı.

"ÇOCUĞUM DENİZE DÜŞÜP MÜ ÖLDÜ, HASTALIKTAN MI?"

Yetkililerden olayın aydınlatılması ve fethi kabir işleminin yapılmasını isteyen Tekin, farklı resmi belgelerde yer alan bilgilerin açıklığa kavuşturulmasını istedi:

"9 yıldır sonuca erdiremediğimiz şeyi son 1 haftada sonuçlandırıldığına dair bilgiler aldık. Feth-i Kabir istiyorum. Küçükçekmece Cumhuriyet Savcılığı'ndan verilen ölüm muayene raporunda denizden çıkarıldığına dair bilgiler var. Adli Tıp Kurumu'nun vermiş olduğu ölüm raporunda ise 'bulaşıcı olmayan hastalıktan' dolayı diyor. Adli Tıp Kurumu'ndan ikisini de aynı gün aldım. Benim çocuğum denize mi düştü, öldü; yoksa hastalıktan dolayı mı öldü?"

Kaynak: Demirören Haber Ajansı (DHA)